• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 16 °C

TÜRKİYE’DE KADINLAR GÜNÜ

Mustafa Namdar

 Amerika’da 40 Bin dokuma işçisinin daha iyi koşullarda başlattığı  direniş ve çoğunun kadın olduğu  129 işçinin ölümü 8 Mart 1857

26-27 Ağustos 1910 Danimarka’nın Kopenhag kentinde Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında  Alman Sosyal Demokrat önderlerinden Clara  Zetkin’in önerisi üzerine  8 mart Dünya Kadınlar Günü olarak  kabulü

Birinci ve ikinci Dünya Savaşı  yıllarında  bazı ülkelerde  anılması yasaklanan  Dünya Kadınlar günü 1960’lı yılların sonunda ABD’de  anılmaya başlamasıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Martın Dünya Kadınlar Günü  olarak kutlanmasını kabul etti .

Türkiye’de ilk Kutlanışı

   Dünya Kadınlar Günü  ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak  kutlanmış 1975 yılında  yaygın olarak  sokağa taşınmış. “Birleşmiş Milletler  Kadınların 10 Yılı” programından etkilenmiş 1975  yılında  “Türkiye 1975 Kadın Yılı”  kongresi yapılmış .1980 Darbesinden sonra  4, yıl  kutlanmamış 1984 yılından itibaren çeşitli kadın kuruluşlarımız  tarafından  yurt genelinde “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmakta.( değişik internet sayfalarından  derlenmiştir.)

   Bolu’da  Sosyal hizmetler İl müdürlüğünün koordinasyonunda 8 değişik kadın kuruluşunun oluşturduğu   platformda önce Anıt Park’da  çelenk koymayla başlayan  program kültür müdürlüğü salonunda devam etti.  ( Cumhuriyetçi Kadınlar, Atatürkçü Düşünce  Derneği Kadınları , Çağdaş Yaşamı Destekleme  Derneği Kadınları, Eğitim- Sen sendikası, kadınlar Birliği, Üniversiteli Kadınlar Derneği, Zihinsel ve Bedensel Engelliler Derneği .

1857’lerin vahşeti üzerine kadına uygulanan şiddet , dünya ülkelerini  kadın haklarına ait ortak akılla çözüm üretmeye  yöneltmiş. Ne var ki  kadına cinsel obje gibi bakanlar , erkek egemen , toplumlarda   gövde gösterisi olarak  gücünü savunmasız  kadın üzerinde sınamaya  devam etmekte. Ülkemizde kadına uygulanan şiddet sanki , sadece kadınların derdi. Yapılan uyarıcı bilgilendirmeler, paneller, konferanslar, nasihatlar  nedense  hep kadınlara yapılır. Sadist ruhlu erkeklerle ilgili  rehabilitasyon , tedavi yöntemleri ve bilgilendirmeler yapılmaz.

   Toplumsal düzenin sağlanmasında  da  her konuda olduğu gibi eğitimin önemi vurgulanır da , gelecekte ailenin temelini oluşturacak  kız çocuğunun oyuncağı bebek , erkek çocuğunun ki ile  tabanca olarak düşünülerek büyütülür.  Oğlana yeni yeni  konuşmaya başladığında “ hadi oğlum dayına bir sövüver bakalım” derken kız çocuğunun ağzına biber sürülmeye kalkışılır.

   Toplumsal değerlendirmelerde  kız çocuğunun  birinci deredeki sığınma evi baba evi iken, evlendiğinde bu ev baba ocağıdır. Emre itaat yerine getirilmezse kadın için ocak söner korkusunu yenecek bir güvencesi yoktur.  Dul kalırsa namus kapısının kilidi bozulur. Ekonomik dayanağı yoksa , etini sermaye yapmaya zorlanan . kadın, meydana gelen bir  ailede iyi kötü günün ortağı olmaktan çıkarılır. Kadın  saksıdaki bir çiçek gibidir. Güzelliği ile , kokusuyla uzun süre saksıda kalması için  gerekli özen gösterilemez. Soluduğunda yenisini koyma düşüncesi güzelliklerin  uzun süre paylaşımındaki özveriyi,çabayı ortadan kaldırıverir. “ Seni İstemiyorum boş ol”  kolaycılığına alışmış  bir toplumsal anlayışın  bireylerinde , yıkılmaya yüz tutan bir evin direklerine destek olmak fedakarlığı nedense hiç düşünülmez. “ Elimi sallasam ellisi” düşüncesi ; haklar karşısında  güvencesi olmayan kadına  baba kapısı kapanırsa , mahallenin korumacılığı ortadan kalkarsa , devletin güvencesi yok denecek durumdaysa  hem sevilen, hem dövülen  varlık olduğuna  inanan kadın uygulanan şiddete itiraz edecek gücü  kendinde bulamaz.

   Böylesi günlerde  bilgilendirme toplantıları kadınların  kendilerini korumaya  yönelik  hakların nasıl kazanılacağını anlatırken, aile  merdiveninin  diğer ayağı olan  erkeklere de hayat ortağına karşı  nasıl davranılmasının  rehabilitasyonunu  yapılırsa merdivenlerini düzgün tutma  şansı vardır…


Bu yazı toplam 891 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim