• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • Bolu 34 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 36 °C

ÜÇ AYLARIN SONRASI

Mustafa Namdar

Recep, Şaban ve Ramazan sırtlarındaki hayır hasenat, yardım bereket, hoşgörü af, sevgi muhabbetle doldurdukları torbalarını boşaltarak geçip gittiler. Bayram kutladık üç gün üç gece. Sevildik sevindirdik, el açanları giyindirdik, açları doyundurduk gönülleri hoş ederek affettik affettirdik. Birbirine dolaştırıp karmaşık hale getirdiğimiz sevgi yumağının uçlarını birleştirerek yeniden sarmaladık güle oynaya. Güzelliği saksıda değil gönüllerde açan çiçeklerle oluşturmaya çalıştık, kokladık koklamasını öğretmeye çalıştık birbirimize. El öptük koyduk başımız üstüne. Hediyeleştik hoş ettik gönülleri. Tokalaştık yumruk olduk güç verdik yüreğimizin sıcaklığıyla canlara cananlara. Rüzgar gibi gelip geçti Recep Şaban Ramazan yüklerini toplum üzerine saçarak…

   Zaferle kucaklaştı bayram 89. Yılda. İnsanca yaşamanın ön koşulu olan bağımsızlık tohumlarını, manevi duygularla besleyip geleceğe daha güçlü dostluklarla merhaba diyebilmek için çizmeye çalıştık yol haritamızı. Umarım,yollara diken tohumları saçmayız!!!

   Gönül bağında kurulan sofraya bir yıl sonra konuk olup bereket saçan Recep Şaban Ramazan, bıraktıkları gibi bulabilecekler mi kurdukları Halil İbrahim sofralarının bereketini? Gönüllere saçtıkları çiçek tohumlarının, gül goncaya döndüğünü görebilecekler mi? Düşmanlıkların, haset ve kin duygularının yerini alan ortak aklın süzgecinden geçirilen barışın, kardeşliğin, paylaşımın, hak ve hukukun üstünlüğünün vazgeçilmez olduğunu anlayabilecekler mi?...

   Recep, Şaban, Ramazan, dışında kalanlar bundan böyle ’’eski tas eski hamam’’ diyerek devam mı edecekler durulan suları bulandırmaya? Sevginin yerini, kin ve nefret atacak da yumruklar yeniden sıkılıp parmaklar yeniden tetiklere mi uzanacak? ’’ Hamam suyu ile dost gönülleyip” hamasi nutuklarla ‘’yayladaki yoğurda parmak atmaya’’ devam mı edeceğiz? Kendi görevimizi bırakıp başkalarının doğrusunu kendimize görev belleyip insanları şah mat deyip kendimizin kulaklarını çınlatan seslerle görevimizi yaptığımızı sanıp, yasaların önüne geçerek yaptığımız kayırmacılık işlerinden geleceğimizi kurtardığımızı mı sanacağız? Sahi, Recep, Şaban, Ramazanı uğurladıktan sonra  kazanımlarımızı muhafaza edip yola devam mı edeceğiz ? Esen rüzgara göre yön mü belirleyeceğiz? Biz ne yapacağız? Her şeyin ilacı zamandır deyip geçecek süreci mi bekleyeceğiz?...

   Sevdik birbirimizi bakın; ’’Bütün dünya kardeş oldu. Görün hayat ne güzel’’ serenatlarıyla  emanet aldığımız  değerleri gelecek kuşaklara  bırakacağımızın müjdesini verebilecek miyiz???

   Nice Sağlıklı ve mutlu günlere bayram sevincini yaşatarak diyebilecek miyiz hep birlikte ?

07.08.2011


Bu yazı toplam 2162 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim