• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 5 °C

TÜRKİYE’Yİ (TÜRKLÜĞÜ) TEHDİT EDEN GELİŞMELER

Mustafa Öz

            01.10.2004

Türkiye Devleti’nin iç politikası; tarihinde belki de ilk kez dış politikası ile koparılamayacak hale gelmiştir. Küresel güçlerin ÇOK ULUSLULUK dayatmaları, etnik yapılaşma faaliyetleri, azınlık hakları adı altında oluşturdukları kurumlar, Ahlaki ve sosyal yapımızı tehdit edecek dayatmalar (Zina YASASI gibi) sonucunda; SOSYOLOJİK ANLAMDA MİLLİ DEVLET’i tesis edememiş ülkemiz açısından ciddi TEHLİKE oluşturmaktadır.

Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonrasında dile getirilmiş olan MANDA ve himaye ile FEDERASYON söylentilerinin bugün de dile getirilmesini bu süreç içerisinde değerlendirmek gerekmektedir. Ülkedeki; Milliyetçiler ve Ulusalcılar tarafından konuların öneminin dile getirilmesine AB ve ABD’leri çıkarlarına alet olmuş basın, idareciler, siyasetçiler tahammül gösterememektedir.

Türkiye her anlamda tarihi bir dönemeçten geçmektedir. Ülkemizi yönetenler; Türk Milletinin geleceğini hedefsiz ve ilkesiz gelgit politikası ile AB ve ABD’lerindeki KURTLAR SOFRASI’nda terk etmiş görünmektedirler. Türkiye DIŞ BORÇ nedeniyle; Uluslararası ilişkilerde bağımsız ve egemen davranma yeteneğini büyük ölçüde kaybetmiştir. Bunun en önemli örneği ABD’nin Türkiye’ye vereceği 8.5 milyar dolar kredinin KUZEY IRAK POLİTİKASI ile bağlantı kurarak verilme şartına bağlanmasıdır. Diğer örnekler ise belleklerde durmaktadır.

Ülkemizde her türlü bölücülük kurumsallaşmakla kalmamış, yasal koruma altına da alınmıştır. Farklılıklar özendirilmekte; ortak payda yaratacak birlik ve bütünlük kavramları tahrip edilmektedir. Türk milletini birbirine bağlayan DOKU çözülmektedir. Bu çözülmenin PANZEHİRİ olması gerekenler ise sorunun parçası olmaktadırlar.

Türkiye’nin aydını, bölücülük, bozgunculuk, yabancılaşma, yabancılaştırma ve çözülme sürecinde topluma çıkış yolu gösterecek yerde kendisi BOZULMANIN sebeplerinden birisi haline gelmiştir. Bu durum kültürel bağlarımızın kopmasına ve dengelerin bozulmasına yol açmıştır.

BOZULMAYI EKONOMİK KRİZLER DE TETİKLEMİŞTİR

Özellikle 70’li yıllardan beri süregelen ekonomik krizler, sosyal yaşamdaki yozlaşmayı (Bozulmayı) tetiklemiş her türden yabancılaşma ve yabancı hayranlığı sonucunda da kitleler bozulmuş; halkımızın DİNİ, MİLLİ ve MORAL REFLEKSLERİNİ FELÇ etmiş, işin düzeltilmesini zorlaştırmıştır.

Televizyonlarımızın, basın-yayın organlarımızın insanımızın zihinlerini ESİR alan olumsuz etkileri; GENÇLERİMİZİ MANKURTLAŞTIRMIŞ (DEĞERSİZ SERSERİLER) topluluğu haline getirmiştir... İnsanımız ipek böceğinin kendini kozası içersine hapsetmesi gibi giderek TOPLUMDAN kopmuş hayatın NESNESİ haline gelmiştir. Bugünkü UYURGEZERLİK veya TEPKİSİZLİK bu halin bir sonucudur.

Bu dağınıklığı fırsat bilen FEDERALİZM taraftarları; yabancı destekçilerin ve yerli destekçilerin yardımıyla iyice örgütlü hale gelmişler, etkinliklerini her geçen gün artırmaktadırlar. Milli devleti, milli birliği savunanlarla yapılacak hesaplaşmada bu kazandıkları mevzileri kolay bırakmak istememektedirler.

Tarih bizlere Osmanlı ve Roma’nın çöküşünden ders çıkarmamızı öğütlemektedir. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere bütün TÜRK DÜNYASI tarihi iyi OKUYAMAMAK ve ANLAYAMAMAK nedeniyle tehlikededir. Küresel güçler, yerli işbirlikçiler, hafıza kaybına uğramış aydınlarla taarruza devam etmektedirler.

Ülkemizi, insanımız, milletimizi seven herkes, özellikle de; TÜRK MİLLİYETÇİLERİ UYURGEZERLİĞİ bırakarak; uyanmalı, silkinmeli, kendine gelmelidirler. Şayet uyanmazsak, günün birinde Türkiye Cumhuriyeti de nasıl olduğunu anlamaya fırsat bulamadan kendini uçurumun kenarında bulacaktır.

Türklüğün İSTİKLALİ ve GELECEĞİ tesadüflere bırakılamaz. Bu nedenle ülkemizi bekleyen TEHLİKELERE karşı; ülkemizin, gençliğimizin ve milletimizin yeni bir silkinişe, kendine gelmeye ACİL ihtiyacı vardır. Yapılması gerekenlerin neler olduğunun TESPİTİ bizleri bekleyen TEHDİT’lerin iyi ÇÖZÜMLENMESİNE BAĞLIDIR. Ülkede ve dünyada olup bitenleri takip edip ne anlama geldiğini iyi anlayabilirsek, gerekli REFLEKSİ de gösterebiliriz.

Aksi halde geç kalıyoruz, geç..!

Bu yazı toplam 229 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim