• BIST 1.532
  • Altın 407,491
  • Dolar 7,3380
  • Euro 8,8114
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 6 °C

Üç Aylar İklimine Girdik

Cevat Özsoy

Ramazan’ı şerifin habercisi olan üç aylara girmiş bulunmaktayız.

Üç aylardan ilki olan Recep ayının ilk Perşembe günü Regaip kandili kutlanır.

Başka yöreleri bilmem ama; bizim köyümüz de, büyüklerimiz bu geceye “Namaz” diye adlandırırlardı. Neden “Regaip” değil de “ Namaz” derlerdi, bilemiyorum; ama böylesine kıymetli bir geceyi “ Namaz” diye anarak, çok özel bir anlam yüklemeye çalışıldığını düşünüyorum.

 O gün ve o gece vesilesi ile bizim Boluların  “lokum” diye isimlendirdiği lokmalar yapılır ve bunlar komşulara ikram edilir, akşam ise camide yemek ikramı yapılırdı ve bu gün bu gelenek hala devam etmekte, yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Bunun yanında, o gün için pazardan mumlar alınıp cami ve evlerin pencerelerinde yakılırdı. Zannediyorum, İslam’dan önce bir Türk geleneği olan mum yakma, İslam olduktan sonra böylesi önemli bir gece için de devam ede gelmiştir, bilemiyorum…

Bura da görülüyor ki, bu gece ile ilgili “ikram, ihsan, oruç ve namaz”  sözleri ve geleneği ile üç ayların gelişi bundan daha güzel anlatılamaz.

Üç ayların gelişi bizler için adeta bir Bahar mevsimidir.

Bizi dünyanın kirlerinden uzaklaştırıp, adım adım Rabbimizin rahmetine, lütfuna yaklaştıran önemli bir zaman dilimidir. Bu durum da, bu aylar vesilesi ile ibadet, zikir ve hayır işlerinde daha fazla hassasiyet göstererek, yeniden silkinme ve yenilenme yolunda adım atmamız için de önemli bir fırsattır.

Geleceğimize yönelik yeni bir sayfa açma, ibadete yönelme, sosyal hayatta ve aile için de, iş ortamında gıybet, asılsız suçlama ve ötekileştirme gibi toplumumuzu geren yanlışlardan dönüp, hoşgörü ve merhametin yaygınlaşması yönünde bir adım atmalıyız. Artık, bizim tüm enerjimizi tüketen şu çirkin kavga ortamından çıkmalıyız. Ülkemizin buna her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı vardır.

Güzel ülkemizin, adata, bir ekmek ve su kadar ihtiyacını hissettiği huzur ve sükûn ortamına erişebilmemiz için başka bir çıkış yolumuz da yoktur.

Yazımın başında, kavuştuğumuz üç aylar için “bahar mevsimi” demiştik. Nasıl ki, bahar mevsiminin gelişi ile ruhumuz huzur bulup, gönlümüze mevsimin güzelliği yansıyorsa, üç ayların gelişini de manevi bahar mevsimi olarak görüp, aynı huzura ve güzelliğe ulaşmamız zor olmayacaktır. Böylesi güzelliği bize lütuf ettiği içinde Rabbimize şükür etmeliyiz.

Netice-i kelam, dünyevi ve uhrevi huzura kavuşmak için helal ve haram bilincini, doğruluğu, dürüstlüğü önce kendi nefsimizde başlayarak ailemiz de, çevremiz de ve tüm toplumda yayılması yönünde gayret ettiğimiz de, üç aylarla beraber manevi bahar mevsiminin gelmesi mukadderdir.

Kavuştuğumuz üç ayların bir bahar gibi yeniden doğuşumuza, kardeşliğin, birliğin, dirliğin pekişmesine vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz eder, tüm İslam dünyasına ve insanlığa hayırlara vesile olmasına dilerim.

Kalın sağlıcakla

Günün sözü:

Nefreti yaymak kolaydır; ama sevgiyi yaymak zordur.

Vicdansız olmak anlıktır; yürekli olmak sonsuzdur.

 

 

Bu yazı toplam 1855 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim