• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -6 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -9 °C

Türban üzerinden siyaset

Mustafa Öz

Ülkemizde çok partili döneme geçildikten sonra: Siyasi partiler ülkenin sorunlarını çözmek ve hizmette yarışarak öne çıkmak yerine ülkenin sorunlarını kaşımayı, birinin ak dediğine diğeri kara demeyi marifet ve siyaset yapmak sandılar. Bu yüzden ülkede Demokrasi gelişemedi, kesintiye uğradı Sorunlar milletin sırtında kaldı.

Cumhuriyet döneminde LAİKLİK tarifinde anlaşamadık. Din Devletin neresinde olmalı, ya da olmamalı da anlaşamadık. Oysa insanların inançları olmadan yaşayamayacağını herkes biliyordu. Kimi inançları aşağılama yolunu veya görmemezlik yolunu seçti. Kimi de inançları istismar ederek siyasete ve hatta ticarete alet etti. Bu durum toplumda ayrışmaları güvensizlikleri, hazımsızlıkları arttırdıkça arttırdı. İnançlar, kimlikler, toplumsal değerler ulu orta tartışıla tartışıla yozlaştı, erozyona uğradı.

İnancı gereği yüzyıllardan beri başını örten annelerimiz, bacılarımızın başörtüsü siyasetçilerin elinde ideolojik SİMGE haline dönüştürüldü. Buradaki kırılganlığı rantı görenler ya başörtüsüne saldırarak dışladılar, ya da sahip çıkıyormuş görüntüsü vererek cemaatlerinin, tarikatlarının partilerinin simgesine dönüştürdüler. Bazıları bu konuda İFRAT ve TEFRİT'TE sınır tanımaz hale geldi. Bütün bu tartışmalar ve yaşananlar. Milletin derdini çözmedi. Üniversitelerimizde, hatta Devlet dairelerinde başörtüsü ile bir sorun yokken iş çığırından çıktı. Kamusal alan tartışmalarıyla üniversitelerde okuyan kızlarımız başörtüsüyle okuyamaz hale geldi. Devlet dairelerinde çalışamaz hale geldi. Yapılan düzenlemeler, çalışmalar Anayasa değişiklikleri sorunu çözemedi!

Toplumda karşılıklı güven artırıcı gelişmeler sonunda: özellikle üniversitelerde okuyan kızlarımız açısından sorunun kalıcı bir çözüme kavuşması yönünde muhalefet ve iktidarda NİYET belirtisi doğdu. Ancak konu yine siyasete alet edilerek çözümsüzlüğe götürülüyor.

İktidar partisinin samimiyetle bu konuyu çözme isteği olduğuna tam emin değilim. Her konuda olduğu gibi SORUNLARI çözüyormuş gibi yapıyor. Olayı tırmandırıyor ve siyasetten PARSAYI kendi topluyor. Ama muhalefet partisinin çözüm yönünde kamuya açıklamalarını kilitlemek yerine, görüşmelerde uzlaşma sağlamak için çalışması gerekenler. Dış ülkelerle yaptıkları görüşmelerde UZLAŞMACI tavır sergileyenler. Bu sorunun çözümünde de aynı tavrı sergilemelidir. Ana muhalefet partisi de; iktidarın ekmeğine yağ sürmeyi bırakıp bu TÜRBAN konusunu gündemden çıkarmalı ve siyaset gerçek mecrasına dönmelidir. Parlamentoda grubu bulunan diğer partilerde bu sorunun kabak tadı verdiğini çözülmesi gerektiğini belirtip; çözüm için irade beyanında bulunuyorlar. Öyleyse bu sorunun seçimlerden önce çözülmeli inanç HORTUMCULUĞUNA fırsat verilmemeli. Anayasanın fırsat eşitliği ve inanç özgürlüğü teminatı zedelenmekten kurtarılmalıdır.

İnananlar ve inanmayanlar arasında oluşmuş ve oluşacak MAHALLE BASKILARI kaldırılmalı. Toplumda güven oluşacak MAHALLE BASKILARI kaldırılmalı. Toplumda güven teşhis edecek yönde adımlar atılmalıdır. Bu husustaki adımlarda sorumluluk siyasilerde, toplum önderlerinde, bilim adamları ve aydınlarımızdadır. Başkalarını anlamaya çalıştığımız kadar birbirimizi anlamaya çalışmalıyız. Ötekileşerek, yok sayarak, görmemezlikten gelerek sorunlardan kurtulmalıyız. İfrat ve tefritlerden de sakınmalı. Mutlaka bu sorunu çözmeliyiz çözersek ülkede, siyasette, insanımız da kazanır!

29.10.2010


Bu yazı toplam 621 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim