• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C

Tümden yakın da bitsin bu zulüm!

Mustafa Namdar

Baharın geldiğine sevinemez olduk. Hele de yaza! Yazlar bir kabus oldu bütün ulus için. Nazar değiyor baharın yeşilliğine. Nazar değiyor mor menekşeye, kırmızı güle. Kimbilir belki de lalenin başına geleceklerini bilmesindendir boynunun eğriliği. Hani bir türküdür söylenir bayırında çayırında, yaylasında, ovasında, çadırında, obasında. “Baharı görmeden yaz geldi geçti...” Son yıllarda yaz gelip geçmiyor. Yaz bütün bir ulusun milli varlığını, servetini, havasını, suyunu, börtüsünü, böceğini yakıp da geçiyor. Ustası olduk yeşili kırmızıya boyamanın, ustası olduk küçücük bir kibrit başıyla, koca koca ağaçları yakmanın, o güzelim ormanlarımızı yakıp yok etmenin. Böylesine işkence edeceğinize, tümden yakıverin de bitsin bu zulüm. Tohumuna para mı verdik? Bir fidan için köküne bir damla terimiz mi aktı?...

Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkede, su taşıyacak bir kabımız yok. Lüks yaşamın içinde en son teknolojileri kullananlar, en son model araçlara binerek seyahat edenler, iki uçağı dörde çıkarıp kızgın alevlerin üzerine su koyvermesini beceremiyorsa, yazıklar olsun bize...

Allah’ın ormanı. Emek yok, alın teri yok. Orta Asya’dan bu yana böyle gelmiş böyle gidiyor. Kuraklıklar başlamış, göç etmişiz verimli ovalara, mümbit alanlara. Çadır kurmuşuz çayırına, soluklanmışız ağacının gölgesinde. Şimdi gidecek yer mi var ki kalkıp gidelim. Dünya parsellenmiş, sahibi var taşın toprağın. Coğrafi konumu nedeniyle dünyanın gözü üzerimizde.

Ne demiş büyük kumandan Alpaslan 1071’de Anadolu’yu aldığında: “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır.” Bizim olan vatan için lafa geldiğinde bu vatanın bir karış toprağı, bir avuç çakıl taşı için can vereceğini haykıranlar, cayır cayır yanan vatan toprakları için neden önlem alamazlar...

İnancımıza göre “Komşu açken uyumak yok” anlayışı, komşularımız kızgın güneşin kavurduğu çöllerde yanarken bizim serinlerde yaşamımızı sürdürmemizin lüksü mü etkiliyor da, çölleştiriyoruz bu güzelim toprakları.

Her ağacın altına bir koruyucu koymak mümkün değil. Bu korumacılık da bir kültür işidir. “Kültür ağacının kökleri milletin yüreğinde, ruhundadır” demiş Ziya Gökalp. Ne yazık ki varlığımızı koruma kültürüne ait sevgi köklerini yüreğimizden söküp atmışız gibi. Onun için yanıyor olmalı canım ormanlarım.

Tümden yakın da bitsin bu zulüm derken, özelleşme furyasının devam ettiği günümüzde, “Şu okullar olmasaydı milli eğitimi ne güzel idare ederdim” anlayışına göre, yakalım tüm ormanlarımızı da, vergilerimizle görevlendirilen onbinlerce ormancı kadrosunu elimizde tutmayalım.

Beşikten mezara yaşam felsefesinin sermayesinin ağaç olduğunu söyleriz de, bir fidan alıp dikmeden mevcudu keser yakarız. Ya da doğanın dengesini bozar, böceklerle kuruturuz. Ülkenin akciğerleridir sağlıklı nefes alıp vermemizi sağlar deriz de, dumanıyla boğmaya çalışırız. Toprağın bereketi suyun tutucusu, yağmurun davetçisi ormanlarımızı suya hasret, yok olmaya terk ederiz. Her yıl yaz başlarında orman yangınları üzerine hamasi nutuklar atılır, tüm önlemler alındığı gümbür gümbür açıklanır da, televizyon ekranlarına yansıyan görüntülerde falanca bölgede çıkan orman yangınında şu kadar hektar alan yanıp kül olduğu haberleri yüreğimizi yakıyor. Çocuklarımızın emaneti dediğimiz serveti yok ediyor. Böylesi haberler yerine, olası afetlere karşı aldığımız uçak, helikopter ve kurulan kurtarma ekipleri sayesinde falanca bölgede çıkan orman yangını anında söndürülmüştür haberlerini dinlemek istiyoruz. Kurtarın bizi bu acı haberlerden. Ya kurtarın ya da tümden yakıp yok edin, bitsin bu işkence...

05.08.2008

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim