ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C

Turizm semineri

Mustafa Namdar

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü’nce yapılan planlama doğrultusunda, 26.03.2008 tarihinde İl Kültür Turizm Salonunda “Turizm Semineri” adı altında yapıldı.

İl ve ilçe yöneticileri, Belediye Başkan ya da temsilcileri, İl Genel Meclisi Üyeleri, kurum, kuruluş yetkilileri, Meslek Kuruluşları temsilcileri, Turizm İşletmecileri, Sivil Toplum Temsilcileri ve yerel basın temsilcilerinin bulunduğu toplantı, saat 14.00’de başladı ve geç saatlere kadar sürdü.

Seminerde iki bakanlık temsilcisi, iki de Abant İzzet Baysal Üniversitemizden öğretim görevlisi vardı.

Açış konuşmasını Bakanlık temsilcisi İlhan Avcı’nın “Turizm’den alınacak payın artırılması amacıyla, bu toplantıların düzenlendiğini. Şu ana kadar 30 il ve çevresinde yapıldığını. Turistin gideceği yerde can ve mal güvenliğinin olmasını, çevre temizliğini, aldatmaya yönelik davranışların olmamasını, dinlenmeyi sağlayacak olanakları en iyi şekilde sunulmasının sağlanmasını ister” diyerek, açılışı yaptı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi Ticari Bilimler Fakültesi Öğretim görevlisi Doç.Dr. Sn. Elif Yücetürk, seminerin ilk dersine başladı. Konu: İletişim ve Halkla İlişkiler. Özellikle yöneticilere hitaben iletişimin nasıl olması gerektiğine işaret etti.

-Yapacaklarımızı iyi anlatabiliyor muyuz?

-Kurumu temsilde aksayan yönler var mı? Goethe’nin bir sözünü hatırlatarak konuşmak bir gereksinim. Aynı zamanda konuşmak bir sanattır” diyerek, konuşuyorum, ama ne kadar anlatabiliyorum. Ne kadar dinletebiliyorum? değerlendirmesinin önemini vurguladı. Güven’in çok önemli olduğunu. Doğru bir iletişimin kurulabilmesi için anlaşılmaz sözcüklerden kaçınılmasını. Beden dilini kullanmayı ve iyi bir dinleyici olunmasını örneklerle anlattı.

Halkla ilişkilerde yöneticiliğin bir temsil mesleği olduğunun iyi bilinmesi gerektiğini. İletişimin iyi kurulmasını işaret etti.

Davranışlarda iyi bir rehber olmalı. Güler yüz, tatlı dille güven ve sevgi, saygı vermeli dedi.

Bakanlık temsilcisi Levent Kırcan:

Turizm 20. yüzyılın ikinci yarısında dünya ekonomisinde en hızlı gelişen sektördür diyerek başladı konuşmasına.

-Turizm sektörü istihdam sağlar. Vergi geliri oluşturur.

Bölgesel ve ulusal bazda ekonomiye önemli katkılar sağlar.

Kalkınma sektöründe anahtar konumundadır. Kırkın üzerindeki sektörü etkilemektedir. Turizmi deniz, kum, güneş olayından çıkarıp, uzun süreyle yaymalıdır. Sorunları konuşmak, sorunları çözmüyor. Tanıtım bizi bir projeye götürmeli. Yurtdışında yapılan tanıtım işi artık bitmiştir.

Turist için her şey hava alanında başlıyor. Hava alanından sonra koşullar değişiyorsa, tanıtım ne kadar güzel olursa olsun, anlamı yok. Turiste yapılan tanıtımla yaşadıkları birbirini tamamlıyorsa, anlamı var. Yerel yönetimle imardan yol ve çevre durumlarına kadar olan kötü durumları ortadan kaldırmalı. Tesis 5 yıldızlı olmuş ama, çevresi çöplükse anlamı yok. Bolu’da her şey güzel ama, tavuk atıkları olumsuzluk yaratıyor dedi.

Abant Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Nusret Karakaya da çevre sorunlarını, su kirliliği, hava kirliliği ve gürültü kirliliğinden bahsetti. Erozyonla kaybolan toprak ve sahip olunan endemik bitki türlerinin önemini vurguladı. Küresel ısınma nedeniyle su kaynaklarının korunması ve su israfından bahsetti.

Vali Yardımcımız Sn. Veysel Atasoy, Bolu’da turizmin önünü engelleyen orman alanları ve meralar olduğunu. Bolu’da 350’ye yakın mera olduğunu. Turizm bölgesi olarak ayrılan Sarıalan bölgesinin iyi mera olması nedeniyle, yatırım yapılamadığını. Sarıalan bölgesinde başka bir yerin bulunduğunu, burasının bakanlık elemanları tarafından görülmesi gerektiğini vurguladı.

Seminerde belli saatler içinde çok konuların gündeme gelmesi zordu. Bu tür seminerlerde il il dolaşarak seminerler düzenleniyorsa, o ilin turizm varlıkları konusunda derse iyi hazırlanılması gerek. Bolu’ya gelirken özellikle bakanlık temsilcilerinin, ilin turizm ürünlerinin ne olduğu, nerelerde yatırım engellerinin bulunduğu, bu engellerin aşılabilmesi için hangi yöntemlerin uygulanacağı hakkında bir bilgi ile gelinip topluma bu konuda rehberlik yapılmalı. Bizim bildiğimiz hastalığımızın bize anlatılması değil, tesis ve tedavide rehberlik yapılması olmalı.

28.03.2008

Bu yazı toplam 583 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim