eryaman escort , ankara escort, ankara escort
  • BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

TÜRKİYEDE MİSYONERLİK FAALİYETLERİ

Mustafa Öz

            14.01.2005

Ülkemizde son yıllarda yoğun bir HIRİSTİYANLIK PROPAGANDASI ve ilanları, radyo yayınları İNCİL DAĞITMA, insanlarımızın zaaf ve inanç noksanlıklarını kullanma biçiminde AÇIKÇA yapılıyor. Dağıtılan bunca İncil, içine konulan paralar. Bu faaliyetlerin geldiği boyut. Harcadıkları paranın milyarlarca dolar olduğu dikkate alınırsa, bu işlerin üç-beş kişinin işi olmadığı hemen anlaşılmaktadır.

“Efendim Türkiye laik bir ülkedir, isteyen istediğine inanır veya inanmaz.” Bu sözler YENİ LİBERALLER, ATAİSTLER yada ne pahasına olursa olsun AB’ci geçinen özgürlükçü görünenlerce sık sık söylenen sözlerdir. Onlara göre tek felsefe vardır. BIRAKINIZ YAPSINLAR-BIRAKINIZ GEÇSİNLER. İyide biz Müslümanlar için aynı serbestlik neden yok..? Sorusunu biz sorduğumuzda ise bizim insanlarımızda oralarda mescit, cami açıyorlar şeklinde cevaplar alıyoruz. Oysa hiçbir Müslüman misyonerlik faaliyeti benzeri çalışma yapmaz..!

MÜSLÜMANLIKTA MİSYONERLİK YOKTUR

Bizim milletimiz tarihi geçmişinde bütün inançlara yada inanmayanlara saygı duymuş, bunun uygulamasını göstermiştir. Hristiyanlar: Müslümanlığın yayılmasını önlemek ve Türkleri Anadolu’dan atmak için HAÇLI seferleri düzenlemiş, DİNLER SAVAŞINI başlatmıştır. Bugün Müslümanlar, hala çok Hristiyan ülkesinde 2. Sınıf vatandaş konumundadır. ABD’lerinde Zenci Müslümanlara yapılan baskılar, işkenceler hafızalardadır. Bu ülke İslam dinini TERÖR le eşdeğer görmekte; Devlet başkanları BUSH vasıtasıyla Dünyadaki İSLAM KUŞAĞINI yok etme ve Hristiyanlaştırma (Protestanlaştırma) projesini devreye sokmuş bulunmaktadır.

İslam milliyet kavramını red etmeyen, sadece tebliğ metodu ile insanları Müslümanlığa davet eden, Ruhban sınıfının olmadığı bir DİNDİR. Oysa Hristiyanlıkta, dinin yayılması, papazlarmisyonerlerin Hristiyanlaştırma faaliyetleriyle yürüten bir RUHBAN SINIFI vardır.

Hristiyan olan insanların mili değerlerinden koparak (kendi olmaktan çıkması) kilisenin bağlı olduğu ülkenin çıkarlarına göre hareket ettiği HRİSTİYAN İNANCI ve TARİHİ geçmişte sabittir. Ülkemiz bunu en acı tecrübelerle, Rum, Ermeni ve YAHUDİ inanç sahibi Osmanlı tebaasında görmüştür.

NEDEN BU MİSYONERLİK FAALİYETLERİ ARTTI

Ülkemizde insanlarımızın inançlarının yaşanması ve öğretilmesi konusunda LAİKLİK le bağlantılı olarak; Tek parti döneminden buyana yürütülen bir tartışma ve çalışma ortamı var. Bazı çevreler LAİKLİĞİ adeta dinsizlik gibi algılayıp insanlarımızın DİNİ öğrenmelerini yaşamalarını LAİK’liğe aykırı bulup bu yönde yapılan çalışmaları sürekli engellediler.

Bir kısım insanlarımızda LAİKLİĞİ din ve vicdan özgürlüğü olarak görmeyip dinsizlik çalışması olarak gördüler.

Bu çatışmalar sonucunda insanlarımıza neye inanıp, neye inanmayacağını Bilimsel öğrenme metodlarıyla öğretemedik. İnsanlarımızda bir inanç boşluğu doğdu. Bazıları inançsızlığı MATERYALİZMİ inanç olarak benimsedi ve ATEİST (İnançsız) oldu.bir kısmı da sözde Müslüman olarak kaldı. Bazıları da inançlarına sahip olmak adına oluşturulan TARİKAT, CAMAAT gibi kuruluşlara katılarak dinini öğrenmeye çalıştı. Esas gürültüyü koparan da bu oldu. Efendim bu cemaatler, tarikatlar ülkeyi TEOKRASİ götürecekler. LAİKLİK elden gidiyor diye ortalık toz duman oldu. Herkes kendine göre haklı idi. Ama sonuçta insanımız gerçekten inançlarını tam öğrenip yaşama geçiremedi. Ülkede inanç boşluğu doğdu. Herkese göre Müslümanlık anlayışı TÜREDİ. Toplum geçim sıkıntısı ile boğuşurken, birileri çıktı bu zaafları kullanarak; Ülkemizde HRİSTİYANLAŞTIRMA faaliyeti uyguluyor. AB’ye giriş için yapılan düzenlemelerde bu kesimleri cesaretlendirmiş, faaliyetlerini artık sokaklarda Ev kiliselerde, Radyolarda, Gazetelerde hatta kurmayı düşündükleri TV’de açıkça yaymaktadırlar.

Bu faaliyetleri, masum bir inanç yayma ve yaşatma olarak gören ve gösterenler var. Ancak işin aslı hiç de bu şekilde değil. Bu faaliyetlere özellikle ABD büyük bütçeler ayırmış bir strateji olarak bakmaktadır. Kendilerine göre medeniyetler çatışmasının önünün kesilmesi için, İSLAM YEŞİL kuşağında bir Hristiyan kitle oluşturulmalı ve bu ÇATIŞMA yine o ülkelerin kendi güçleriyle engellenmelidir. Bu takdirde ülkeler için askeri faaliyetlere gerek kalmadığı gibi, ABD’leri ve müttefiklerinin çıkarları da uzun vadeli olarak garanti altına alınmış olacaktır. Türkiye’de: Ev altına mescit, cami, Cem evi, Cemaat evi, Müslümanlar için tartışma konusu iken; kilise yapmak, özgürlük ve inançlarda hoşgörü ve diyalog olarak algılanmakta ve algılandırılmaktadır.

Dinler arası diyalog hiç kimsenin karşı olduğu birşey değildir. Ancak bizim İncil; Tevrat’ı ve peygamberlerini kabul etmemiz, sadece onların faaliyetlerini cesaretlendirmekte, zaten siz MESİH’İ ve İNCİL’İ kabul ediyorsunuz, gelin Protestan olun demektedirler. Bugün ülkemizde 170.-000 ile 340.000 Hristiyan olmuş insanımız olduğu 20.000 Ev kilisesi olduğu belirtiliyor. Bu konuda ilk kapsamlı rapor, ANKARA TİCARET ODASI (ATO) tarafından yayınlandı.

Ülkemizde STRATEJİK olarak ABD’lerin önderliğinde bir Hristiyanlaştırma faaliyeti yürütülüyor. Bu faaliyetlere; Hoşgörü, Dinler arası diyalog gibi saf ve masume şekilde bakmaya çalışmak ESAS SAFLIK ve AYMAZLIKTIR.

Vakit geç olmadan, konu uzmanlarınca araştırılmalı ve ülkemizin geleceği İPOTEK altına alınmadan tedbir alınmalıdır.

Bu yazı toplam 370 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim