• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • Bolu 29 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C

Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan üçgenindeki sorunlar!

Mustafa Öz

            16.04.2004

Rus Komünist İmparatorluğunun çökmesinden sonra; ortaya çıkan YENİ DEVLETLERİN ne yapacakları, nasıl davranacakları kimse tarafından tam bilinmiyordu. Nitekim Türkiye’nin yetkilileri; tarihi ve kültürel bağlarımız olan Türk Cumhuriyetleri ile ilgili görüş ve düşünce belirleyemiyorlar. Adeta SÜTTEN ağzı yananların yoğurdu üfleyerek yemesi gibi olaylara yaklaşıyorlardı. Ne hikmetse BU TÜRK DEVLETLERİNE “TÜRKİ CUMHURİYETLER” adını yakıştırıyorlardı.

Bu çekingenlik ve korkaklıkla olaylara yaklaşıldığı için: 200 milyonluk Türk toplumunu yanımıza alamadık. Özbekistan ile ilişkilerimiz LİMONİ, diğerleriyle de ŞEKERİMSİ, oysa RUSYA ve ABD’leri Almanya, bu ülkelerle ilişkilerini geliştirmede, nüfus alanını yaratmada çok ileri boyut kazandılar. Çok uluslu ABD’lerin şirketleri bu ülkelerin yer üstü ve yeraltı kaynaklarını parselledi, Afganistan bahanesiyle ABD’leri birçok ülkeye askeri üs kurdu.

İlişkilerimizin en iyi durumda olduğu AZERBAYCAN’ın sorunlarına ilgisiz kalmamız, bu ülkedeki aydınların ve idarecilerin tıpkı bizim ülkemizdeki TANZİMAT kafalı aydınlar gibi TESLİMİYETÇİ ve MİDECİ olmaları dolayısıyla: topraklarının 1/3’ünün Ermenistan tarafından işgal edilmiş olmasından (AĞDAM, FUZULİ ve KELBECER gibi vilayetleri) KARABAĞ’ın tamamının işgal edilmiş olmasından hiç rahatsız olmuş görünmüyorlar. İşgal edilen topraklarından SÜRÜLEN (KAÇKINLAR..!) İnsanlar özellikle BAKܒde çok kötü şartlarda açlık ve sefaletle yüzyüze yaşıyor. Azerbaycan idarecileri ve aydınları ise günü gün etmek, ceplerini doldurmak ve göbeklerini şişirmekle meşguller.

ERMENİSTAN’LA İLİŞKİLERİNİZİ DÜZELTİN TALİMATI..!

Türkiye yetkililerinin sorunları çözmedeki bağımlılığını ve TESLİMİYETÇİLİĞİNİ gören ABD’leri Ermenistan’la ilişkilerimizi normalleştirmek için kapıları açın, hava sahasını açın talimatını veriyorlar. Parlamentolarından ERMENİ YASALARI çıkarak Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Ama ne hikmetse ERMENİSTAN’a sen KARABAĞ’ın tamamını işgal ettin, AZERBAYCAN’ın 1/3 miktarında toprağını işgal ettin. 1,5 milyon insanı göçebe yaptın, binlerce masum insanın canına kıydın, işgal ettiğin topraklardan çekil diyen yok. Özellikle AMERİKA’DA ve AVRUPA’da yaşayan zengin ERMENİ DİA PORASININ sayesinde gerçeklerin dile getirilmesi önleniyor. ERMENİLER her fırsatta Türk insanına kinini gösteriyor. Büyük elçilerimizin öldürülmesi, PKK’yı desteklemesi, Doğu Anadolu’nun bir bölümünü Ermenistan toprağı olarak görmek istemeleri, AVRASYA’ geçişimizi engelleyerek faaliyetlerde bulunmaları, her fırsatta önümüzde (24 Nisan’larda özellikle) ERMENİ SOYKIRIMI GİBİ ASILSIZ iddialarla çıkmalarından hiç bahseden yok. Biz Türkler ne dostumuzu, ne de düşmanımızı iyi takip edemiyoruz. Çok çabuk unutuyoruz. Gençlerimize TARİH ŞUURU, MİLLİ ŞUUR ve kültür veremediğimiz için de; çoğu olup bitenlerden habersiz yaşıyor.

Kıbrıs’ta 1974 harekatından sonra doğanların büyük ekseriyeti; ANADOLU TÜRK’ÜNE karşı RUM’u tercih eder vaziyette. Bunun tek açıklaması var. AYAKLAR baş, BAŞLAR ayak olmuştur. Ebedi dostluk da, ebedi düşmanlık da yoktur. Ancak ebedi kalabilmek, varolabilmek için sürekli UYANIK olmak ve ülke çıkarlarını gözetecek politikalar üretmek lazımdır. Milli düşünmek lazımdır.

ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLERİ İYİ TAHLİL ETMELİYİZ!..

AMERİKA; Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde çalışmalarını yürütürken, Büyük İSRAİL ve ERMENİSTAN da oluşturmak istemekte; bu yönde SİYASİ ve EKONOMİK ASKERİ yapılanmalar yapmaktadır. Rusya tam güç göstermese de; imparatorluğunun parçaları olan bu ülkeleri tamamen kaybetmemek için Kafkaslar’ın etnik yapısını ve bu ülkelerin iç yapısındaki zaafları kullanmak istemektedir. Gürcistan da Amerika, Rusya’ya karşı işbaşına getirdiği devlet başkanlarıyla bir sıfır öne geçmiştir. Rusya, Apazya ve Macaristan’la dirsek temasındadır. Bu karışıklıklar tek AVRASYA çıkışımız olan Gürcistan kapılarının da bize kapanması ve BAKÜ, TİFLİS, CEYHAN boru hattının tehlikeye girmesi ihtimalini doğurmaktadır.

Sonuç olarak; sorunları çözmenin iki yolu vardır. Birincisi gözlerimi kaparım ne denilirse yaparım. Yani “ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖZÜM DEĞİLDİR” der çözerim. İkincisi ise tarihten ders alarak, ileriye yön tayin edip onurlu bir duruş ve yaklaşımla masaya oturur ve çözerim demektir. Bir başka yol daha vardır. Kim ne yaparsa yapsın, beni ilgilendirmez felsefesidir. Türkiye, olaylara bakışında birinci ve sonuncu yolu bilinçli veya bilinçsiz tercih etmiş görünüyor. Kendi ülkesinin çıkarlarını başkalarının düşünce ufkunda arayan, başkalarının kurtarıcılığında arayan yöneticilerle, aydınlarla sorunlar milli çıkarlar doğrultusunda çözülemez. İsterler verirsiniz, yap derler yaparsınız, sonunda kaybeden hem kendiniz, hem de ülkemiz olur.

Sizi kullananlar işleri bitince, bir başkasını bulacak ve sizi tarihin ÇÖPLÜĞÜNE atacaktır. Allah; aydın geçinip milletine sırtını çevirenlerden korusun..!

Bu yazı toplam 370 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim