• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Türkiye’nin sorunları ve yeni iktidardan beklentiler

Mustafa Öz

Milletin hakemliğine gidilerek bir seçim dönemi sona ermiştir. İnsanlar içinde, milletler içinde hayat devam getiriyor. Hayatın devam ettiği yerde sorunların, beklentilerin olmaması imkânsızdır. Ülkemizin bulunduğu coğrafya, tarihi geçmişimizin bize miras bıraktığı sorunlar var. Güncel sorunlar var, birikerek gelen sorunlar var. Yeni seçim demek, yeni heyecan, yeni hizmet planlaması demektir.

Halkın iradesi geçmiş dönemde %54 oranda parlamentoya yansımışken: Seçimlerden sonra bu oran %89 olmuştur. İki partili bir parlamentodan 68 partili bir parlementoya gelmiştir. Ülkenin problemlerine karşı çözüm üretilecek yasal düzenlemelerin tartışılıp konumlaştırılacağı parlementoya çok sesli hale gelmiştir. Çok partili parlamentolar sistemimiz ve Demokrasi adına olumlu bir gelişmedir.

Parlemento çalışmalarında milletvekilleri ve partilerimiz gerginlikten uzak, çözüm üretici, uzlaşmacı birbirine saygılı bir ortamda görev yaparlarsa oldukça verimli sonuç çıkacaktır. Özellikle iktidar partisi dediğim dedik anlayışı ile hareket edip muhalefetin sesini kısar, muhalefeti yok sayarsa Demokrasi adına pek hoş sonuç çıkmamaktadır. Tabanda da kırılganlıklar artmaktadır. Seçimlerde zaman zaman tansiyonlar yükselmiştir. Hatta iktidar partisi bazı partileri birbirine kışkırttırıcı bir üslup benimsemiş, yine bazı partileri ve onların tabanlarını yok sayacak, incitici sözler sarf etmiştir. Parlamentonun ilk toplantısında toplumu gerecek bir durum olmaması herkesi sevindirmiştir.

Eleştirilere karşı demokrasi ve hoşgörü ile karşılık vermek, kavgadan kırıp dökmekten uzak durmak milletin beklentisidir.

ÜLKEMİZİN SORUNLARI UYGULANAN KARARTMALARA RAĞMEN YERİNDE DURUYOR

İşsizlik resmi rakamlarda 9,7 iken gerçekte % 20-22 en ön sıralarda yer alıyor. Vatandaş iş kuruluşlarına derdine çare olmadığı için kayıt yaptırmıyor.

Gelir dağılımı çok bozuktur. Arttığı söylenen milli gelirden %80 oranında 2.5milyar kişi yararlanıyor. Açlık ve fakirlik sınırında yaşayanlar azalmıyor artıyor. Örgütlü çalışma modeli terk ediyor. Bu nedenle asgari ücret ve altındaki ücretlerle çalışanların sayısı, çalışan nüfusa göre giderek artıyor, işsizlerin çoğu üniversite menzunudur.

Enflasyon rakamlarla düşmektedir. Gerçek piyasada ise alım gücü yükselmen vatandaşa olumlu olarak yansımaktadır. Faizlerin %18,5 olduğu bir ülkede enflasyonun %78 olduğunu açıklamanın vatandaşa pratiklerle yansıması bulunmaktadır.

Ekonominin %51'i gelişen teknolojik alt yapıya rağmen kayıtalaşıdır. Kayıt altındakilerde kendi belirlediği oranı vergi olarak ödemektedir.

Sermayenin gücü küçük esnaf kosileri her geçen gün bitirmektedir.

Adalet geç teselli etmektedir. Ayrıca adil bir savaş da çoğu kez alınamamaktadır. Gelişen ve değişen teknoloji yeni savaş ve suçlular üretmiştir. Ancak bu suçlara karşı acil düzenleme yapılmamıştır. Ceza kanunu ve cum uz uygulamalarının suçları cesaretlendirdiği kanaatı yaygınlaşmıştır.

Eğitim sistemimiz ve modelimiz yap-boz içerisinde bir türlü rayına oturamamıştır. Okul öncesi eğitimde istenen norma getirilmemiştir. Eğitimin süresi yetersizdir. Zorunlu eğitim 12 yıla çıkarttırılmalıdır. Fiziki şartlar iyileştirilerek Tek Tedrisata getirilmelidir. Meslek liselerinin konumu ülke ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalıdır. Öğretmenlerimizin yetiştirilmesi özlük hakları iyileştirilmelidir.

Üniversite kapısı önündeki yıkılmaya çözüm bulunurken, üniversitelerin kalitesi arttırılmalıdır. YÖK kanunu yeniden düzenlenmelidir.

Devlet politikası olarak yürütülen AB ilişkilerinin dem ülkemizin insanımızın geleceği ipotek altına alıcı uygulama ve taleplere karşı milli politika oluşturulmalı. Toplumun Çağdaş norm talebi ile dayatmalara karşı taviz verilmesi karıştırılmamalıdır.

Ülkemizin insan kaynağı ve milli dayanağının yok olmasına sebep olan, yürekleri yakıp kavuran ULUSAL VE ULUSLAR ARASI teröre karşı içerde ve dışarıda kalıcı dirayetli politikalar oluşturmalı milletimizi bu ATEŞTEN kurtarmalıyız.

Siyasi ve menfaat temini amaçlı kadrolaşma ihale alma ve verme, kurumaların kimlikle sizleştirilmesine kişiliksizleştirilmelerine son verilmeli. Hukukun üstünlüğü benimsenerek; Anayasal kurumlar arasında çekişme ve kavga son bulmalıdır.

Ülkemizde ve dünyada küresel ısınma ve çevre felaketi yaşanmaktadır. Ormanların korunmasına, su kaynaklarının denizlerin kirletilmesine ve yeni çevre sorunları yaratılmasına karşı daha sistemli ve kalıcı çözümler üretilmelidir.

Ülkemizde rolcü terörden daha çok milli kaynağı ve insan kaynağını yok eden trafik terörüne karşı milli ulaşım masken planı yazılarak hukuki düzenlemeler yapılarak acil çözüm bulunmaktadır.

Sürekli borçlanarak yabancı kaynakların kullanılıp ülkemizin siyasi ve ekonomik baskı altında kalması önlenmelidir.

Köylerimiz, Beldelerimiz rehabite edilerek şehirlere güç önlenmelidir.

1. sınıf arazilerin tarım alanı dışında kullanımı önlenmelidir.

Milletimiz %47 oy ile bu saydığımız problemlere rağmen iktidar partisini tercih etmiştir. İktidar partisi arkasına aldığı bu güç ve 4,5 yıllık iktidarının tecrübesiyle ülkenin sorunlarını yapısal ve kalıcı çözümlerle ortadan kaldırmalıdır. Kendisine verilen bu masayı güç odaklarıyla uzlaşmak yerine millete ve Parlemento işi dış partilerle uğraşarak, zamanla yarışarak kullanmalıdır. Milletin beklentisi bu yöndedir. Güneşi sürekli baktıkça sıvalı tutmak mümkün değildir.

10.08.2007

Bu yazı toplam 590 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim