ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , şişli escort , hatay escort bayan , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , istanbul escort , seks hikaye ,

  • BIST 110.248
  • Altın 155,637
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ BAZILARINI YORMUŞ (III)

Hasan Dinç

 

29 Ekim 1923 de kurulan cumhuriyet kurucusunun nezaretinde kendi sistemi içinde saat gibi çalışmaya başladı. Ülke yeni nüfus politikasıyla hızlı bir nüfuslanmaya sahne oldu. “On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan” milli tören ve bayramlarda yüreklerden fışkıran bir övünç kaynağı oldu. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye ülke demir yollarla donatıldı. Kıyılardaki yolcu nakletme hakkı yabancılardan alınarak millileştirildi. Bu durum Kabotaj bayramı olarak çok yakınlara kadar kutlandı. Ekonomik ölçüler içinde yeni bankalar kuruldu. Başta şeker fabrikaları ve dokuma fabrikaları olmak üzere sanayileşme başlatıldı. Karabük’te ağır sanayinin dinamosu sayılacak demir çelik fabrikası devreye sokuldu. Kayseri’de uçak sanayi kurularak yerli ve milli uçaklarımız ülke semalarında uçmaya başladı.

Bu işler yapılırken geçmiş dönem tecrübelerden ders alınarak her girişim milli imkân ve ihtiyaçlarımız dikkate alınarak plânlanıyor, dıştan yardım ve borçlanmalara yönelmeden tamamen kendi birikimlerimizle hareket ediliyordu. “Yardım alan emir de alır” gerçeği bu yöndeki kararlılığımıza rehber oluyordu. Ayrıca Osmanlıdan kalan borçlar ise plânlanan bir takvime göre ödeniyor, alacaklı devletlerin bu konuyu ileri sürerek iç işlerimize karışmalarına fırsat verilmiyordu. Belki işler ağır gidiyordu ama milletimiz bu gidişten memnundu.

 Milli eğitime hızlı bir giriş yapılarak yoğun okullaşma başlatıldı. Yeni alfabemizle okuma yazma seferberliğine girişilerek okuma yazma oranı hızla yükseltildi. Başta Ankara olmak üzere yeni üniversite ve yüksek okullar devreye sokuldu. Sağlık konusuna derin ilgi duyuldu ve ülke genelinde sağlık taramaları yapıldı. Milli bir felaket olan verem, sıtma ve trahom hastalıklarıyla yoğun mücadeleye girişildi. Kurulan Verem Savaş Derneği,  Sıtma Savaş Derneği ve Trahomla Mücadele Derneği yurt sathında yaygınlaştırılan şubeleriyle çok önemli hizmetlerde bulundu. Ankara yeni cumhuriyetin başşehri olarak unutulmuş Anadolu’da yeni bir medeniyet ışığı olarak inşa edilmeye başlandı. Cumhuriyetin rengini ve özünü temsil eden bu yeni şehir kısa sürede bütün dünyanın hem ilgisini çekti ve hem de temsilciliklerini açtığı merkez haline geldi.

Bu çalışmalara paralel milli kültürün ihyası için gayretler gösterildi. Türk Dili ve Türk Tarihi bu çalışmaların başını çekecek şekilde öne çıkarıldı. Asırlarca ihmal edilen Türkçemiz ele alınarak dünyanın en zengin dillerinden biri haline getirilme gayretleri bu konuda başı çekti. Türk tarihi okullara yeniden sokularak yetişen yeni nesiller geçmiş tarihimizle yüz yüze getirilerek atalarımızın başarılı geçmişleri onlara hızla atılım yapma konusunda motivasyon sağladı. Kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti ve Türk Tarih Kurumu ilmi çalışmalarıyla bu yöndeki gayretlerin ana güzergâhı üzerindeki bütün engelleri ortadan kaldırdı. Milli edebiyat çığırı roman, hikâye ve şiirlerle başlatılan bu çalışmaların ürünlerini vermeye başladı. Bu eserlerde ortaya konulan milli insan tipimiz şekillenirken heyecanlarımız kamçılanıyor, millet olarak insanlık âleminin medeni bir üyesi olmak hedefimize ulaşmanın yollarını kısaltıyordu. Çalı Kuşu romanındaki Feride öğretmen, Yaban romanındaki erkek kahraman Ahmet Celal ve Vurun Kahpeye adlı romandaki Aliye öğretmen yeni cumhuriyetin dayanağı olan kadın ve erkek tiplerimiz olacaktı.  Bu idealist tipler cumhuriyet döneminin romancıları Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi yeni dönem Türk aydınlarının örnek kahramanlarıydı ve Türkiye Cumhuriyeti bu tip idealist kahramanların omuzlarında yükselmeliydi. Bir önceki dönemin milli hikâyecisi olarak bilinen Ömer Seyfettin ve onun hikâyelerindeki kahramanlar da cumhuriyet döneminin özendiği kahramanlarımızdı. Meselâ Kaptan Kara Memiş’in “Vatan bayrağın dalgalandığı yerdir” sözü cumhuriyet gençliğinin vatan duygusunu en fazla kamçılayan sözü olarak algılanıyordu. Bütün cumhuriyet döneminde ne kadar karalansa ve okullardan ve ders kitaplarından çıkarılsa da Arif Nihat Asya’nın “Bayrak”şiiri gençliğimizin dilinden düşmeyecek; Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu vatan Kimin” şiiri milli bayramlarımızın vazgeçilmez vatan sevgisini ifade eden şiiri olmaya devam edecektir. Necip Fazıl Kıskürek’in “Sakarya Türküsü” şiiri milletimizin asırlar süren ezikliğine son veren temasıyla milletin özlemlerine cevap veriyordu. “Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya” mısrası en büyük milli özlem olarak hayalimizi süslüyordu. Bazı düşmanlarına rağmen Mehmet Akif Ersoy bu dönemin en çok okunan şairi ve SAFAHAT adlı kitabı da en çok baskı yapan kitap oluyordu.

Halkımız yıllar süren savaşlardan yorgun, bıkkın ve fakir düşmüştü ama cumhuriyetin bu hızlı ve milli girişimleri onları heyecanlandırmış, iki asırdan beri gelişen olaylardan eğilen başı ve kızaran yüzü kısa sürede başı dik, yüzü ak ve alnı açık hale geliyor,  Anadolu’dan yeni bir medeniyetin doğan ışıkları esir doğu toplumlarına yeni bir gelecek müjdeliyor, bütün insanlığa yeni bir çağın kapılarını aralıyordu.

Bu durum on beş sene sürdü, 10 Kasım 1938 de Mustafa Kemal Atatürk hayata veda ederken arkasında işte böyle başarılı bir geçmiş bırakıyordu. Onun hayata veda etmesi neredeyse bir asra yaklaşmaktadır. Onun kurduğu milli sistem bu süre içinde iki büyük sapma geçirdi.

NOT: konuya gelecek hafta devam edilecektir.

 

 

Bu yazı toplam 913 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim