• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -1 °C

TÜRK FINDIĞI (Corylus colurna, Dağ Fındığı), ARTIK AMERİKA’DA SAYGIN “CA

Suat Tosun

 
Ünlü Carl LINNEAUS (1707-1778), canlılar aleminde ikili isimlendirmeyi başlatan İsveçli taksonomisttir. Bu sistemde Latince veya Yunanca bir isimden sonra özel bir isim gelmektedir.
Dünya’da en büyük üreticisi olduğumuz fındık meyvesi ülkemizde botanik ismiyle Corylus avellana ve Corylus maxima olarak, Tombul, Kargalak, Çakıldak v.s. çeşitleriyle anılır. Ancak, bu kadar ön plana çıkmamıza rağmen, bu fındık ağaçlarına Türk fındığı diyemeyiz.
Oysa dünyada yaklaşık 15 kadar türü olan fındık cinsinin, ülkemiz ve özellikle Bolu-Kastamonu illeri çevrelerinde doğal olarak bulunan Corylus colurna türünü Türk fındığı olarak birkaç Avrupa ülkesi Constantinopolis veya Bizans fındığı adı ile kullanmaktadır. Genelde Amerika ve kendi ülkelerinin de doğal ağacı olan Sırbistan ve Bulgaristan da bile Türk fındığı diye isimlendirilmektedir.

Hürriyet Gazetesi (18.11.2007) köşe yazarı Sayın Vahap MUNYAR; “Mehmet ÖZ Larry King Şov’da neden Türk Fındığı demedi” başlıklı bir yazı yazdı. Türkiye’nin gururu sayın Dr. Mehmet ÖZ’ün CNN TV’de Larry KİNG Şov programında fındığın yararlarından söz ederken, Larry King’in ısrarla “ne tür fındık” diye sorularına “bildiğimiz fındık” şeklinde yanıt vermesini,  programı Amerika’da izleyen Sayın Oya ÜNLÜ (Koç Holding Kurumsal İletişim Koordinatörü)’nün son derece hatalı bulduğunu söylüyor.  Munyar: kendisinin de buna katıldığını, 2007 yılında Türkiye’nin stoklarında bulunan 1 milyar dolarlık fındık meyvesi için bir reklam fırsatını kaçırmış olduğunu ifade etmektedir.
Bana düşmez, ama sanırım sayın Dr. Öz, muhtemelen bu fındık türüne Linne isimlendirilmesinden dolayı Türk fındığı diyememiştir.
Halbuki meyvesinin piyasası hemen hiç bulunmayan mütevazı fındık türümüzün adı “Türk Fındığı” olarak pek bilinmese de Amerikalılarca caddelerde öğrenilmektedir.
Türkiye’de yayılışının önemli bir kısmını Bolu ormanlarında ve köylerinde, sahipli arazilerde yapan dağ fındığımız çoktan egzotik tür (ithal tür) olarak ABD’de “cadde  ağacı” onayını almış ve popülaritesini yükseltmektedir.

1582 yılında İstanbul’dan Avrupa’ya götürülmüş olan ve Doğal olarak Türkiye dışında Sırbistan ve Bulgaristan’da da küçük bir yayılışa sahip bu fındık ağacı, 1925’li yıllardan itibaren A.B.D.’de özel fidanlık ve arboretum sahipleri tarafından izlenmiş ve bugünlerde yaklaşık pek çok eyalette ve büyükşehirlerde “cadde ağacı” olarak tavsiye edilmiştir.
Amerika’da Merit Garden, 2002 yılında bu Türk Fındığı ağacını liyakat ödülüyle şereflendirmiştir.

Amerika’da özellikle büyükşehir belediyeleri, kent ormancılığı çerçevesinde park ve bahçe peyzajında özellikle “cadde ağaçları” konusuna daha titiz ve yasal tutumla yaklaşmışlardır. Bilimsel ve teknik olan “Cadde Ağaçlarını Belirleme Komitesi’nin hazırladığı liste dışında ağaç türü dikilmesi yasaklanmıştır.
 
TÜRK FINDIĞI AĞACININ HANGİ ÖZELLİKLERİ POPÜLERLİĞİNİ ARTIRMIŞTIR?
 
- Kuraklığa dayanma kabiliyeti yüksek,
- Türk Fındığı 1650m. yüksekliklere kadar yetişme ortamlarında yetişebiliyor.
- -25 hatta -30°C de soğuklara dayanıyor.
- Şehirde kaldırım kaplamalarında kullanılabiliyor, hava kirliliğine yeterince toleranslı,
- Genel görünüşünün piramit formuna yakın oluşu, budama isteklerinin minimumda kalışı, 25m. kadar boylanarak orta büyüklükte ağaç grubuna girişi,
- Balçıklı (tınlı) toprakları sevmesi, aşırı alkalileşen topraklarda bile tahammüllü oluşu
- Yapraklarının yazın koyu yeşil olarak uzun süre kalışı, kavrulmalara karşı dayanıklılığı, erken ilkbaharda açan erkek çiçek kurullarının (tilki kuyruğu) görünümünün estetik bulunması, sonbaharda yaprak renginin sarıya dönmesi.
- Önemli bir bitki zararlısı (böcek ve mantar)’nın henüz olmayışı,
- Fırtına ve kar kırılmalarına dirençli, kazık köklü, hortumlara da dayanıklı oluşu
- Üstelik 20 yıldır A.B.D.’de kent peyzajının asal ağaçlarından olan karaağaç, dişbudak, bazı akçaağaç, bazı meşe, kayın türlerinin böcek ve mantar tasallutuyla kötü sınav geçirmeleri.
- Sincapların ortak yaşam sürdürdüğü bu ağaçların şehir hayatında sincapların çimen-ağaç etrafında oynaşması elbette ki bu ağacı ön plana çıkartmıştır
 
Not: Zaafı bulunduğu yerden zorla sökülmeye karşı kaprislidir.
 
GÜLÜNÇ BİR GARİPLİK!
 
Hepimizin bildiği Yalancı akasya, menşei Amerika dağlarıdır. Ülkemize gelişi 60-70 yıl olup, adaptasyonda başarılı olmuş egzotik hızlı gelişen bir türdür. Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nde yapılmış tür denemelerinde ön saflarda yer alan bir ağaçtır. Orman içi ve kenarı ağaçlandırmada fazlaca kullanılmaktadır.
Ancak; bizdeki kolaycılık zihniyeti, bu ağacı, kent ormancılığında, cadde ve sokaklarda, refüjlerde peyzaj ağacı olarak kullanılmasının aşırılaşmasına yol açmıştır.
Oysa, ABD kendi menşei ağacı Yalancı akasya’yı “cadde ağaçları” listesine sokmadığı gibi, sakıncalı ağaçlar olarak belirtmiştir.
 
ÜLKEMİZDEKİ BAZI UĞRAŞLAR
 
Orman Fakültesinde botanik dersinde okunsa bile çevrede ağacı görmeyince, Türk Fındığı ağacı ile tanışıklığımız meslek hayatımın dördüncü yılında Hendek-Aksu’da bir tomruk satış deposunda fındık “tomruk” durumundayken oldu.

1980’li yıllarda Bolu-Belkaraağaç’ta mezarlıkta korunmuş, 90cm çapında ki yaşlı fındık ile çektirdiğim fotoğraf ve Orman Araştırma Bülteni’ne basılan “nesli tükenmekte olan fındığımız” başlıklı uyarı makalemle tanıtım yaptım. Fakat mezarlıktaki ağaç bir sene içinde kesilmişti…!
Daha sonraki yıllarda projeli olmasa da çimlenme güçlükleri olan fidanı üretme konusunda çalışıldıktan sonra elde edilen fidanların bir kısmı, şimdilerde 25 yaşında olan Bolu-Avdan ağaçlandırma alanına dikildi. A.İ.B.Ü. açıldığında, kampüs alanına sayın Prof. Adil GÜNER’e verilerek dikilen 150’ye yakın fidan sonraki düzenlemelerden ne yazık ki zarar gördü.

2000’li yıllardan sonra Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nde ıslahı üzerine projeli çalışmalar başlatılarak, Bolu-Elmalık’ta 4 hektar alanda tohum plantasyonu, Bolu Orman Fidanlığında aşılı klonal tohum bahçesi kuruldu. Anıt ağaç seçimlerinde, tescilinde, İstanbul’daki Atatürk Arberotumu’nun desteklenmesinde çalışıldı.
2005’li yıllarda Orman Genel Müdürlüğü’nce bu fındığın doğal yayılışı olan ormanlarda fındık ağacı damgalanması kesimi yasaklanması için yazdığımız teklifi Genel Müdürlük onaylayıp kesimi yasaklamıştır.
Bolu Belediyesine 2008 yılında 4 milyar TL’lik boylu Türk fidanı satılarak, park ve bahçelere intikali için destek verildi.
2011 yılı sonunda, Bolu Belediye Başkanlığı’ndan 5 dönümlük eski Ziraat Fidanlığı (Karacasu yolunda) arazi tahsisi ile ortaklaşa “aşı kalemi tedarik bahçesi” veya “damızlık” bahçe tesisi için protokol yapıldı.

2012 Nisan-Mayıs ayı içinde bu fidanlıkta kurulacak tesis, ileri aşamada (4-5 yıla kadar) aşılı fındık üretme hedefi taşıyacaktır. Aşılı cevizden sonra, Bolu ve köyleri aşılı fındıkla tanışacaktır.
Ayrıca bu fındığın çimlendirilmesindeki güçlükler nedeniyle araştırmalar Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsünce sürdürülmektedir.
Geriye dönüp baktığımda, bazı uygulamacı arkadaşlarımdan fındık-fıstıkla uğraşmamızı eleştirici ve baskıcı tutumlarını, iyi ki göz ardı etmişim diyorum…
“Bolu’da da yeşersin fındık dalları” diyerek hepinizi saygıyla selamlarım.
 02.04.2012
 

 

Bu yazı toplam 4721 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim