• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -4 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C

UÇAKLAR UFUKTA GÖZÜKTÜ HAVAALANI KERVANINI DÜZÜYOR

Mustafa Nuri Gürsoy

Kahvaltı çorbamı kaşıklarken, pazar günleri TRT1 de kovboy filmi izlemek,

Güne daha iyi başlamama vesile oluyor.

Bu haftaki kovboy filminin adı “ÖNCÜ KADIN” idi.

Kovboy filmi ile mütenasip bir ismi olmasa da..

“Öncü Kadın”

Diğer kovboy filmlerinin aksine çok farklı bir senaryoya sahip olduğunu gördüm.

Haydut yok.. İyi adamlar çoğunlukta.

Soygun yok..Yardımlaşma/imece üst düzeyde.

Adamlar kasten öldürülmüyor.. Ya kazara ya da ecelleriyle ölüyor.

Ana tema..Toprak.

Film; geniş bir arazi üzerinde yerleşmiş/göçerek gelmiş küçük toprak sahibi bir avuç insanın üretim  mücadelesi serüveninde geçiyor.

Müthiş bir imece ve dayanışma örneği gösteren bu insanların ve  şehirli bir kadının, kocası öldükten sonra yaşadıkları oldukça enteresandı.

Sadece bu tür  filmler değil, nostalji içeren geriye dönük bütün hikayeler benim için hep değerli olmuştur.

Yaşadığım hayata şükretmeme, yaşanmışlıklar üzerinden yaşanacaklarıgörebilmeme vesile olması da cabası.

Her ne ise konumuz  kovboy filmleri değil.

Western üzerinden bir makale yazmak da şu anda çok değerli olmaz.

“Öncü Kadın” isminden yola çıkmak daha anlaşılır olacak..

Toplumda “öncü” olmak, tarih yazmak hiç kolay değil.

Teknoloji, bilim, medya, uluslararası ilişkiler, basın, dinleme, siyaset, ekonomi, yağmur, çamur…

Ve bunlara paralel işler, ilişkiler..

Bunlar, bir toplumda “Öncü” olmaya direkt/endirekt etki eden faktörler olarak öne çıkıyor.

Kısa bir örnek verecek olursak;

Muhtar bile olamaz dedikleri Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu.

Kim ne derse desin, mevzuya nereden bakılırsa bakılsın, ister ak bakılsın, isterseniz her zaman olduğu üzere kara kara bakın; son otuz-kırk yılı içine alan “Öncü Adam”  diye bir film çekilecekse eğer filmin kahramanı bellidir.

Recep Tayyip Erdoğan.

Şimdi buraya bir nokta koyalım ve mevzumuza kaldığımız yerden devam edelim.

Bolu Belediye Başkanımız Sayın Alaaddin Yılmaz Bolu ilimizde farklı işler yapıyor/yapmaya devam ediyor.

Farklı bir iş tutuşa,

Farklı bir şehircilik anlayışına sahip.

Hayal ediyor/paylaşıyor/konuşuyor/servis ediyor/siyasi manada desteğini de arkasına alarak/kurumları da içine katarak uyguluyor.

Cesaret ediyor, aklına yattığında ise düğmeye basıyor.

Bundan yıllar önce bir köşe yazımda yazmıştım.

İzzet Baysal caddesinde bir kazma vurulmamış, benzer bir yazı kaleme alınmamış, henüz fikir fiiliyata geçmemişti.

Ve Fakat,

İzzet Baysal Caddesini trafiğe kapat öneri fikrime vesile olan da, Sayın Başkanın ta kendisi idi.

Aradan aylar geçtikten sonra bu çalışmayı ve kafasında zaten baştan var olan bu projeyi uygulamaya koymuştu.

Şimdi de diyorum ki;

Sayın Valimizin golf'e dair paylaşımlarından sonra;

Tez aklım bu defa…

Havaalanı diye tutturdu ki.

Kartalkaya, Narven, Golf Sahaları, Abant, Gölcük, Arkut, Termal turizm gibi temiz hava alanlarının merkezi olarak,

Artık; Bolu şehrimizde Havaalanı olmadan asla olmaz.

Demem o ki;

Bolu'yu hızlı tren gar'ı kesmez.

Ak Parti İl Başkanlığımızda İl Başkanı Sayın Yüksel Coşkunyürek’in 27 Ağustos Çarşamba günü olağanüstü kongre ile ilgili basın toplantısından önce,

İl Başkanımız Yüksel Coşkunyürek, Belediye Başkanımız Alaaddin Yılmaz, diğer belediye başkanlarımız, bazı ilçe başkanlarımız ve yönetim kurulu üyelerimiz olduğu halde gerçekleşen sohbet ortamında şunu anladım ki…

Uçaklar ufukta gözüktü.

Ve ..!

Havaalanı kervanını düzüyor.

Bu yazı toplam 1552 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim