• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

Türkiye’de seçim havası

Mustafa Öz

Demokrasi varsa seçim olmalıdır. Totaliter rejimlerde de seçim yapılıyor. Demokrasilerdeki seçim ADALETİN güvencesinde ve hür iradeye uygun yapılmaktadır. Ülkemizde seçimlerin huzur içerisinde adil bir ortamda yapılması anayasa ve kanunlarla teminat altına alınmıştır. Buna rağmen hukuka uygun düşünmeyen davranışlar seçmene ve sandığa müdahaleler olabilmektedir. Bu müdahaleler seçme ve seçilmeye etki için yapıldığından demokrasiye gölge düşürmektedir.

Seçimler ülkelerin bulundukları coğrafi konuma ve tabiat şartlarına bağlı olarak halkın iradesini tam anlamıyla sandığa yansıtarak zaman dilimlerinde yapılmaktadır.

Maalesef 22 Temmuzda yapılacak seçim insanlarımızın iç göç açısından en yoğun olarak seyahate (köyüne, beldesine ve tatile çıktığı dönem) çıktığı döneme denk gelmektedir. Hava sıcaklıklarının seçim faaliyetleri için uygun olmaması, vatandaşın partilerin seçim faaliyetlerini takiplerini de zorlaştırmakta, bazı yerlerde imkânsız kılmaktadır.

Zaten seçim kanunu ve partiler konusunda değişiklik yapılmadığı için: Halkın iradesi yerine Parti başkanlarının, parti tüzüklerinin emri-vakileri yansımıştır. Vatandaş seçeceği adayı tanımadığı gibi, hangi partinin programında ne var, ne yok bilmemektedir.

Ülkemizde ilk defa yazılı ve görsel medyamız seçimleri görmemezlikten gelmektedir. Adeta medyamız SEÇİMLERE SIRTINI dönmüştür. Seçim faaliyetleri İKTİDARIN propagandası olarak yürümektedir. Medya-siyaset ve para ilişkisi (kirli ilişkiler) medyanın denetim fonksiyonunu kendi çıkarları adına yapmamasına yol açmıştır.

Medyanın büyük bölümü dolaylı olarak iktidarın kontrolü ile seçimi muhalefet partileri yönünden görmezden gelirken, bir bölümü de tamamen iktidarın kontrolünde ve yanında yer almış olduklarından muhalefeti bilerek görmemezlikten gelmektedirler.

Seçimlere iktidar lehine 1-0lık medya galibiyeti ile ve seçimde sandığa yansıyacak millet iradesi açısından uygun olmayan bir mevsimde giriyoruz.

İktidar partisi işte bu avantajlarla sanki iktidarda 4,5 yıl değil de muhalefetmiş gibi yapamadıklarının hesabını vermek yerine; muhalefet partilerini üzerine MAĞDURİYET POLİTİKASI İLE ARAÇ OLARAK KUL-LANILAN DEMOKRASİ VE DEMOGAJİ İLE adeta çullanıyor.

Zaten kötü bir zamanlaması olan bu seçimlerde tartışmalar kişiler üzerinde ve laf gevezeliği olarak yapılıyor.

Ülkenin sorunlarına karşı; sen ne yaptın ben ne yapacağım, nasıl yapacağını konuşan yok. Ülkemin insanı bu kördüğümü seyrediyor. Çoğunu da dinlemiyor. Ama sorunları da orta yerde duruyor.

Dış politikadaki teslimiyetçilik ve ipotekten nasıl kurtulacağız

Terörü nasıl yok edeceğiz

İşsizliği, fakirliği, hortumculuğu, özellikle belediyelerdeki adam kayırmaya yönelik ihaleleri nasıl adil hale getireceğiz

Köylünün yok oluşunu, işçinin, memurun, dar gelirinin refahını nasıl arttıracağız. 4.5 yılda 199 milyar dolardan 430 milyar dolara çıkan borçlar ne olacak. Cumhuriyetin tüm ekonomik değerlerini satmamıza rağmen bütçe açıklarının %60larda, faizlerin %20lerde seyretmesini nasıl önleyeceğiz.

Büyüdüğü söylenen ekonomiden 70 milyonun pay almasını nasıl sağlayacağız. Hırsızlık, kapkaç, rüşvet, fuhuş gibi toplumu yok eden ahlaksızlıkları nasıl çözeceğiz.

Siyasallaşan adaleti, yozlaşan demokrasiyi nasıl düzelteceğiz. Bürokrasiyi azaltmayı nasıl başaracağız. Eğitimsizliği nasıl düzelteceğiz. 200 kelime ile kültürlü olduğunu sanan gençliği gerçek kültüre nasıl kavuşturacağız.

Milli kimliğimize, kültürümüze, dilimize, dinimize nasıl sahip çıkacağız.

Cumhuriyetin korunmasını nasıl yapacağız. Toplumda derin güvensizlikler oluşmuş, bu güvensizlikleri nasıl aşacağız. Devletin kurum ve kuruluşlarını işlevsiz hale gelmesinin önüne nasıl geçeceğiz.

Anayasal kurumların ülkenin huzur ve refahı adına birlik beraberlik içinde çalışmasını nasıl sağlayacağız.

Terk ettiğimiz milli dış politikaya nasıl döneceğiz.

Şehirlerimizdeki plansızlığı, orman arazilerinin yağmalanmasını, hazine arazi işgallerini nasıl sona erdireceğiz. Çevreye saygıyı nasıl sağlayacağız. Boşalan köyleri, ekip biçilmeyen arazileri ne yapacağız. Milli olmayan eğitimi nasıl milli kılacağız.

Üniversitelerin önünde biriken geçlerimize nasıl bir yön vereceğiz. 84 yıllık cumhuriyet döneminde edindiğimiz ekonomik değerlerin ÖZELLEŞTİRME adı altında yabancılara peşkeş çekilmesi ile ilgili ne yapacağız. Açlık sınırındaki, yoksulluk sınırında yaşayan 55 milyon insanı milli gelir 5000 dolar lafı ile daha ne kadar avutacağız. %51 kayıt dışı olan ekonomiyi nasıl kayıt altına alacağız.

Trafik terörünü, bölücü terörü, demokrasi adı altında, fikir hürriyeti adı altında her türlü saldırıyı yapanları ne yapacağız. Sahipsiz kalan devlete, polise, askere nasıl sahip çıkacağız.

Demokrasinin olmazsa olmazı kabul edilen örgütlülüğün (sendikaların, sendikalaşmanın) önündeki engelleri kim kaldıracak, nasıl kaldıracak.

“Bağımsızlık benim karakterimdir ” diyen Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde %70 sigorta, %42 banka, %77 borsa, ekonomik şirketlerin %53, arazilerimizin % şimdilik 1,5 yabancı eline (Yunan, Barzani, Ermeni, Yahudi vs.) geçmişse ne yapacağız.

Elindeki holding imkânlarını medyada, iç siyasette dış siyasette millet zararına, kendi yararına kullanana ne yapacağız.

Millet için bir şey yapacak mıyız? Yoksa milleti yolup, soyup soğana mı çevireceğiz. Siyasilerin varisleri zengin olurken seyir mi edeceğiz. Bunlara cevap bekliyoruz. Ama nafile, Türkiye'de şeklen bir seçim var. Özü yok kabuğu var. Bu kabuk kaşındığında daha çok canımız yanar. Akıllı olmak lazımdır. Bu sıcaklarda olabildiğince… !

06.07.2007

Bu yazı toplam 522 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim