• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C

TÜRKLER İÇİN NE DEDİLER

Hasan Dinç

 

Sahte bahar sona erdi ve gerçek bütün korkunçluğu ile yüzünü gösterdi. Hani derler ya gizli, gizli buluşanlar zamanı gelince doğumun önüne geçemezler. Türkiye’de de öyle oldu. “Güzel günler gelecek”  yalanıyla milleti aldatanlar, şimdilerde ülkenin dört bir yanını terör ateşinin içine hapsettiler. Bayram sevincini bile yaşayamadan milletimiz şehitlerine ağlamaya başladı. “Anneler ağlamasın” diyenler onların kanlı gözyaşlarına engel olamadılar. Bu kanlı boğuşma nasıl ve ne zaman biter bilemem. Farklı şeyler yazarak milletimizin kafasının karıştırılmasına da sebep olmak istemem. Onun için bu hafta konuyu değiştirmek ve uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konuya tahsis etmek istiyorum.

Milletimizin tarihi insanlık tarihiyle eşittir. Yani insanlık tarihinin tanıdığı en eski milletlerden birisiyiz. Anayurdumuz Orta Asya olmasına rağmen eski dünya diye bilinen Asya ve Avrupa’nın her yerinde,  Afrika’nın ise bilinen bölgelerinde atalarımızın ayak izine rastlamak mümkündür. Yani bu coğrafyalarda yaşayan bütün milletlerle münasebetlerimiz vardır ve onların hakkımızdaki hükümleri kayıtlara düşmüştür. Bugünkü yazımda işte milletimiz hakkında söylenilen ve her biri bizim için bir iftihar sebebi olan o sözlere ayrılmıştır. Son yıllarda siyasi iktidarın Türklüğe savaş açması, Türk milli bütünlüğünü parçalamak istercesine 36 etnik parçaya ayırmaya çalışmasının başımıza ne gibi felaketler getireceğini hep birlikte göreceğiz. “Ne mutlu TÜRK’ÜM” sözününü ve çocuklarımızın okullarda söylediği “Andımızı” kendileri için rahatsızlık sebebi sayarak uygulamalardan kaldıranlara yaşlı tarihin vereceği dersi ibretle seyredeceğiz.

Milletimizle ilgili ilk iftihar kaynağı hüküm mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’den ve de şanlı peygamberimiz Hz. Muhammed’in sözlerinden alınmıştır.

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse Allah öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihat yaparlar ve kınayanların kınamalarından korkmazlar. Bu Allah’ın bir lûtfudur, onu dilediğine verir. Allah’ın lûtfu boldur. O her şeyi bilendir.”(Maide suresi 54)

“İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden asker ne iyi asker, onu fetheden komutan ne  güzel komutandır.” (Hz. Muhammed)

“Türkler size dokunmadıkça, onlara dokunmayınız” (Hz. Muhammed)

“İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır. Erkeğin cesur, kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet daha vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lâkin mağlup edilemezler.” (Napolyon Bonapart)

“Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz.” (William Martin)

“Poltova’da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş… Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elma bağa sardılar. Bu kadar âlicenap, bu kadar asil, bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı” ( Demirbaş Şarl- İsveç kıralı)

“Şecaat ve cesaret bakımından Türklerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiçbir kavim yoktur. Cenab-ı Allah onları aslan sıfatında yaratmıştır” (İbn-i Hassul)

“Türklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekâsı vardır. İşte Türk, bu zekâsıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. Zaten Avrupa’nın yarısını yüzyıllardır boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olmazdı.” (Çarnayev- Rus komutan)

“Türk asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir.”( Pierre Loti)

Doğulu önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümetin temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar. İyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. Bu asil hareket Ruslardan fazla ve özellikle Türklerde göze çarpıyor.” (Auguste Comte)

“Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar. Belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.” (Lady Mary Wortley Montago)

“Türk’ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türk’ün özünü göstermektir. Bu öz, ayışığı gibi görülür fakat gösterilemez” (Decamps- Fransız ressamı)

“Türklerin yürekleri temizdir. Onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur.” (Semame İbn-i Eşreş)

“Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattır. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır.” (William Pitt- İngiliz devlet adamı)

“Türk, Heredot’tan, Tevrat’tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulusun adıdır. Sadelik içinde görkemi, Sükûnet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür” (Hammer- Ünlü Macar Tarihçisi)

“Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yer yüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir. (Comenius- Çek Bilgini)

“Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk’ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır” (Lord Byron)

“Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur.” (Hamilton)

Önümüzdeki haftalarda uygun oldukça bu konuya devam etmek üzere kalın sağlıcakla.

Bu yazı toplam 1376 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim