• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Bolu 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 32 °C

Vali yardımcısı iddiaları cevapladı

Vali yardımcısı iddiaları cevapladı
Gazetemizin fenomen yazarı Makinist’in önceki gün kaleme aldığı ‘İhbar Mektubu -I-’ başlıklı yazısına Nurullah Ertaş’tan cevap geldi. Sorumlu yayıncılık anlayışımız gereği Ertaş’ın açıklamalarını kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Haber; Serap ÇIĞRILI

Vali Yardımcısı Nurullah Ertaş yaptığı yazılı açıklamada, “Ben, ilk ve orta okulu ailesiyle birlikte, sağlık meslek lisesini devlet parasız yatılı olarak, üniversiteyi yine devletimin verdiği burs, kredi imkanları ile birlikte ailemin destek ve katkılarıyla okumuş, FETÖ/PDY dahil hiç bir terörist yapılanmanın kurum ve kuruluşlarından eğitim, barınma, burs vb. almamış, çıkar ve menfaat odaklarına her zaman mesafe koymuş bir insanım.

Yaklaşık 14 yıldır Mülki İdare Amiri olarak görev yapmaktayım. Bu süreç içerisinde de Devletine, Milletine, Hükümetine sadakatle bağlı ve mutlak itaat içerisinde aşkla - şevkle elimden geldiği kadar başarılı bir şekilde çalışma gayretinde bulundum ve bulunacağım. Hakim eşim Gülay Ertaş HSYK tarafından idari bir tasarruf olarak yüzlerce meslektaşıyla birlikte ihraç edilmiştir. Bu bir yargılama hükmü ve kararı niteliğinde değildir. İtiraz ve sonrasında yargı yolu açık olan bir kurul kararı niteliğinde olup, yetkili kurulun yasalar çerçevesindeki yetkilerini kullanarak almış olduğu genel bir karardır. Kurulun mevcut kararına itiraz yolu ile veya sonrasında yargı yoluyla meslekte olmasında sakınca bulunmadığı anlaşıldığı takdirde, durumun telafisi ve eşimin mesleğine iadesi mümkün bulunmaktadır.

Milletçe lanetlediğimiz 15 Temmuz 2016 FETÖ/PDY terörist darbe girişiminin ülkemizde yaratmak istediği tahribat ortada iken, Devlet Kurumlarımızın böyle olağanüstü bir duruma karşı refleks göstermesi, tedbirler alması elbette ki yadırganamaz, makul ve anlaşılabilir bir durumdur. Kamu kurum ve kuruluşlarından ilişiği kesilenlerin olması ve birinin de benim eşim olması bu gerçeği değiştirmez.

Masum olduğuna yürekten inandığım eşimle ilgili soruşturma ve yargılama safhası ayrıca devam etmektedir. Gerçekler tam olarak gün yüzüne çıkacak ve adalet, kesinleşen yargı kararıyla tecelli edecektir. Bu sürecin sona ermesini saygı ve sabırla beklemek hepimizin görevidir.

Gazetenizdeki İhbar Mektubu başlıklı köşe yazısında ki diğer iddialar ile ilgili olarak;

Ben hiç bir terör örgütü ve illegal yapılanmada görev almadığım gibi, mezun olduğumda da tarafıma başkaları tarafında alınmış bir araç hiç olmamıştır. Tamamen saçma ve safsata bir ithamdır. 2003 yılında Mülki İdare Amirliği mesleğine girdiğimde bile ne bir aracım ne de ehliyetim vardı. Araba kullanmasını dahi bilmiyordum. Mevcut ehliyetimin veriliş tarihide 2006'dır.

2003 yılında Altıntaş ve Dumlupınar ilçelerine Kaymakam Vekili olarak görevlendirildim. O dönemde Altıntaş Cumhuriyet Savcısı olarak orada görev yapan eşim Gülay Ertaş ile de bu görev yerimizde tanıştık ve 2004 yılında evlendik. Tanışmamız ve sonrasında evlenmemiz, hem eşimin mesai arkadaşları, hem benim birlikte çalıştığım arkadaşlarım ve İlçede yaşayanlarca açık olarak bilinmektedir. Dönemin İlçe Belediye Başkanı tarafından resmi nikahımız kıyılmış, törende de meslektaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız evliliğimize şahitlik etmişlerdir. Kolayca anlaşılabileceği üzere ben bir başkasının telkiniyle, yahut daha önce hiç görmediğim birisi ile görücü usulü şeklinde evlenmedim.  Bizim tanışmamız, bu süreçte birbirimizi tanımamız ve evlenmeye karar vermemiz kaderin bizi aynı şehirde çalıştırmasıyla olmuştur. ‘İşsizken hakim bir FETÖ ablasıyla evlendirildi’ iddiası son derece trajikomiktir ve gerçeklerle örtüşmemektedir.

Eşimde bu zamandan önce ve şu ana kadar da FETÖ illegal yapılanması ile (sohbet, kurs, burs, eğitim, banka, finans, kurban vb.) hiç bir zaman bağlantı, irtibat, iltisak içinde olmamıştır. Ne eşim ne de ben inanç, fikir ve hayat anlayışı olarak bu tarz yapılara uygun insanlar olmadık.

Evlendikten sonra eşim benim müsaademle düğün takılarını bozdurarak 1.2 motor, ikinci el Palio marka küçük çaplı aracı mütevazi bir fiyatla almıştır. Yaklaşık 4 yıl bu araç eşime kayıtlı olarak tarafımızca kullanılmış ve 2008 yılında satılmıştır. Maaşlarımızla yaptığımız birikim neticesinde benim üzerime kayıtlı ilk aracım 2008 model Toyota Corolla marka araçtır. Aracı aldıktan 6 ay kadar sonra trafik kazası neticesinde bu araç pert olmuştur, kaskodan aldığım para ve ek birikimle temin ettiğim ve şu anda da üzerime kayıtlı olan ve halen kullanmakta olduğum 2009 model Passat marka benzinli aracım vardır. Çalışan iki eşin araç durumu bu şekilde olup mevcut tek arabamız bulunmaktadır. Kamu görevlisi olduğumuz için mal beyanlarımızda da bu durum kayıt altındadır. Anlaşılacağı üzere hayatımın hiç bir döneminde hiç kimse tarafından şahsıma son model bir araç alınması gibi bir durum söz konusu olmamıştır, dolayısıyla benimde başkasının bana son model bir araç aldığına yönelik bir beyanım zaten söz konusu olamaz.

Kız kardeşimde yazıda bahsedildiği şekilde Psikolojik Danışman ve Rehber (PDR) olarak görev yapmamaktadır. Lise mezunu hemşire olarak bir kamu kurumunda çalışmaktadır. Bütün öğrenim hayatını da anne ve babamın evinde ikamet ederek tamamlamıştır. Hem şahsına hem mesleğine hem de ikametine yönelik yazılanlar da asılsız ve yersizdir.

Devlet ve millet olarak Terör örgütlerine karşı İstiklal Mücadelesi verdiğimiz zor ve çetin bir süreçten geçiyoruz, Allah'ın izniyle bu süreci devletimiz ve milletimiz kazanacaktır. Bu süreçte hepimize düşen vazifeler bulunmaktadır. Mensubu olduğumuz kamu kurumlarımız ve bakanlıklarımız da personeliyle (bizlerle) ilgili olarak son derece hassas, titiz, bir o kadarda ciddiyetle çalışma yürütmektedir. Bu süreçte kamu kurum ve kuruluşlarına, yetkililere somut, gerçekçi bilgi ve belgelerle yardımcı olmak kesinlikle bir Vatandaşlık görevidir. Ancak masum insanlarla ilgili olarak isimsiz, imzasız, mesnetsiz, bir çırpıda aksi ispat edilebilecek hususlara dayanarak işlem başlatılmasının amaçlanması hukuki ve vicdani değildir. Sorumlu bir yayıncı olarak bu noktada sizlere de görev düşmektedir.

Şahsımla ve ailemle ilgili olarak ciddiyetten ve gerçeklerden uzak bir şekilde yapılan mesnetsiz yaftalamaların 1 Eylül 2016 tarihinde haber olarak da gazetenizde basıldığını üzülerek görmüş bulunuyorum. Hukuki haklarımda saklı kalmak üzere, bu mecburiyetten doğan cevabi yazımın tarafınızca dikkate alınmasını, en kısa sürede yayınlanmasını ve bir nebze de olsa rencide edilen şahsi ve ailevi itibarımın iadesini arzuluyorum. Saygılarımla. 02/09/2016” denildi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim