• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

Türk kadınının anlamlı günü

Mustafa Namdar

5 Aralık 1934 Türk kadınına “Seçme Seçilme” hakkının verildiği tarih. Cumbalı pencerelerin ardında saklanan kadına, insanca yaşama ve özgürce karar verme hakkının verildiği önemli ve anlamlı bir tarih.

Türk Kadınlar Birliği Bolu Şubesi, Ata'nın huzurunda saygı duruşunu yerine getirirken, Bolu Şube Başkanı Sn. Aygün Bandakçıoğlu, kendilerini medeni ve ileri ülke olarak tanımlayan, Fransa'dan (1944), İtalya'dan (1945), Belçika'dan (1948), Japonya'dan (1950), Yunanistan'dan (1952), İsviçre'den (1971) ve Portekiz'den (1976) yıllar öncesi haklarının verilmiş olmasının övüncüyle, Atatürk'e bir kez daha teşekkür etmenin mutluluğunu yaşadıklarını söylüyordu…

Bu önemli günün anısına, araştırmacı yazar Prof.Dr. Sn. İlknur Güntürk'ün Kalıpçı “Özlemden Eyleme Doğru Atatürk'ü” anlatacaktı.

Sn. Kalıpçı'yı, iki yıl önce de keyifle izlemiştim. O konferansta; Ata'nın Bolu'ya gelişinin gecesinde yapılan sohbette, Kadın haklarına ait düşüncesinin mayalandığı söylenir ama, bununla ilgili tarihsel bir belgeye ulaşılamadığını. Bu konudaki araştırma çalışmalarında bunu dikkate almaları ricasında bulunmuştum. Hay hay diyerek not almıştı. Bir belge, bir bulgu umuduyla koştum Kültür Müdürlüğü Salonu'na.

Kırmızı giysiler içinde çok şık bir kıyafetin yakasında, altından bir ay yıldız altında Atatürk rozeti bir başka anlam, bir başka güzellik vermişti Sayın Kalıpçı'ya. Tiyatral oyun içinde coşkuyla anlatıyordu Türk'ün Atasını ulusu için yaptıklarıyla, dünya liderlerinin, sanatçılarının, komutanlarının söyledikleriyle. Ulus insanlarının kadınıyla, erkeğiyle yaşadıklarını, onlar için yaptıklarını anlatıyordu kesintisiz soluk soluğa. Sahne şıklığını tamamlıyordu Atatürk coşkusundan aldığı enerji. Bolu kadınları da hakkını vermişti. Salonu doldurmuştu, canı, cananı, eriyle…

Çanakkale'den, Kurtuluş Savaşı'ndan, gösterilerle anlatılıyordu Mustafa Kemal'in büyüklüğü. Sekiz aylık çocuğundan daha çok önemsediği top mermisini korumak için “Ben bir ölürüm. Bu mermiyle binler doğacak” inancıyla cepheye koşan hangi milletin, hangi inancın, hangi ülkünün kadını vardır Türk kadını gibi diyerek, Türk kadınının yüceliğini vurguluyordu alkışlar arasında.

Yaşarken ölmenin önemli olmadığını. Önemli olanın öldükten sonra yaşamak olduğunu vurguluyor. Ölümünden sonra yaşayan, yaşatılan tek liderin Atatürk olduğuna işaret ediyordu.

Atatürk düşüncesinin bilinmeyenlerin çözümünde kullanılan denklem gibi olduğunu.

Norveç'te; verilen bir ödevi çözemeyenlere, “Her ödevin bir çözümü vardır. Git Atatürk gibi düşün” diye öğrencilerini geriye gönderen öğretmenlerin olduğunu anlatıyordu gururla.

Türk kadınına tanınacak haklar için itiraz edenlere verdiği cevabın çok anlamlı olduğunu şu sözlerden çok iyi anlıyoruz: “Sizler ya ananızı tanımıyorsunuz, yahut da Türk kadınının iffetini.”

Dünyada en çok kullanılan ortak dilin sanat, müzik ve dans olduğuna vurgu yaparak, 3 Şubat 1938 yılı. Ata hasta. Yaptığı modern ve oynadığı sarı zeybeği canlandırıyor oyuncular sahnede.

O oyuncular ki süper tiyatro oyuncuları gibi. Aslından farksız olarak tamamlıyorlar gösterilerini. Ve açıklıyor Sn. Kalıpçı: “Bu gençler hiç tiyatro dersi almadılar. İşte Atatürk gençliği, işte bayrağın ve vatanın bekçileri” diyor.

2 saati aşan bir süre. Ne anlatan yoruldu, ne dinleyen.

İçinde bulunduğumuz dünyada eşine ender rastlanan bir coğrafyada yaşayan bizler için, herkes ayrı bir senaryo ile birliğimizi, dirliğimizi bozmaya çalışıyor. Cumhuriyetin kazanımlarıyla soluklanan bu ulusun bireyleri, Cumhuriyeti kuranların eserlerine sahip çıkacaktır derken, keşke 7'den 70'e herkes bu bilgilenmelerden nasibini alabilse.

Keşke bireye tanınan hakları herkes yerinde kullanabilse…

Kimimiz uzun etekli, kimimiz kısa. /Bir ortak özelliğimiz var. /Şu etekten çekme huyumuz olmasa…

Sorumun cevabını alamadım. Yaptığım araştırmalarda, böyle bir belgeye rastlamadım dedi. Teşekkür ettim.

16.12.2009

Bu yazı toplam 501 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim