• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 18 °C

Umre için kutsal topraklara gitmek ve dönüş

Mustafa Öz

Yaratan ALLAH hariç, yaratılmış olan herşeyin başlangıcı ve sonu var. İslam inancını benimsemiş her Müslüman için hali vakti yerinde olmak kaydıyla HAC farz, UMRE sünnettir.

Gerek HAC, gerekse UMRE ibadetinin yerine getirilmesinde mutlaka yapılması gereken ibadetler ve uyulması gereken kurallar var! Bu kuralları tam layıkıyla uygulamak, Hac ibadetini bilinçli yapabilmek için her Müslüman’ın mutlaka UMRE ziyareti yapması çok yararlı. Ben bu düşünce ile UMRE ziyareti kararı aldım. Allah nasip etti.

4 Mart 2009 Çarşamba günü sevinç ve hüzün gözyaşları ile Semalarla, elvedalarla Bolu Umre kafilesi Site Cami önünden hareket etti. Uçağımız Ankara'dan 20.26’da Cidde'ye hareket etti. Mekke'ye gideceğimiz için erkekler hava alanında İHRAM'A girdi. Niyet ettik ihram namazı kıldık.

Allah’ın emrine uyarak düştük yola. Yaklaşık 3 saatlik yolculuk sonucunda yerel saat 23.30’da Cidde havaalanına indik. Cidde - Mekke arası 113 km. Otobüsle havaalanındaki işlemlerin bitiminde Mekke'ye kalacağımız otele yola çıktık. Sabah ezanından önce otele yerleştik. Sabah namazını otelin mescidinde kıldık! Kendimi bildim bileli ibadetimde yön olarak kabul ettiğim KIBLEM ile kavuşacaktım. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu.

Yolda getirdiğimiz TELBİYE ve Salâvatlar, tekbirler dualarla iyice sabırsızlanmıştım. Otelimiz ile mescid-i haram (kabe) arası yaklaşık 1 km mesafe. Grup halinde Umre ibadetimizi yapmak üzere ihramlı olarak Kâbe'ye yürümeye başladık. Hac mevsimi olmamasına rağmen, dünyanın her yerinden gelmiş Müslümanlar kendilerini çeken, yönlendiren yere kalabalıklar halinde akın ediyordu. Siyah-beyaz, kadın-erkek, zengin-fakir hiç fark etmeden IŞIĞA koşan kelebekler gibi koşuyorlar.

Yüzlerinde mutluluk, inanç ve güvenle mescid-i harama geldik. 79 nolu kapıdan içeri girdik. Allah’ım kendime görmeden ibadetimde görmüş gibi 5 vakit karşıma aldığım kıblegâhım Kâbe karşımda: tarifsiz duygulara kapıldım. Gözyaşı akıtmak istedim, yapamadım donmuştum. Hislerim gerçekle yüzleşmekten dolayı adeta beni yalnız bırakmıştı. Bir atomun etrafında dönen moleküller gibi Müslümanlar büyük bir huşu içinde KABE’NİN etrafında dönüyor, dönüyor.

Zamanın durduğu mekânın dünyevilikten uzaklaştığı, yaratan ile bütün benliğin buluştuğu orada kimsenin kalmadığı bir an. Bu rüya mı, yoksa gerçek miydi? ALLAH’IN KUTSADIĞI HACER ÜL ESFET, KÂBE, HZ İBRAHİM’İN MAKAMI, SAFA, MERVE, KABE’NİN KUTSANMIŞ ÖZELLİĞİ hepsini aynı anda içime sindirmek benliğimde hissetmek istiyordum. Çok şükür oldu. 10 gün süreyle Mekke'de umre, tavaf ibadet ve ziyaretle geçen günlerden sonra ayrılık vakti geldi. Bizi kendine çeken o manevi havadan ayrılmak herkesi hüzünlendirse de, Resulullah’ı bağrına basan ona gönlünü ve kabrini veren Medine'ye gitmek Allah’ın resulü ile buluşmak, onun yüz sürdüğü, savaş yaptığı, mescit olarak kullandığı, yaşadığı mekânları görmek, kabri başında selamlaşmak, selam iletmek, ŞEFAATİNİ istemek, bizi ayrıca heyecanlandırıyordu. Gözümüz arkada, gönlümüzü yanımıza alarak 470 km Medine yolculuğuna çıktık. Yaklaşık 6 saatlik yolculuktan sonra Medine'ye ulaştık. Otelimiz ile mescidi nebevi arası 150 metre. Saat 10.30’da mescitteyiz.

Babusselam (selamlama kapısı) kapısından girdik. Peygamberimizin kabri, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer'in kabirlerini selamlıyoruz. Buluştuk şükür elhamdülillah. Kimi sevinçten, kimi heyecandan gözyaşlarını akıtıyor. Şefaat ya resulullah diye inliyor, haykırıyor. Allah’ın sevgilisi ihtişamdan uzak bir kabirde ashabı ile buluşuyor. Onun sevgisi, hoşgörüsü ashabına inancı güveniyle milyarlar gelip kendinden geçiyor.

İşte cennet bahçesi, işte cennet-ül baki ve orada yatan Hz. Osman, Hz. Peygamber’in Ehli beyti peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, sütannesi Halime, eşleri, kızı Fatma, ashabı kiramdan yüz binleri bulan insanlar. İşte Uhut ve Hz. Hamza, Hendek, Kuba, Kıbleteyin ecdadımızın mescidi nebevideki eserleri, bulut mescidi Medine kalesi, Medine surları (şu an yerinde yok) Medine istasyonu, Hamidiye Camii tarifsiz bir buluşma. Tarifsiz bir teslimiyet, ibadet ve sayılı günlerin bitişi ile gönlünün bir bölümünü bırakarak hüzünlü ama mutlu, gururlu, ülkeye, aileme kavuşmanın, kavuşacak olmanın sevincini bir arada yaşayarak 25 Mart’ı 26 Mart’a bağlayan gece 02.30’da Bolu'ya sağ salim dönüş yaptık.

Allah’ım binlerce hamd ve şükür sana, bize UMRE ibadeti için fırsat verdin, sağlıklı, bilinçli inançlı ve kararlı huzurlu olarak ibadetimizi yapıp döndük. Bütün imkânı fırsatı olan inananlara nasip olmasını Allah’tan diliyorum.

Umre ibadeti için DİYANETİ seçtik. Bütün eksik ve fazlalığına rağmen çok büyük sıkıntılar olmadan gidip döndük. Organizasyonda görev alan başta kafile başkanımız Gerede Müftüsüne, grup hocamız Abdulkadir Hoca’ya ve diğer diyanet görevlilerine teşekkürlerimizi arz ediyorum.

Şükür güzel vatanımıza, evimize, çoluk çocuğumuza ve burada bizi bekleyen dostlarımıza, arkadaşlarımıza, akrabalarımıza da kavuştuk. Bu kavuşmanın da çok güzel bir hazzı ve mutluluğu var.

UMRE ZİYARETİ ile ilgili ayrıntılar, duygular, düşünceler, bilgiler ilerde sizlerle paylaşılmak üzere tarafımdan kaleme (inşallah) alınacaktır.

Selam dostlar. Size Resulullah’ın halifelerinden, ehli beytin, sahibelerin, inananların, ecdadımızdan oralarda kalanların da selamlarını getirdik.

Allah’ın selamı üzerinize olsun!

30.03.2009

Bu yazı toplam 1095 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim