• BIST 91.387
  • Altın 213,828
  • Dolar 5,3485
  • Euro 6,0762
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

TÜRKİYE LİGİNİN YENİ YILDIZI BOLUSPOR

TÜRKİYE LİGİNİN YENİ YILDIZI BOLUSPOR

Boluspor 4 yıllık büyük bir mücadelenin sonunda, 1969-70 sezonunda Beyaz Grubu birinci olarak bitirerek, şampiyon oldu ve 1. Lig'e adım attı.

İlk şampiyonluk çok zor kazanıldı. Balıkesirspor ile son maçın son dakikasına kadar göğüs göğüse verilen mücadelenin sonunda, Boluspor şampiyonluğu averajla yakaladı.

Boluspor +33, Balıkesirspor +29 averajla ve aynı puanla sezonu tamamladılar.

İşte 1969-70 sezonunun sonunda Beyaz Grup puan cetveli.

O yıl Türkiye liglerinde ikinci lig Beyaz Grup'ta Boluspor, Kırmızı Grupta Karşıyaka, Birinci ligde ise Fenerbahçe şampiyon oldular.

Birinci Ligi 2. sırada bitiren Eskişehirspor ve 3. sırada bitiren Altay, büyük başarı elde ettiler.

Fenerbahçe'nin ezeli rakipleri Galatasaray sezonu 7., Beşiktaş ise 9. sırada tamamladılar.

Anadolu futbolunun ayak sesleri artık İstanbul'da hissediliyordu.

Boluspor artık Köroğlu'nun torunları diye anılıyordu.

Türkiye liglerinde o günden itibaren rakiplerine kök söktüren bir Boluspor vardı.

Kuruluşundan itibaren geçen 4 yılda, Boluspor özel maçlar dahil 165 müsabaka yapmıştı.

İsterseniz 4 yılın özel maçlar dahil size özetini çıkaralım.

Şampiyon olduğumuz 1969-70 sezonuna Boluspor antrenör olarak Galip Türkkan'la başladı. Daha sonra, Galip Türkkan'la yollarını ayıran takımımız, futbolcu-antrenör Macar Kuzman ile 4 maçlık bir seriden geçti.

Daha sonra, göreve Günaydın Özyurt geldi ve Boluspor sezonu şampiyon olarak tamamladı.

Boluspor Günaydın Özyurt'la büyük bir başarı yakalamış, 11 maçın 8'ini kazanmış, 3'ünde de berabere kalmıştır. Kırmızı-Beyazlılar Günaydın Hoca ile hiç mağlup olmamıştır.

Günaydın Özyurt ile çıkılan maçlarda Boluspor kalesinde sadece iki gol görmüştür.

Peki Boluspor şampiyonluğa hangi futbolcular ve yöneticilerle yürümüştür.

İşte futbolcular:

Mehmet, Talip, Osman, İbrahim, Eyüp, Bilgin, Vadi, Lütfü, Refik, Rabbani, Kuzman, Mendoza, Rıdvan, Soner, Çetin, Cengiz, Vedat, Zeki.

İşte yöneticiler:

Başkan: Kamil Bilgihan.

İkinci Başkan: Muzaffer Işın.

Genel Kaptan: Altan Doyran.

Genel Sekreter: Reşat Kırmusaoğlu,

Veznedar: Şeref Şakiroğlu.

Üyeler: Yüksel Varlık, Doğan Uz, Şükrü Türker, Necati Söyleyen, Ayhan Çakıroğlu ve İsman Altınel.

Beşiktaş'ın efsane kalecilerinden futbolu bıraktıktan sonra da, Fotospor'da köşe yazarlığı yapan Necmi Mutlu, Boluspor'un şampiyonluğu üzerine köşesinden neler yazmış, okuyalım.  işte necmi mutlu'nun yazısı:

Yeni sezonda da başarı Kırmızı Beyazlıların olacaktır

Ünlü söz: "Çok yaşayan mı bilir... Yoksa çok gezen mi?" Bu kez ters sonuçlandı. Evet. "Çok yaşayan daha iyi bilir..." Bu teze gerçeklik kazandıran ise, Boluspor oldu. Tas-tamam otuz hafta ölüm-kalım uğraşları yaşayan Bolusporlular, başarıya ulaşmanın güçlüğünü şimdi çok iyi biliyorlar. Bunun için de Kırmızı-Beyazlıların sevinç, mutluluk dereceleri daha yüksek, şampiyonlukları daha anlamlıdır.

Bir takımın başarıya ulaşmasında elbette ki, tüm kentin, tüm o çevrenin payı vardır. Boluspor'un ki de öyledir. Vefakar ve cefakar seyircinin, yöneticilerin, futbolcuların, antrenörün ve de masörün, kulüp bakıcısının, malzemecinin başarıya ulaşmak için gecelerini gündüzlerini verdikleri, sonunda terlerini şampiyonlukla yoğurdukları bir gerçektir.

Bolusporlular, birlik ve beraberliğin karşılıklı sevgi ve saygının ürününü en iyi biçimde elde ettiler. Bunun yanında ortaya koydukları iyi futbol, hedefi kendilerine daha bir yaklaştırdı.

Evet, "Bolu Beyleri" artık "Anadolu Beyliği"ni yapacaklar Türkiye liglerinde... Eskişehirspor, Mersin İdmanyurdu, Bursaspor ve Samsunspor'dan sonra Anadolu futbolunun "Beşinci Kolu" Boluspor'un, Türkiye liglerinde de başarılı olacağına inanıyorum. Hele hele, Günaydın Özyurt gibi değerli, disiplinli ve bilgili bir hocaya sahip olan Boluspor, kadrosunu biraz daha güçlendirirse, ortalarda değil, ligin üst sıralarında çizgiler çizip, Türkiye ligindeki ilk yılını en iyi derece ile dolduracağına hiç şüphe yoktur. Boluspor'u şampiyonluğundan ötürü içtenlikle kutlular, başarısının Türkiye liginde de sürmesini dilerim.

 Fotospor Yazarı Cem Atabeyoğlu, 9 Haziran 1970 tarihinde Boluspor'a ayırdığı köşesinden şampiyonluk öyküsünü farklı bir bakışla değerlendirmiş. İlginç bir yazı. Bu bölümde yayınlamayı uygun gördük.

Futbol sevgisi, Bolu'yu particilikten kurtardı

CEM ATABEYOĞLU

Daha 6-7 ay öncesine dek, particilik yüzünden ikiye ayrılan Bolulular, birbirlerini yer dururlarmış. Parti münakaşaları, hatta kavgaları eksik olmazmış Köroğlu'nun diyarında. Vakta ki Boluspor futbol takımı lider olmuş, vakta ki kırmızı-beyaz formalı takım şampiyonluğun eşiğine gelmiş, ortada ne parti lafı kalmış, ne de particilik kavgası. Bütün Bolulular, çam ağaçlı rozetin altında tek bir vücut ve kalp halinde birleşmişler...

Şampiyonluk maçına bir haftaya yakın süre vardı Bolu'ya gittiğimde. Tüm şehir kırmızı-beyazlı bayraklarla donanmıştı. Caddelerde karşılıklı binalar arasına gerilen kalın iplere, bir hatta iki katlı bina boyunda bayraklar asılmıştı. Kırmızı-beyaz çizgili bayrakların üzerinde, yine aynı renklerde yazılar vardı. Tüm dernekler, tüm ticarethaneler, tüm dükkanlar Boluspor'u destekleyen yazılar yazdırmışlardı bu bayrakların üzerine. Hatta ve hatta resmi sektöre dek uzamıştı bu üzeri yazılı bayraklar Özel İdare'den Devlet Su İşleri'ne dek.

Bolu'da bütün bir hafta boyunca şampiyonluk maçından başka birşey konuşulmadı. Kahvehanede bu laf, minibüste bu laf, dükkanda bu laf... Bütün Bolu'da, Bolulularda "maç havası"nın içindeydiler. Eczaneler bütün bir yılda sattıkları müsekkin ilaçlardan çok daha fazlasını bu bir haftanın içinde satmışlardı. Leblebi gibi gidiyordu asabı düzeltici haplar. Herkesin cebinde bir tüp vardı. Üstelik içki satışları da artmıştı hayli.

Maça üç gün kala Köroğlu'nun diyarından büyük bir göç başlamıştı. Kırmızı-Beyaz bayraklarla donanmış otobüsler, minibüsler, taksiler akın gidiyordu Çukurova'ya. Otobüsler, Tarsus'a gidip-gelme 45 liraya adam taşıyorlardı. Gidip-gelme tam 1864 km'lik yolun bu ücret belki sermayesini bile karşılamazdı. Fakat Köroğlu'nun torunları coşmuşlardı bir kez...

Maç günü, havanın bütün güzelliğine ve tatile rağmen koca şehirde in-cin top oynuyordu. Bolu'nun pazarında bile hiç kimsecikler yoktu. Müşteri bekleyen Pazar esnafı da yalnız maç konuşuyordu tezgahının başında...

Tarsus'a gidemeyip Bolu'da kalanlar, aylar boyu sürüp giden büyük heyecanın son saatlerini evlerinde "maç havası" içinde geçirmeyi tercih etmişlerdi.

Şampiyonluk maçının haberi saniyesi saniyesine Bolu'ya ulaşıyordu. 1-0, 2-0 derken şampiyonluk müjdesi ulaşmıştı. Bir anda şehrin tüm sokaklarını bardaktan boşalırcasına bir insan seli kaplayıvermişti.Şehrin içinde bütün vasıtaların klaksonları ötmeye başlarken, davul-zurna sesleri de top sesleriyle karışmıştı. Belediye Meydanı bir açık hava mitingi havasına bürünüvermişti.

Otobüsler, kamyonlar, minibüsler kapılarını sevinç içindeki Bolululara açmışlardı. Şehir "Bo-lu, Bo-lu, Bolu..." avazeleriyle çınlıyordu adeta. Ve salkım saçak kamyonlar birbiri peşi sıra "şampiyonlar"ı karşılamak üzere Tarsus yollarına düşüyorlardı. Bolu'dan tam 932 km.'lik yol vardı Tarsus'a. Bu yolun neresinde olursa olsun, karşılayacaklardı Tarsus'tan Bolu'ya şampiyonluk getiren konvoyu...

Günlerden beri Belediye Meydanında asılı duran iki katlı apartman boyundaki kırmızı-beyazlı "El ele, biz bize birinci ligdeyiz bu sene" yazılı bayrak dahi bu sevinçli hava içinde daha başka türlü dalgalanıyordu sanki...



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim