ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -3 °C

TÜRK EKONOMİSİNİN MAKAS DEĞİŞTİRMESİ GEREKİYOR

Mustafa Öz

Osmanlının kapitülasyonlarla kendi elleriyle yok ettiği sanayiye karşılık; Avrupa ülkeleri ve Amerika 19. Yüzyılın başında sanayi devrimini tamamlamış. Kendi kaynaklarının dışında sömürgelerden ucuz hammadde ve insan gücü (kölelik) sayesinde zenginliklerine zenginlik kattılar.
Sömürü ve emperyalizmde sınır tanımadılar. Osmanlı ekonomik olarak çökmüş, siyasetende sürekli topraklarını kaybeder hale gelmişti. Anadolu insanı cepheden cepheye koşarak 10-15 yıl süren askerlik ve şehit olmalarla perişan olmuş. Fakirlik, cahillik, ilgisizlik insanımızın kaderi haline gelmişti.
Kurtuluş Savaşını adeta Anadolu'nun küllerinde en son kalan kıvılcım tutuşturmuştur. Bu millet esir yaşamaktansa, (MANDA VE HİMAYEDE kalmaktansa) bağımsız ve hür olarak yaşamayı tercih etmiş milli şahlanışıyla son bağımsız TÜRKİYE Cumhuriyetini kurmuştur.
29 Ekim'de bu Cumhuriyetin 90. yılını kutlayacağız. Esasında tarih yazıldığı dönemin şartlarında değerlendirilmelidir.
Günümüzde tarihi yargılayıp, ucuz kahramanlık peşinden koşanlar, bugünün şartlarıyla o güne DON biçmekteler. Özellikle iktidar ve yandaşları Cumhuriyetini kazanımlarını bütüncül bir yaklaşımla GÖZDEN düşürmeye çalışmaktalar.
Oysa tarihin sayfaları hep parlak yazı ile hiçbir zaman dolu olmamıştır. Dün manda ve himayeden tarafı olanlar bugün Cumhuriyeti yok sayma peşindeler. Üzerinde büyüdükleri bu toprakların ve cumhuriyetin kazanımlarının nemasını yediklerini unutmuş görünmekteler.
Kurtuluş Savaşı kazanılmış ama; cehalet, fakirlik ekonomik çöküntünün de kazanılması lazımdır. Bu anlamda başlatılan çalışmalarla Anadolu yeniden dirilmeye başlamıştır. Ancak istenen beklenen sonuca bir türlü ulaşılamamıştır. Ülkemizi çağdaş ve gelişmiş bir ülke konumuna getirmek için 1923 yılında toplanan Milli İktisat Kongresinde alınan kararlarla harekete başlanmış ama tarım ağırlıklı, montaj ağırlıklı sanayiden ihtisas gerektiren sanayiye geçilememiştir. Özellikle enerjideki dışa bağlılıklarla birlikte silah sanayinde, otomotiv sanayinde bilgi teknolojilerinde dışa bağımlılık artarak devam etmiştir.
Türkiye ihtisas yatırımları ile (Bilgi teknolojileri, silah sanayi, otomobil sanayi, tıp teknoloji, uzay teknolojisinde) üretim yapıp satmak zorundadır.
Para etmeyen “yerli üretimi satıp” onun yerine çok para vererek kaliteli ürünü ve teknolojik ürünü alıyoruz. Kazandığımız döviz satın aldıklarımızı karşılamayınca ise borçlanıyoruz. Ekonomi ithal ikamesi mallarla, ithalatla ve sıcak para ile çevriliyor. Bunun adına meşhur LALE DEVRİ EKONOMİSİ dense tam isabet olur.
Küreselleşen dünyada rekabette ve pazarlamada sınır kalmamıştır. Ülkemiz 67 milyar dolar enerji için döviz ödemektedir. Cep telefonu çılgınlığına 20 milyar dolar. Arabalara bir o kadar ödeme yapılmıştır. Satılan 100 arabanın 80'i ithaldir. Yerli arabadaki yerlilik oranı % 65'i geçmemektedir. Bütün bu olup bitenlerin sonucunda ekonomi krize girmeden gitse bile cari açık 60 milyar dolar. Toplam borç stokumuz 638 milyar dolar olmuştur.
Yetkililer bu borç stokunun çevrilebilir olduğunu söyleyip borcun da çoğunun özel sektöre ait olduğu belirtilse de, özel sektör borçlarının da devlet garantisinde olduğu unutulmamaktadır.
Türk ekonomisi borcun borçla çevrilmesine para etmeyen ürünlerin satılarak yerine para eden ürünler alınıp milyarlarca döviz ödenmesine karşı durabilmesinin yolu… ekonominin makas değiştirmesinden geçmektedir.
Bu amaçla başta iktidar ve hükümet 1923 Milli İktisat Kongresindeki ruh ve kararlılıkla küresel dünyada ayakta kalmanın yolu olarak ÜRETMEK İÇİN İHTİSAS YATIRIMI YAPMA GEREĞİNİ ortaya koymalıdır.
Kalkınma Bakanlığımız var. Bu Bakanlık önceliklerimizi belirlemeli ve gereğini yapmalıdır. Toplumu uyutacak yatırımlar ve İTHAL CENNETİ, sıcak para ülkesi olmakla bu makas değişmez. 2023-2071 hedefleri de gerçekler karşısında HAMASET olarak kalıp sonuca etki etmez. Kendi yandaşını zenginleştirmeyi ülke zenginliği sananlar bu millete büyük bir kötülük etmektedir.
Bu sanal ekonomik dünyadan kısa sürede uyanılmalı milletin geleceğine yön çizilmelidir. Yetki almış olanların üzerinde bu bir VEBALdir. Kul hakkıdır.

UZUN BAYRAM TATİLİNDE GÜNDEM

Bayramlar huzur, barış ve mutluluk getirsin diye beklenir. Ancak hayatın acımasız akışı hiç de öyle olmuyor. Bayramda kazalarda ölenlerin sayısı 128, yaralananlar 668 kişi. Tabi kayıtlara geçenler. Biz millet olarak tarihinden ders almayı bilmiyoruz. Her bayram aynı acıyı yaşıyoruz.
Bayramdan önce elim bir kaza sonucu değerli iki arkadaşım Eriman TOPBAŞ ve Ünal GÜL'ü kaybettik. Mütevazi, sevgi dolu, dürüst kişilik ve kimlik sahibi iki değerli arkadaş. Bu arkadaşlarımla TÜRK OCAĞI yönetiminde 10 yılı aşkın beraber çalıştık. Yürekleri insan ve millet sevgisi ile dolu, üretken ülkü sahibi arkadaşlar idiler. Yerleri kolay doldurulamaz. Takdir-i ilahi Allah sevenlerine sabır, kendilerine sonsuz rahmetini esirgemesin. Kederli ailelerine ve kendileri ile birlikte kaza geçiren şifa bekleyen eşlerine sabır ve metanet diliyorum.
Bayramların acılardan uzak kutlanmasını Cenab-ı Allah'tan diliyorum.

25.10.2013

Bu yazı toplam 908 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim