• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Uyuyan güzel Pazarköy

Mustafa Namdar

            27.07.2005

Hayırların efsane ismi İzzet Baysal saçtığı tohumlar mı yeşeriyor? Devlet, millet işbirliği mi güçleniyor? Eğitime destek mi gelişiyor. Yoksa Sn. Nurten Öztürk’ün değişiyle "uyuyan güzellermi uyanıyor?" Neyi nasıl düşünürseniz düşünün bu ülke toprak"larında elde edilen kazancın bu ülkenin insanlarına geri döndüğünü görmek mutlulukların en güzeli...

23 Temmuz Cumartesi günü saat 14.00 suları, İbrahim Çavuşoğlu’nun renosunda Atatürk, Canip Baysal, Fen Lise Müdürleri Remzi Bey, Nadir Bey, Yusuf Bey ve ben, Mengen Pazarköy’e gidiyoruz. Pazarköy’de OPET Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Nurten ve Fikret Öztürk çiftinin yaptırdığı anneleri, "Müntaze Bilgin Halk Eğitim Merkezi" babaları, "Cezmi Bilgin İlköğretim okulunun" açılışı var.

Baba Cezmi Bilgin, Pazarköy’ün Alibeyler köyünde dünyaya gelmiş. Köy Enstitüsü kökenli öğretmen. 45 yılın acı tatlı anılarıyla geçen öğretmenliğin birinci adresi olan okul, 1928 yılında ilkokul, 1973 yılında ortaokul, 1990 yılında ilköğretim okulu olmuş. Aynı okuldan mezun olan kızları Nurten Öztürk, geçmişin anılarını yaşatabilmek, kendi deyimiyle gerek iş, gerekse eğitim amaçlı yörede başlayan göçü durdurabilmek amaçlı "uyuyan güzel Pazarköy’ü uyandırmak üzere okuduğu okulunun fotoğrafını değiştiriyor. Yeni bir lojman, kalorifer, Anaokulu, Fen ve Bilgisayar laboratuvarları, eski okulun çatı onarımı ve içinin donanımı. Masasından sandalyesine, sırasından yazı tahtasına, bilgisayarına, televizyonuna okul için ne gerekliyse en son teknolojiden en modernine 750 milyar TL.harcanarak hizmete hazır hale geliyor.

Sn. Cezmi Bilgin öğretmenliğini ve müdürlüğünü yaptığı okulun yeni görünümü karşısında çok mutlu ve duygulu. OPET’in yürüttüğü toplumsal hizmetlerden gururlu olduğunu ifade ederken saçtığı tohumların meyvasını almanın huzuru okunuyordu buğulu gözlerde. O belki de, yaşamın en zor yıllarını öğrencileriyle paylaştığı, baca kurumuyla yumurta akını karıştırıp yazı tahtalarını usanmadan onardığı gıcırdayan çivili öğrenci sıralarını, kum sandıklarında minik parmakların yazıp sildiklerini, narin bedenlerine yükledikleri odunlarla sınıf sobalarının yakıldığı günlerin anılarını yaşıyordu. O belki de, küçük beyinlerde oluşan fırtınaların etkisiyle yerinde duramayıp "ben söyleyeyim" diye heyecanla parmaklarını uzatan öğrencilerinin bugün yaptıklarından duyduğu onuru anlatmakta zorlanıyor sesi çatallanıyordu.

Ya anne Müntaze Bilgin! Kendi adına yapılan "Halk Eğitim Merkezinin" açılışında verdiği mesaj çok önemliydi. Duygularını almak üzere mikrofon uzatıldığında, günümüze kadar uzanan kız çocuklarının okutulmadığı anlayışının mağduriyetini kısa cümlelerle ifade ediyor ve kendisinin "Cezmi Bilgin Üniversitesinden" mezun olduğunu gururla söylüyordu.

Açılan Halk Eğitim Merkezi, belde insanının sosyal aktivitelerini genişletmek, çeşitli bilgi ve becerilerin kazandırılması için kültür evi işlevini yerine getirecekti.

Eski geleneklerimizde olan köy odası beldeye getirilmiş, her kesimden insanın birlikteliği, dayanışması için buluşma yeri olacaktı. Belki de halk meclislerinin olgunlaştığı, kararların konuşulup görüşüldüğü mekan olacaktı. Belki de Belediyenin hizmetlerine yönelik ön çalışmaların beyin jimnastiği yapıldığı yer olacaktı.

Buranın açılışında yöresel örf ve adetleri anlatan mahalli kıyafetlerin sergilendiği mini bir defile yapıldı.

Bu defileyle Halk Eğitim Müdürümüzün çalışmalarından belli bir kesiti de görmüş olduk.

Umarız bu çalışmalar üretime dönük hale getirilir.

Bu yazı toplam 279 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim