• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

Türkiye’nin kronikleşmiş sorunları duruyor

Mustafa Öz

Her ülkenin kendine göre değişen iç ve dış sorunları var.

Ülkemizin de kendine özgü sorunları olduğu gibi, diğer ülkelerle ortak olan sorunları da var.

Siyasetçilerin birinci görevi, ülkesinin sorunlarını çözmek, vatandaşını mutlu, huzurlu ve saygın, refahlı bir yapıya kavuşturmaktır.

Türk siyasetçileri istisnasız iktidara geldiklerinde, milletin dertleriyle uğraşıp çözmeleri gerekirken, ya kendi yandaşlarının taleplerini çözmekle, ya da lüzumsuz günlük işlerle uğraşıp çalışıyor görünmekle süreci tamamlamışlar.

Millet de her seferinde peşine düştüğü siyasetçinin birşey yapmadığını görmüş, “KEŞKE ELİM KIRILSAYDI DA OY VERMESEYDİM” demiş ama, gelen gideni aratmıştır.

Çok partili dönemde sorunları çözecek sayısal güçle iktidara: DP, AP, ANAP, AKP (AK Parti) olmak üzere 4 parti gelmiş, ama hiçbir sorun çözülmemiş, ya yerinde saymış ya da daha kötü olmuştur.

1946’dan 2008 yılına kadar tam 62 yıl geçmiş, hep aynı sorunlar duruyor. Peki nedir bu sorunlar?

EĞİTİM: Her siyasi eğitimi insana yapılan bir yatırım olarak görmek yerine: Okullarda kendi PROTOTİPİNİ yetiştirmek, kendi siyasi geleceğine hizmet edecek kadrolaşma yapmak amaçlı düzenlemeler yaparak, eğitimi REFORME ettiğini sanmıştır.

Ülkede hala okuma-yazma bilmeyen, okula gidemeyen, okuyup diploma almış ama hiçbir işe yaramayan adam dolu. AK Parti ANAYASAYI değiştirecek çoğunlukla iktidara geldiği halde, bedava kitap vermek dışında yaptığı birşey yok!

SAĞLIK: Koruyucu hekimlik yok, herşey ithal ikameli, doktor yetersiz.

Hastanelerin donanımları ve personeli eksik. Gerek özel, gerekse devlet hastaneleri hastayı ticari bir araç gibi görüyor.

Devlet hastanelerinde döner sermayeye çalışılıyor. Özelde ise kendi kesesine, olan devlete oluyor.

Sosyal güvenlikteki açık bu iktidar iş başına geldiğinde 25.7 katrilyon iken, mezarda emeklilik yasasına rağmen 125 katrilyona çıkmıştır.

GELİR DAĞILIMI: Enflasyonist politikalarla sürekli dar gelirlinin ezilmesine, altta kalmasına yol açmıştır.

Orta sınıf yok olmuş, alt ve üst kalmış. Açlık sınırında 12 milyon, yoksulluk sınırında 18 milyon insanımız; iktidarın un, şeker, kömür yardımına bakar olmuştur.

EKONOMİ: Üretemeyen, tüketen, %51 kayıtlı, %49 kayıtdışı, ithal, ikamesi ile ayakta duran, cari açığı 55 milyar dolar, dış borcu 500 milyar dolar olan bir yapıdadır.

Faizler yüksek: dışarıdan gelen 120 milyar dolar sıcak para FAİZ-DÖVİZ-BORSA üçgeninde %120 kazanım gider. Biz de ekonomimizi ayakta tutmakla övünüyoruz.

Bankalara borcu olmayan kalmamıştır. Gerek devletin, gerekse kişilerin borcu %130 artmıştır.

SOSYAL DENGELER: Ekonomik yetersizlikler, aile yapımızı bozmuş, boşanmalar, ahlaksızlık, fuhuş, kapkaç, hırsızlık, rüşvet artmış. Toplumun iç denetimi parçalanmıştır.

İÇ VE DIŞ HUZUR: Milleti millet yapan değerler birer birer yok edilmiş: Bölgecilik, etnik bölücülük, din eksenli bölücülük, ideolojik bölücülük artmış, tabanda ayrılıklar keskinleşmiştir.

Ülkede bölücüler her yerde, her konuda varken, şehit cenazeleri sıra sıra gelirken, asker dışında birşey yapmayanlar.

 Çete üstüne çete hikayeleri düzenleyerek vakit geçirmekteler.

ABD Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, bizimle kedifare oyunu içindedir. AB bizi oyalamaktadır. Kıbrıs’ta, Ege’de sorunlar çözülmemiştir.

Ülkede Büyük KÜRDİSTAN hayali kuranların sayısı hızla artmakta; Çevremizden adeta kuşatılmış durumdayız. Siyaset tatil yapmaktadır.

İŞSİZLİK: Vatan evlatlarının %22-25’i işsiz dolaşmakta, ailesine yük olup, şahsiyetini kaybetmektedir. Kafası çalışanlar, beyin göçü ile dışarılara kaçmaktadır.

TARIM: İthalat nedeniyle ve küresel haydutluk, küresel ısınma nedeniyle, adam yerine konulmamakla çökmüştür.

Evet, daha sayacak çok konu var. 2002’de iktidara gelen 4.Büyük parti AKP (Ak Parti) ülkenin hangi sorununu çözmüştür? Hemen ekonomi, sağlık, konut, yol diyecekler.

Bunlardaki çözümlerinin ülkeye nelere mal olduğunu, hangi bedelleri ödediğimizi de söylemeliler.Ayrıca çözdük dedikleri sorunların ANA BAŞLIKLARI yerinde duruyor.

Yarayı pansuman yapmak çözüm değil, bir süreçtir.

Önemli olan süreci tamamlamaktır. Aradan 7 yıl geçmiş, Türkiye hiçbir ANA SORUNU %47 oy alan bir partiye rağmen çözememiş.

Enerjisini boş işlere harcamıştır. Halk durumun farkındadır. Ancak demokrasiler alternatifsiz olmamasına rağmen, TÜRKİYE’DE ALTERNATİF SİYASET YOKTUR.

 Olsa bu iktidar her türlü organizasyon ve yapılanmasına rağmen 3 ay bile dayanamaz.

Ankara’da siyaset yapanlar uyanıp milletle kucaklaşıp alternatif olduklarını gösterseler!

22.08.2008

Bu yazı toplam 669 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim