• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Umarım gençler bizim yapamadığımızı yapar

Mustafa Namdar

Gurbete ilk çıkışımda öğrendim Bolu’nun güzelliğini ve insanlarının davranış özelliklerini. İşgal altında kalmamış olan insanlar yerlerinden yuvalarından ayrılıp ekmeğini dışarıda arama eziyetini çekmemişler. Kendi yöresinde, kendi yuvasında kalarak ellerinde olanıyla idare edip kendi yağlarıyla kavrulmuşlar. Ayrıca Bolu uzun yıllar dışarıdan göç almamış, davranışlarını etkileyecek olayları yaşamamışlar. Başka kültürlere sahip insanlarla yaşamlarını paylaşmamışlar.

Ticari yaşamda belli sayıda esnafımız olmuş. Rekabete açık çok sayıda başka açacağı dükkan kapısı olmamış. Alışverişinizi “Güz sonu veresiye” yaptığınız için esnafın dediğine boyun eğmek zorunda kalmışsınız. Esnafın da müşterinin başka gidecek yeri olmadığını bilmesinden kaynaklanan düşüncesiyle “İşaret ettiğini alacaksan indireyim” diyerek yerinden kalkma zahmetinde olmamasına neden olmuştur.

Ekonomik durumunuz yeterli düzeyde değilse, geçiminizi tarlanızdan aldığınız hububat ve sebze ile sağlıyorsanız. Bezinizi kendiniz dokuyorsanız. Aşçı memleketi olmakla ünlenmiş olmanıza karşın yiyecekleriniz hamur işlerine dayalı çabucak pişiriliverecek börek, çörek, mantı, makarnaya dayalı ise, akşam sabah tarhana çorbanız sofraların vazgeçilmez baş aşı olur.

Çoğunluk fakir olur, zenginleri bir elin parmakları kadar az olursa tıpkı bugünkü IMF’de olan yol göstermelere uymak zorunda kalmışsanız, büyük harfle konuşma olanağınız olmaz, sessizliğe eliniz mahkumdur.

İşte tüm bunların sonucunda, atacağınız her adımda dereyi görmek isteme tedbirinden vazgeçemezsiniz. Birgün muhtaç olur kapılarına gidebilirim endişesiyle her eylemde acele karar vermez, uzun süre düşünmek ihtiyacını hissedersiniz.

Sevdi mi adam gibi sevmesini bilir, sevebilmek için doğru tanıyabilmenin şart olduğuna inanır acele kararlardan kaçınırsınız.

Şeriatın kestiği parmağın acımayacağına inanır, parmak kestirmemek için devletin yasalarına son derece uyumlu davranır, devletine olan borcunu borçlu, harçlı, aç da olsa ödeyebilmeyi birinci sıraya alırsınız. Devletinin vatandaşını ihmal edeceğini düşünmez, nerede bu devlet diye feryat etmeyi hiç aklına getirmez. Vatandaşlık görevini yerine getirmekte kusuru olmaz...

Yönetim olarak da uzun süre birilerinin şemsiyesi altında kalmış kendi özgün iradenizi kullanmayıp, başkalarının aklıyla yönünüzü belirlemeye alışmışsanız, bugün kendi aklınızı kullanmayı düşünemezsiniz. Bütün bu davranışların belki günümüzde pek geçerliliği yok. Günümüz yönetimi kızgın tavaya düşen mısır gibi patır patlayan bireyler istiyorsa geçmişte onun kötü örneklerini gördük, yaşadık ve faturasını ödedik sanıyorum.

Bolu insanının şikayet edilen sessizliğini bırakıp barbar, gürültücü, düzenbaz, güvensiz, ahlak kurallarını hiçe sayan, isyankar olmasını beklemek etik bir davranış olmasa gerek. Günümüzde herşeyin çok hızlı değiştiğini görmekteyiz. Bu hızlı değişimde gençlerimizden sivil toplum örgütlerinde görev almaları zamanının geldiğine inanıyorum.

Bolu insanının yavaş, olaylara duyarsız, işini takip etmeyen, haklarını almakta inatçı olma becerisini gösteremiyor diyenler örnek davranışlarıyla gençlerimize model olmalılar.

Bolu esnafı bugün gençlerimizle yer değiştirmektedir. Ekmeğin kolay yerde olmadığını görenler, eski alışkanlıklarını mutlaka terkedeceklerdir.

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim