• BIST 89.891
  • Altın 144,926
  • Dolar 3,6212
  • Euro 3,9105
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C

ÜLKEMİ GEZMEK İSTİYORUM

Hüseyin KAYA

Yılların tatilsizliği var üzerimizde.

"Eşim Serap, kızım Martı ve oğlum Pars'la birlikte şöyle bir Anadolu turu ne güzel olur" diye geçti aklımdan...

"Havalar yaz olsa da direksiyonu kırıversem gönlümce bozkırlara doğru " diye düşüncelerim sıralanırken gözlerim kapanıvermiş koltukta.

***

Van gölü civarındayız.

Tatvan'dan Bitlis'e doğru yol alırken karnımız acıktı.

Eskiden tütünün kralının yetiştiği Rahva düzlüğünde bloklar dikilmiş, ova şehirleşmiş her yerde olduğu gibi.

Kent merkezine girip arabamızı çarşı içine yakın bir yerde park ettikten sonra dalıverdik restorana.

Bir acıkmışız ki sormayın gitsin.

Önce glorik çorbası ve içli köfte, ardından yeme de yanında yat misali tandırda Büryan.

Bir gece konakladığımız şehirde Fatiha yokuşundan Kurubulak'a çıkamadan "Bitliste beş minare" türküsü eşliğinde Diyarbakır yoluna devam ettik.

***

Yolumuz Diyarbakır'a doğru.

Nasıl olur bilemedik ama İslam Peygamberinin kendisini görmeden hırkasını bıraktığı ermiş mertebesinde ki Yemenli Veysel Karani'nin türbesi yolumuz üzerinde.

Bir türbesinin de yaşadığımız kent Bursa'da olduğunu bilmemiz den dolayı şaşkınlık içinde Batman tarafına sürüyoruz arabamızı.

Hey gidi Petrol şehri Batman hey! Sen neydin otuz sene önce şimdi ne olmuşsun. Minik bir kasabalıktan koca bir şehre dönüşmek nasıl olur gelenler bir görsün.

Cizreye doğru yol alırken "İdil Midyat- arasıııı vay le le le le le le" türküsü ağzımızda.

Camilerin arasında bir kaç kilise yi görünce hanım sordu "bu kiliseler de ne" diye.

İlk Hrıstiyanların bu bölgede (Monofizitlerden) Süryani mezhep olarak devam ettiklerini anlattım bir çırpıda.

Nasıl oldu anlamadan Cizre'ye gelmişiz ve Dicle köprüsünden geçip hafiften Şırnak'a doğru kırıvermişiz direksiyonumuzu.

Bir ara gözüm açılıp tekrar kapandı.

***

Hoşap kalesi karşısında çay içiyoruz...

Muhteşem görüntülü kalenin görüntüsüne "vay be" diyoruz seslice...

Hakkariden yola çıkmışız Yüksekova Şemdinli kavşaklarını geride bırakıp Hoşap kalesi karşısında çaylarımızı yudumladıktan sonra ver elini Van.

Van içinde bir tur attıktan sonra Edremit-Gevaş tarafına kıvrıldık.

Akdamar adasını izledik resmi geçit gibi,

Kunduzkıran geçidinde zirvelerde gezindik kral gibi...

Bir baktık ki Tatvan'a gelmişiz.

Hizan yaylalarında yetişmiş göçer kuzularından enfes bir yemek...

Tadı damağımızda.

***

"Hadi kalk yemek hazır" diye bir ses...

İçimden "En lezzetli yemeklerdeyiz şu an hanım sen neden bahsediyorsun" diyerek gözlerimi açtım.

Hanım ve çocuklar masaya oturmuş beni bekliyorlar.

Elimi yüzümü yıkayıp ben de oturdum.

Rüyada bile olsa ülkemi gezmek ne güzelmiş.

Huzur içinde ülkemi gezmek istiyorum.

İnşallah o günler yakında.

Umutluyum.

Bu yazı toplam 981 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim