eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 102.234
  • Altın 146,353
  • Dolar 3,5209
  • Euro 4,1790
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

TÜRK’ÜN CANI “ÇANAKKALE!”

Aykut Karagüzel

Her ziyaret edişimde bende derin izler bırakır Çanakkale.

Ağlatmadan bırakmaz beni atalarımın lale bahçesi canımın canı Çanakkale. Toprağa basarken vücudumu kendime çektiğim, Mehmetleri incitmekten korktuğum canımın yarısı can’dır Çanakkale.

Yüreklerin dağlandığı, coşkuların gözyaşıyla sel olduğu borandır Çanakkale.

Çamların gölgesinde uzanmış tütününü sarar Tuncelili Erdinç; seslenir uzaklardaki Urfalı Zafer’e ateşini gönder diye. Kıbrıslı Hüseyin kızar ateşle oyun olmaz, yerimizi belli edeceksiniz diye. Balıkesir’in efesi Erkan’dır yaralılara su dağıtan, susuz kalmışlara yağmur olan. Mersin’in yörüğünden gelir zafer nidası “Yastığımız mezar taşı, yorganımız kar olsun. Şayet biz bu yoldan dönersek, namus bize ar olsun!”diye.

Analar kuzularını teslim etmişlerdir kumandanlara… Ölürlerse şehit; yaşarsa gazi olsun, diye. Kınalar yakmışlardır henüz on beş, on altı yaşlarındaki can parelerini. Ama başları dik! Ama gözleri ufukta! Çünkü güveniyorlar Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’ya. Nerden bilebilirlerdi ki bugün Çanakkale Zaferi anlatılırken Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın Cuma Hutbesinde adının bile anılmadan geçileceğini.

Geçen Cuma günü bir kez daha şahit oldum bu tarih bilmez insanların hutbeden Çanakkale’yi anlatışlarına. Sadece Mehmet Akif vardı ismi anılan. Yani çorbanın nasıl yapılması gerektiğini, hangi baharatların mükemmel sonuçlar doğuracağını belirleyen aşçıbaşı unutulmuş(!); çorbanın ne kadar mükemmel olduğunu anlatan gurme(Bence dünyanın en iyi beş şairinden biridir M.Akif) anlatılıyordu bu zaferde.

Şimdi buradan da hayranı olduğum Mehmet Akif’in düşmanı ilan edilmem herhalde? Tarihi bu kadar bilenler eminim ki edebiyatı da benden çok daha iyi (!) biliyorlardır.

Üç şey söyleyebilirim: “EL İNSAF!!!”  “EL İNSAF!!!”  “EL İNSAF!!!”

Geçen gün arabamla eve doğru giderken radyoda Bedirhan Gökçe’yi dinliyordum ve harika bir şiir okudu üstat Gökçe. Gerçekten son zamanlarda halimizi, birliğimizi, dirliğimizi, güvenimizi kaybettiğimiz şu günlerde bu şiir beni tekrar kendime getirdi.

Ve dedim ki kendime: “Ey Oğuz torunu Aykut, titre ve kendine dön! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir? Titre ve kendine dön!”

Çanakkale Zaferi’mizi kutladığımız, şehitlerimizi andığımız şu haftada bir kez daha Yüce Allah’tan Mustafa Kemal ATATÜRK ve aziz şehitlerimize rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun…

Değerli şairimiz Bedirhan Gökçe’nin bu harika şiirini sizlerle de paylaşmak istedim.

Beğeninize…

 

ELİF OLMAK, MEHMET OLMAK

“Önce Elif olmak Mehmet olmaktır mesele
Elif gibi dümdüz Mehmet gibi şahan
Sonra bir kadın, bir erkek ve sonra vatan
Dalgalanan bayrağın gölgesinde bir olmaktır mesele
Birlik olmak hiç hayıflanmadan
Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirinde Elif olmaktır,
Mustafa Kemal’in kağnısını yürüten…
Mehmet olmaktır;
Vatanın bağrında sıra dağlar gibi yükselen…
Arif Nihat’ın şiirinde bayrak olmaktır
Nereye dikilmek istiyorsa oraya dikilen…
Nazım Hikmet’in davetinde
Dörtnala gelip uzak Asya’dan ve
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan…
Necip Fazıl’ın büyük Doğu’sudur bu vatan…
Memleket istemektir Cahit Sıtkı gibi
Kardeş kavgasına bir nihayet olan..
Türkü, kürdü, çerkezi, arabıyla
Aynı al bayrağın alına dedesinin kanı bulanan…
Bizimdir Beytüşşebap, kör tuzla, Çemişkezek…
Anadolu sadece İstanbul İzmir değil diyen
Yavuz Bülent’in dilinde dedem korkut şafağıdır…
Selahattin Eyyubilerin kılıcından
Koca Akif’in Çanakkale’sine damla damla dökülen
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsiz
Nihal Atsız’ın geri gelen mektubunda aşktır bu vatan…
Oy sevmişem ben seni, diyen
Ahmet Arif’in Havar’ında bir sevdadır bu vatan…
Elif dergahında, mim kapısında seni istemektir ille de seni
Aşık Sefai’nin şiirinde ille de sen olmaktır bu vatan…
Evet bir Elif bir Mehmet olmaktır bu vatan
Mustafa Kemal’in kağnısı yıkılıp kaldığında
Elif olmaktır mesele, kocabaşın yerine kendini koşan
Mehmet’in cephede yüreği yandığında
Bir yudum su olmaktır vatan…
O suyu elinin tersiyle iterek bakışları ile şehadete uzanan
Kınalı Alileri yetiştiren ana olmaktır Elif…
Erzurum tabyalarında Nene Hatun olmaktır
Kazma kürek demeden ne bulduysa çağlayan…
Bazen 275 kiloluk mermiyi kaldıran Koca Seyittir Mehmet olmak
Anafartalar’da her biri tek başına bir tarih yazan…
Anadolu, ana dolmuşsa eğer Elif’tendir…
Bayraklar bayrak olmuş
Sancaklar sancak olup düşmemişse eğer o da Mehmet’tendir…
19 Mayısları, 30 Ağustosları, 29 Ekimleri bayram yapan
Bayramının adını hürriyet ve zafer koyan
Bayramı bayraklaştırarak dalgalandırmaktır toprakları vatan kılan
Buyurun o zaman…
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal
Ebediyen sana yok ırkıma yok izmihlal
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal…”
                                               (Bedirhan Gökçe)

19.03.2014

Bu yazı toplam 2047 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim