• BIST 90.383
  • Altın 144,353
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

Türkiye’de seçme ve seçilmede demokrasi işliyor mu?

Mustafa Öz

Ülkemizde insan hakları, özgürlük ve demokrasi alanında her geçen yıl gelişmeler oluyor. Düşe kalka, kırılarak dökülerek de olsa demokrasi yolunda yılmadan ilerlemeye devam ediyoruz. Demokrasiyi geliştirecek olan milli irade ve onun temsilcisi olan parlamentodur. Peki, parlamentomuz milli iradenin üstünlüğüne dayalı, çoğulcu, demokratik ve özgürlükçü bir anlayışla oluşabiliyor mu? Şayet oluşuyorsa ülkedeki bu güvensizlik istikrarsız birinin ak dediğine diğerinin kara demesi neden? Bu sorulara cevap bulursak Türk demokrasi ve ülkemizin iktisadi, mali ve sosyal sorularına da katkıda bulunmuş olacağız.

ŞU ANDAKİ PARTİLER KANUNA GÖRE: Her partilinin seçilme hakkı var mı? Kimler seçilebiliyor; kim kimi seçiyor: Önce partiye üye oluyorsunuz (Tabi ki yönetim sizi üyeliğe kabul ederse) üye olanlar arasından genellikle mevcut yönetimlerce Delegeler belirleniyor. Bu delegeler partilerin Belde, ilçe ve il yönetimleri ile denetimlerini seçiyor. İl yönetimi seçiminde partinin genel kurultay delegeleri de belirleniyor. Her seçim aşaması kıran kırana bir mücadele ile geçiyor. %90'nın-da da demokrasi dışı bir yapılanma söz konusu bütün bu mücadelelerden sonra yönetimlere seçildiniz! Teşkilatı ayakta tutacak maddi imkânınız yoksa başarılı olma şansımız da yok demektir.

Ülke genel seçimlerinde milletvekili adayı aday adayı olmak istiyorsunuz! Aday olduğunuz il çevresindeki tüm parti yöneticileri ile i-yi bir ilişkiniz olması lazım. Yani iyi bir partici olacaksınız. İyi bir particiden anlaşılan dürüstlük mü, çalışkanlık mı, parti tüzüğünü iyi bilmek mi, iyi hatip olmak mı? Maalesef günümüzde bunlardan çok sizi hatırlı kılan şey PARA'dır.

Siz adaylık için istenenin dışında teşkilatlara belli bir para aktaramayacaksınız, kendi propagandalarınız için binlerce YTL harcamayı göze alamayacaksınız. Aday adaylığınız sadece kayıtta kalacaktır. Kayıt oldunuz. Parti genel merkezi de sizi kendi ekibinden sayacak ve iyi bir sıralamaya alacak…! Sizi ekipten kabul etmezlerse zaten sıralamaya giremez ve aday adayı olarak kalacaksınız.

Sizi ekibe aldılar ve binlerce YTL harcayarak seçildiniz, artık milletvekilisiniz. Millet ağladığında ağlayıp, güldüğünde gülmeniz gerekir. Çoğunlukla böyle olmaz. Harcanan para ve emek kendinizindir. Onlar oy vermiş işleri bitmiştir. Artık siz söz sahibisiniz, sizin dediğiniz olur. Kendinize ve çevrenize bakmanız, kendinizi düşünmeniz lazımdır. Hani seçme ve seçilme de demokrasi vardı? Bunun adına PARANIN GÜCÜ, ADAMIN ADAM OLMA gücü demek daha doğrudur.

Parlamentoya bakın; iş adamı, serbest çalışan meslekler (doktor, avukat, mühendis, işletmeci v.b) dışında dürüst, kafası çalışan milleti için kendini feda edebilen kaç kişi seçilmiş ve seçmenin karşına çıkabilmiş.

Seçilmenin maliyetini karşılayamayan hiç kimse ne kadar akıllı olursa olsun (istisnalar dışında) seçilemez ve seçmezler. Çevrenizdeki milletvekillerinize bakın hangi özellikleri onları oraya taşımış kararı siz verin.

SEÇİM SİSTEMİ VE PARTİLER KANUNU

Ülkemiz çok partili sisteme geçtiğinden bu güne kadar seçim kanununda birçok değişiklik yapılmıştır. Her yapılan değişiklik kendi içinde yeni sancılar doğurmuş yeni tartışmaları başlatmıştır. Bugün ülke genelinde %10’luk baraj uygulaması vardır. Seçim yargı denetiminde gizli oyla yapılır. Tek derecelidir. Yukarıda seçilme ile ilgili serüveni açıkladık. Seçme ile ilgili serüvene gelince; vatandaş özgür iradesini demokrasi içinde kullanmak istediğinde karşısına PARTİNİN tespit ettiği aday çıkmaktadır. Vatandaş kişiye değil, partiye oy vermekte, partinin sıralamaya koyduğu adaylarda aldığı oya göre seçilmektedir. Yani vatandaşın seçme özgürlüğü tam anlamıyla sandığa yansımamaktadır.

Demokrasinin tamamı değerlendirildiğinde iyi ve kötü tarafları olduğu gibi; seçim sistemlerinin de iyi kötü yanları vardır. Burada esas olan ülkenin yapısına şartlarına göre en uygun olan en az mahzurlu olanı bulmak seçmede ve seçilmede demokrasi ve eşitlik ilkesini yakalamaktadır.
Ülkede % 25 oy oranıyla parlamentonun 2/3 sahip olmak hem demokrasi, hem adalet, hem de siyasi istikrar açısından uygun olmamaktadır. Kamu vicdanının tatmin olmasını sağlayacak seçme ve seçilme hakkı olmalıdır. Maalesef bu yönde bir çalışma görülmemektedir. Seçmenin tercihinin % 57si parlamentoda temsil edilmemektedir.

Bütün siyasi partiler küçük hesapları bir kenara bırakıp ülke menfaatlerini ön plana alarak; seçim kanunu ve partiler kanununu yeniden uzlaşma içinde çıkarmalıdır.

“YÖNETİCİLERİNİ RASTGELE SEÇEN BİR MİLLET, KAPTANI YOLCULAR ARASINDAN KURA İLE SEÇİLEN BİR GEMİYE BENZER…”

“HER TOPLUM LAYIK OLDUĞU YÖNETİCİLER TARAFINDAN YÖNETİLİR...”

06.04.2007

Bu yazı toplam 674 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim