• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

Türkiye’nin gözünü AB perdesi kapatmış!

Mustafa Öz

Ülkemizin gündemi günübirlik konular ve sunni oluşumlarla geçiştiriliyor. ATATÜRK’ten buyana dış politikamızı MİLLİ bir çizgiye oturtamadık. Dışişlerinde çalışanlar bırakın milli politikayı: kendileri bile milli değildi. Büyük elçiliklerimiz kadro, araç ve gereç açısından emsal ülkelerle karşılaştırıldığında ciddi imkanlarla donatılmıştı. Ama bizim elçilerimiz ya elçiliklerinden hiç dışarı çıkmaz, ya da TURİST gibi bulunduğu ülkeyi gezerlerdi. Oysa BÜYÜK DEVLET olmak için: dış siyasette YAKIN ve UZAK planlarınız yakın ve uzak hedeflerinizle olur. ABD’nin büyük elçileri veya mensupları bulundukları ülkelerin tarihi ve ekonomik gelişmelerini bizim Bakanlarımızdan iyi takip ediyorlar. 57.Hükümetten önce BOLU’ya gelip inceleme yaptıklarını; 58.Hükümette ise aynı incelemeyi yaptıklarını BOLU kamuoyu yakından biliyor. Dış politika günübirlik yürütülemez. TÜRKİYE’nin bulunduğu coğrafya, tarihi geçmişimiz nedeniyle: bizim hesabı olan ülkeler iyi takip edilip STRATEJİ geliştirilmesi lazımdır. Yönümüzü batıya dönmüş olmamız; AB’ne girmek için tüm enerjimizi harcamamız bazı çevrelerce çok doğal karşılanabilir. AB’nin günlük politika oyalamalarıyla vakit kaybederken ülkenin geleceğini de kaybetmemeliyiz. Yazımızın başlığını aslında SİYASİ İRADENİN gözünü AB perdesi kapatmış demek lazımdı ama; ülkemizin geleceği sadece mevcut siyasi iktidara bırakılacak kadar basit ve küçük değil. Gerek Meclis içindeki, gerekse dışarıdaki partiler sivil toplum kuruluşları; ülkemizin kuşatılmışlığı karşısında UYANIK OLMAK ve MİLLİ bir duruş sergilemek zorundalar. Bu nedenle başlığı genel ifadeyle yazdım. Dış siyasetimizi bir yandan AB, diğer yandan da ABD güdümüne sokmamızın bize sağlayacağı hayati çıkarlar varsa Milletimize açıklanmalıdır. Oysa AB ve ABD kendi nüfus alanı mücadelesi için ülkemizi SATRANÇ tahtasına çevirmiştir. Bu iyilikten ne hikmetse (Hikmet ÇETİN hariç) kimse istifade etmemiştir. "GÜRCİSTAN’DAKİ-KUZEY IRAK’TAKİ-ERMENİSTAN’DAKİ GELİŞMELERİ İYİ OKUMALIYIZ" Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan kapısı; aynı zamanda BAKÜ- TİFLİS-CEYHAN boru hattının geçtiği ülke olması dolayısıyla dış siyasetimizde çok önemli yeri olan Gürcistan’da; Rusya-ABD’nin mücadelesiyle sivil bir darbe yapılmış; darbenin baş mimarlığını ise bir ERMENİ olan ŞAKAVAŞVİLİ yürütmektedir. ACARİSTAN-OSETYAPAZYA özerk Cumhuriyetleri bu çıkışta RUSYA’ya daha yakın durmaktalar. Enerji koridorunun geçtiği a-landa yaşayan Ermeniler özerklik ilan etmek üzereler. Bütün bu olanlar Kuzeydoğu’dan tek çıkış alanımızın Ermenistan tarafından kuşatıldığını göstermektedir. Bu kuşatmanın mimarı ise ABD’dir. ABD dünyada şekillendirip nüfus alanına almak istediği yerlerde MCO’lar vasıtasıyla sivil darbe yaptırmaktadır. Ya da IRAK’ta olduğu gibi doğrudan İŞGAL yolunu seçmektedir. Türkiye’nin bu oluşumlara seyirci kalmaması lazımdır. Kuzey Irak’ta; İngilizlerle birlikte Kürt devletinin kurulması, hatta Kürtlerin IRAK yönetiminde etkin olması için ABD’leri ciddi açılışımlar yapmaktadır. Barzani’nin Yahudi asıllı olduğu dillere destan edilmiştir. İsrail, Kuzey Irak’ta Kürt yönetimleri destekleyerek her türlü yolu denemektedir. PKK (KADEK) isim değiştirerek TERÖRİST hüviyetinden sıyrılmak istemekte: Bu demokratik değişimde AB ülkeleri ve ABD’nin kendilerini desteklediğini MET TV’de açıkça ilan etmektedir. ABD’leri Türk Hükümetine EVE DÖNÜŞ Yasası çıkarttırmış: ancak 2250 hapishane TERÖRİSTİ’ne karşılık 250 civarında dışarıda terörist bu yasadan faydalanmak için başvurmuştur. Salıverilen teröristler ülkeyi yangın yerine çevirmek için C-3, C-5 patlayıcılar soktukları istihbarat kaynaklarınca belgelenmiştir. Hizbullah ve İbda-C artıklarının da EL-KAİDE taşeronluğunca soyundukları son TERÖR dalgasıyla gün yüzüne çıkmıştır. -ABD DÜNYAYI VE ÖZELLİKLE ORTADOĞU İLE KAFKASLAR ORTA ASYA EKSENİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEKTEDİR- Dış siyasetimizi ciddi STRATEJİLERE göre yürütmezsek; doğudan İSRAİL-KÜRDİSTAN-ERMENİSTAN ile çevrilmiş olacağız. Bu durumda Güneydoğu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgemiz tehdit altına girecektir. Zaten batıdan AB ve ABD’nin teşviki ve korumasıyla YUNANİSTAN tarafından kuşatılmış durumdayız. ANTALYA’nın Kaş ilçesinin karşısında bulunan Yunan adasından başlayıp tüm EGE’yi kuşatıp ÇANAKKALE boğazına kadar gelen ADALAR silah deposu haline getirilmiştir. Kıbrıs ise hepimizin bildiği şekilde YUNAN adası haline gelmiştir. LAİZİDU denen bir RUM kadın çıkıp KOSKOCAMAN TÜRKİYE’yi dava etmiş ve bu ülke: KANINI AKITMIŞ bir AZINLIK mensubuna boğazından bir şey inmezken 1.2 milyar dolar tazminat ödenmiştir. Daha ödeyecekleri ise yoldadır. Birileri iç siyasetteki başarıyı egemen yerli güçleri yanına almak. Dış siyasette ise dünyayı şekillendiren ABD’leri ve bizi aşağıladıkça aşağılayan AB ile beraber olmakta görüyorsa: Herkes aklını başına TOPLAMALIDIR. Şahsiyetsizlikle, mandacılıkla, himayecilikle, gördüğünü görmezlikten gelmekle hiç kimse gerçeklerden kaçamaz. Mücadele veriyormuş gibi görünüp buz üzerine yazı yazmak, GOYGOYCULUK yapmak, ben yaptım oldu demek mümkün değildir. Türk dış politikası milli çizgiden uzaklaşmıştır. GÜNEYSU-POTOMYA derken bir de bakmışsınız TÜRKİYE yerine ANATOLİYA; İstanbul yerine KONSTANTİNAPOLİS olmuşuz. Öyleyse ben size seslenmek istiyorum! Sayın devlet büyüklerim, siyasi parti yöneticilerim, sivil toplum kuruluşları başkanları: ANATOLİYA (ANADOLU) sizinle gurur duyuyor! Az zamanda çok işler başardınız! Tebrik ederiz...

Bu yazı toplam 283 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim