eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 103.929
  • Altın 148,575
  • Dolar 3,5497
  • Euro 4,1792
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

TÜRKİYE HOCASINI KAYBETTİ

Hasan Dinç

Bu yazının başlığının ne olması konusunda kararsızdım. Hocanın cenazesini kaldırıldığı Cuma günü internetten törenle ilgili haberleri okurken aile adına açıklama yapan oğlu Cüneyt Öztürk açıklamasının bir yerinde “Türkiye Hocasını Kaybetti. Türk ve İslâm âleminin başı sağ olsun” dediğini okudum. Onun bu açıklaması yazımın başlığı konusundaki arayışımı sona erdirdi. Gerçi Merhum Yaşar Nuri Öztürk yalnız Türkiye’nin değil İslâm âleminin, hatta daha da genişletirsek bütün insanlığın hocasıydı. Eserleri yobazlıktan bunalmış insanlara sanki bir can suyu idi. Buna rağmen ailenin babaları için getirdikleri tanıma sadık kalmak için bu başlığı kullanmanın daha doğru olacağına kanaat getirdim. Belki benim gibi Merhum hoca için ailenin tanımlamasını yetersiz bulanlar olabilir. Şimdilik bu tanımlama üzerindeki tartışmayı daha sonraki dönemlere bırakarak hem ailesine, hem sevenlerine, hem milletimize, hem İslâm âlemine ve de bütün insanlığa baş sağlığı diliyorum. Kabri nur, mekânı cennet olsun.( Televizyonda uzun süre birlikte program yaptığı Saba Tümer Hanım efendiyi “Toprağı bol olsun” şeklindeki mesajından dolayı kınıyorum. Çünkü “Toprağı bol olsun” şeklindeki başsağlığı mesajları gayri Müslimler için ifade edilir. Bu mesajı Saba Tümer Hanımın konu hakkındaki cehaletine bağlıyorum)

Merhum Yaşar Nuri Hoca yaşarken hakkında en çok konuşulan kişiydi, şüphesiz ölümünden sonra da en çok konuşulan kişilerden olacaktır. Bıraktığı elliden fazla eseri, yüzlerce makalesi ve televizyon programlarında söyledikleri uzun yıllar konuşulmasını sağlayacaktır. Eserleri ve konuşmalarıyla açtığı yolun daha yoğun takipçileri olacak, hem öğrencileri hem de yoldaşları insanlığın ve İslâm âleminin ufkunda asırlardır oluşmuş cehalet karanlığını yer ile yeksan edeceklerdir. Böylece asırlar öncesi oluşan İslâm medeniyeti yeniden insanlığın ufkuna bir güneş gibi doğacak, bunalan insanlığa İslâm’ın mutluluk mesajlarını dalga, dalga ulaştıracaktır.

Merhum Yaşar Nuri Hoca statik din adamı anlayışını kırmış, yeni bir ilahiyatçı profiliyle ortaya çıkmıştır. Onun bu yönü hemen dikkatlerin üzerinde toplanmasına sebep olmuş, etrafının kalın bir iftira çemberiyle örülüp Müslüman halkımızla temasının kesilmesi cihetine gidilmiştir. O asırlar içinde geleneklerin ve de düzmece ilavelerin İslâm’ın özünü ve sadeliğini bozduğunu; bugün İslâm olarak yaşanılan şeylerin, bu ilave eklemelerle Kur’anın vahye dayalı İslâm’ından çok uzak düştüğünü tespit etmiş ve bütün insanları Kur’anın vazettiği billur ve temiz İslâm’a yeniden davet etmiştir.  İncil’in başına gelen felaketleri iyi bildiği için kendi sözlerinin toplanmasını yasaklayan peygamberimiz Hz. Muhammed’in bütün ikazlarına rağmen onun ölümünden sonra hadis toplama adına uydurulmuş birçok sözün İslâm’a sokulmasını, hükümleriyle Kur’an ayetlerini tekzip eden bu uydurmaların dinimizin sadeliğini bozduğunu büyük üzüntülerle görmüş ve bununla çok cesur bir şekilde mücadele etmiştir.

Onun bu uydurma hadislerle yaptığı mücadele hak etmediği birçok iftiralara uğramasına sebep olmuş, dinde peygamberi aradan çıkarmakla suçlanmıştır. Kimisi din düşmanı, kimisi Allah düşmanı, kimisi peygamber düşmanı demiş; kafirliğine bile hüküm verenler olmuştur. O bütün bunlara engin dini bilgisiyle karşı durmuş, duruşundan biran bile tereddüt etmemiş ve geri adım atmamıştır.  Medeni cesareti ve engin İslâm bilgisiyle muarızlarını ve bu arada eserlerini Aforoz eden Diyanet İşleri Başkanlığını susturmuş, zaman içinde söylediklerinin hemen hepsini muarızlarına kabul ettirmiştir.

Bundan onbeş- Yirmi yıl öncesinin tartışmalarını hatırlarsak kadınlar cenaze ve Cuma namazı kılamazlar, camilere girip cemaat oluşturamazlardı. Şimdi kadınlarımız mübarek dinimizin kendilerine hak olarak tanıdığı ve zaman içinde ellerinden gasp edilmiş bu haklarını onun amansız mücadelesiyle kazanmışlardır. O günlerde kadınlarımıza bu hakkı tanımayan birçok din görevlisi Yaşar Nuri Hoca’ya karşı cahilce mücadele ederken o tek başına bu karanlık cepheye İslâm bayrağını kaldırmış, kadınlarımıza bu dini haklarının iadesinde birinci dereceden şeref sahibi olmuştur. İftiharla görmekteyiz ki camilerimizde kadınlarımıza ayrı yerler tahsis edilmiş, cenaze namazlarında erkeğiyle birlikte saf tutar olmuşlardır. O din hele de İslâm adına ne söylemişse Diyanet İşleri Başkanlığı ve onun bir unsuru olan Din İşleri Yüksek Kurulu ve fetva heyeti sessizce ve de derinden kabul etmek ihtiyacını hissetmiştir.

Ona göre İslâm âlemi aklı devre dışı bırakmış, karanlığa gömülmüştür. Kur’an ahkâmına uygun olarak yeniden akla gereği kadar yer açmalı ve bu üzerimize yağan pislikten kurtulmalıyız. Din ilimlerinde teslimiyetten ziyade şüpheciliğe ve konuları yeniden tartışmaya açmalıyız. Hiçkimse Kur’an ve din adına son sözü söylememiştir ve böyle bir hakkı da yoktur. Zaman ve şartlar Kur’an ayetlerinin ilâhi sırlarını yeniden düşünmeye ve yorumlamaya müsaittir ve her yorum İslâm ve insan için yeni ufukların fethi anlamına gelmelidir. “ Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı” sözünü bu anlamda söylenilmiş en önemli delil kabul etmeliyiz.

Yaşar Nuri Hoca’nın önemli özelliklerinden biri de iki Mustafa’yı çok sevmesi ve onlara çok inanmasıdır. Bunlardan biri şüphesiz peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.) diğeri ise XX. Yüzyılın en büyüğü olan Mustafa Kemal ATATÜRK’TÜR. Her ikisi onun varlığını anlamlı kılan iki büyük zirvedir. Maalesef birinciyi anlamayanlar olduğu gibi ikinciyi de anlamayan birçok yobaz Yaşar Nuri Hoca’ya inanılmaz düşmanlık sergilemişlerdir. Müslüman görünümlü yobazlar ile ATATÜRKÇÜ görünen laik yobazların düşmanlıkta ittifak ettikleri tek kişi Yaşar Nuri Hoca’dır. O Mustafa Kemal’in İslâm’a olan mensubiyetini, bu dine olan bağlılık ve meftunluğunu ortaya koymuş, Atatürk’ü din ve İslâm karşıtı göstererek kendi inançlarını ona mal etmeye kalkanların tekerine çomak sokmuştur. Bize ve milletimize hem dini cepheden hem de laik cepheden ATATÜRK’Ü din karşıtı olarak göstermeye kalkan yobazların işini bozmuş; milletimize Mustafa Kemal’i gerçeğiyle tanıtma onun vasıtasıyla sağlanmıştır.

Yaşar Nuri Hoca ömrünün son yıllarında siyasete girmiş, mücadelesinde siyasetin de gücünü kullanmayı denemiştir. İnançlarının en iyi temsil edileceği yer olarak CHP’yi seçmiş, oradan da meclise girmiştir. Din yobazları onu sivil hayatta ne kadar rahatsız etmişlerse, laik yobazlar da Hoca’yı CHP’de o kadar rahatsız etmiş ve aralarında bulunmasına tahammül edememişlerdir. Onu içlerine sindirememişler, sonunda ayrılmasını sağlamışlardır. Bu gün ATATÜRK düşmanlarını partiye taşıyıp ondan iktidar yolu açmasını bekleyen bu partinin düştüğü hal doğrusu bizim gibi samimi mümin ve ATATÜRKÇÜLERİ derinden üzmekte, hatta ülke ve millet için ümitsizlik kaynağı olmaktadır. Hoca gibi dünya çapında birini laiklik adına sırtında taşıyamayan bu zihniyetin milletten güvenoyu almaları elbette beklenmemelidir.

Önümüzdeki dönemlerde Merhumun düşüncelerini ve fikirlerini daha genişçe tartışacağımız günler olacaktır. Onun geride bıraktıkları İslâm âleminin aydınlanmasına ve insanlığın kurtuluşuna ışık tutacağı günler o kadar uzak değildir. Hem İslâm hem de insanlık bu karanlığa daha fazla dayanamaz. Bu dünyadan bir Yaşar Nuri Öztürk geçti. Bir Ahmet Yesevi, bir Yunus misali eserleri başta Türk milleti olmak üzere bütün insanlığın hizmetinde olmaya devam edecektir. Ruhun şad, mekânın cennet olsun. Her iki Mustafa da ebedi âlemde yoldaşın olsun.

Bu yazı toplam 2499 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim