• BIST 89.629
  • Altın 146,317
  • Dolar 3,6219
  • Euro 3,9415
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 8 °C

TUNUS VE MISIR'DAKİ HALK AYAKLANMALARI

Mustafa Öz

Orta Doğu, Arap Yarımadası, Kuzey Afrika da bulunan çoğunluğu ARAP müslüman ülkelerinde DEMOKRATİK yönetim ile yönetilen ülke yok denilirse abartılmış olmaz.

Kabilecilik anlayışından kurtulamamış bu ülkeleri; ya krallar; ya da krallar gibi yöneten sözüm ona seçilmiş diktatörler yönetmektedir. İslamın istişare geleneği, halkı kucaklayan, şefkatle gözeten anlayışı bu ülkelere neredeyse hiç uğramamıştır. Petrol gelirleri olan ülkelerde PETRO- DOLARLAR halkın mutluluğu ve refahı için harcanmak yerine bir avuç mutlu yönetici ve mutlu kabileler ( Suudlarda olduğu gibi, Emevilerde olduğu gibi) için kullanılmış. Halkın çoğunluğu işsiz, yoksul, eğitimsiz kalmıştır. Ülkelerin alt yapısı, sanayileşmesi, eğitimi yerine azınlık iktidarlarının devamın için askeri harcamalara ağırlık verilmiş. Ya da iktidarlarını sağlama almak için ULUSLAR ARASI çevrelerle( büyük şirketler, AB, ABD ile) uzlaşma ve anlaşma yolu seçilmiştir.

Zaten temelinde İSLAM ÜLKELERİ dar kabilecilik anlayışları, temelsiz tevekkül anlayışları yüzünden; eğitimde teknoloji de geri kalmış iken: birde yönetim ehliyetsizliği ile dünya ile yarışamaz bütünleşemez hale gelmiştir.

İslamiyet’in akla, ilime, insan onuruna, adalete verdiği önem kitap sayfalarına kalmış hayatın içine nüfuz edememiştir.
İletişimde gelinen seviye ile Demirperdeler, prangalar birer birer kalkmış. Dünya küçülerek bilgisayarlarla, cep telefonu, uydularla her eve, her kişinin elinin altına gelmiştir.

ABD; Büyük orta doğu projesi çerçevesinde büyük İSRAİL'İN kurulup yaşamasını temin için Ortadoğu, Arap yarımadası ve Kuzey AFRİKA ülkelerini her yönüyle kuşatmış: demokratik yönetim ve Demokratik yöneticiler yerine diktatör ve kralları tercih etmiştir.

Tunus da 20 yıllık diktatörlük, mısırda seçilmiş sivil diktatörlükler ayakta kalmak için halka dönük olmak yerine halka sırtlarını dönmüş: Özgürlüklere kapı aralamak yerine özgürlükleri kısıtlamış. Aşı, işi hiç düşünmemiştir.

Halk isyan etmiş ancak mevcut sistemin yerine ne konacağı, nasıl konacağına yönelik bir gelişme görülmemektedir. Tunus ve Mısır da sistem DEMOKRASİ üzerine oturur uşaklık ve teslimiyetten arındırılırsa halkın isyanı anlam kazanacaktır. Yine ABD VE AB’nin uluslar arası şirketlerin güdümüne kalınır ve kısmi iyileşmelerle sorun çözülmeyecek daha da derinleşecektir.

Bu ülkelerde sağlıklı bir DEMOKRASİ kurulursa; diğerlerine de etkileyecek (domino taşı etkisi ile) bütün islam ülkelerinde HALK nezdinde güzel şeyler olacaktır. Bu değişikliklerin ülkemize olumlu yansımaları işte o zaman daha çok olacaktır.

Rejimlerin Demokratikleşmesi halinde Orta Doğunun ÇIBANBAŞI durumundaki ülkesi İSRAİL saldırgan tutumunu yumuşatmak ve DAHA REEL bir politika izlemek zorunda kalacak sorunlar daha kolay çözüme kavuşacaktır.

ABD, uluslar arası şirketler, AB bölge ülkeleri üzerindeki etkileri büyük oranda kaybedeceklerdir.

TÜRKİYE'YE YANSIMALARI

Ülkemiz beğenelim ya da beğenmeyelim DEMOKRASİYİ içselleştirmeye çalışan bir cumhuriyet. Son 8 yıldır Halkın %44 oyu ile gelip çoğunluğu aldığından beyanla tartışmalı uygulamalara kapı aralayan AKP iktidarı ile yönetilmektedir. AKP 87 yıllık Cumhuriyeti yok sayıp yeni bir yönetim modeli oluşturmaktadır. Bu model sözde Demokrasi içeriyor görünse de ÖZDE: YANDAŞLIK, PARTİZANLIK içermekte: yasama, yürütmenin yanına YARGI da alınarak ekonomik güç ile birleştirilip ( medyanın %80’nin bir şekilde TABİ hale getirilmesi) kendi zenginini yaratma, kendi bürokratını, kendi polisini ve hatta evirilebilirse kendi ordusunu oluşturma ile ülkede bir TRANMASYON gerçekleştirmek. ANAYASA değişikliği, yönetim biçimi değişikliğini sonuç hedefi haline getirme çabaları devam ediyor.

İktidar Mısır ve Tunus olayları ile ilgili olarak yaptığı açıklamada: Halka rağmen, halkın isteklerine sırt çevirecek bir şey yapılmaması telkininde bulunuyor. TÜRKİYE’DE her türlü karartmaya, SANAL gündeme rağmen Halkın %56 sı bu iktidara karşıdır. İktidarın yaptıklarından hoşnut değildir. 8 yıldır iktidar zengini daha zengin yapmış. İşsizliğe, yoksulluğa çare olmadığı gibi gelir dağılımının daha da bozulmasına yol açmıştır.

Başkalarına akıl verirken aynayı kendisine de tutmalıdır. Mısır’da İslamcı muhalif bir vatandaşın biz AKP’Yİ örnek alıyoruz demesiyle kendini “ MALUMLARA ÖRNEK OLAN GAZİ MUSTAFA KEMAL” yerine koymaya kalkmadan ülkedeki gerçekleri görsün. Haziranda genel seçimler var. Yine çoğunluk (oy çoğunluğu9 bana oy verdi öyleyse ben doğru yapıyorum demek yetmez! Demokrasilerde şekilcilik bile olsa tepkiler daha kolay ifade edilir.
İktidar bu son gelişmeleri birde bu yönden değerlendirmeli. Sivil dikta söylemlerine yol açacak, halkın refahını yok sayacak uygulamalardan vazgeçmelidir.


Bu yazı toplam 1063 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim