• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

VANDALLIK!

N. Gürkan Yetkin

Vikipedi, özgür ansiklopedide yer alan bilgiye göre “ Vandallık” veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemidir.

Vandal diye tanımlanan bir kişi; kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye (örneğin, okul araç-gerecine, müzede sergilenen tarihsel bir yapıta, resim galerisindeki bir tabloya) zarar verir.

Toplu taşıma araçlarında koltuklarındaki kesikler ,yazılar Vandalizm çerçevesinde değerlendirilir.

Terimin çıkış noktası Fransız Devrimi sürecinde bir din adamı tarafından Cumhuriyet Ordusu'nun bazı davranışlarını nitelemek için kullanılmasıdır. Henri Grégoire isimli bu papaz ordunun davranışlarını 455 yılında Roma'yı yağmalayan Cermen soyundan gelen Slav kökenli Vandallara benzetmiştir.

Roma İmparatorluğu'nda, damnatio memoriae, yani hatıraların lanetlenmesi denilen bir uygulama vardır. Buna göre sevilmeyen birisi öldüğünde ona ait heykeller kırılır ya da kafaları koparılır, isimleri tüm kayıtlardan çıkarılır ve adları anılmaz. Örneğin Neron, tek başına imparator olduğunda, kendinden önce gelen imparatora ait tüm heykelleri yıktırtmıştır.

Hıristiyanlığın kabulünden sonra da Roma'daki çoğu heykeller ya tahrip edilmiş ya da heykellerin alınlarına haç kazınmıştır.

Eski Mısır'da da rahipler tekrar gücü ellerinde geçirdiklerinde benzer uygulamalarla, kendilerinin gücünü kısıtlayan firavunun mezarını tahrip ettirmişlerdir. Ayrıca baştakilerin, tarihten çıkarmak istedikleri kişilerin yüzlerini duvar resimlerinden kazıyarak silmeleri de sık görülen bir vandallıktır.

Modern zamanlarda da devam eden resmi vandalizm, Naziler tarafından yıkılan Yahudi sembolleri, Sovyetlerin çöküşünden sonraki tahribatlar, Taliban tarafından yok edilen tarihi dev Buda heykelleri vb ile sembolleşmiştir.

İşte demokrasi kültürüne sağlıklı olarak geçememiş olan ülkemizde haklı bir dava adına yapılan demokratik eylemlerin sabote olmasının tek suçluları bu Vandal dediğimiz hasta ruhlu kişilerden başka birileri değildir.

John Lennon’un bu tür eylemlere yaklaşımı bence en doğru olanı .Lennon, “olay şiddet kullanımına dönüştüğü zaman, sistemin oyununa geliyorsunuz demektir. yerleşik düzen sizi kavgaya sokmak için kızdırmaya çalışacak, sakalınızı çekecek,yüzünüze fiske atacaktır. çünkü, siz bir kere şiddete başvurduktan sonra sizle nasıl baş edeceklerini bilirler. nasıl baş edeceklerini bilmedikleri tek şey, şiddet dışı eylemler ve mizahtır.''demiştir.

Bu doğrultuda bakıldığında Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından gezi parkında yapılan protesto eyleminde kullanılan opera bu konuda akıllarda kalan çarpıcı örneklerden biridir.

Yine zekice ve esprili hazırlanmış pankartlar! 

Demokratik hak kullanma adına yaratılan şiddet ,elbet karşılığında şiddeti bulacaktır.Ancak şiddet dışı protesto enstrümanların kullanımı karşısında kimsenin yapabileceği bir karşı hareket tarzı yoktur!

Halk 1980 öncesi yaşanan sağ sol olayları ve ardından gelişen PKK terörü sebebiyle şiddet içeren eylemlere ,haklılık payı olsa dahi itibar etmemekte,aksine nefret duygusu ile karşılamaktadır.

Altını çizerek tekrar belirtiyorum  şiddet bir hak arama yolu olarak seçildiğinde ,özellikle ülkemizde halkın desteğini almak imkansızdır!

Halk ,şiddeti uygulayanın değil şiddet mağdurunun yanındadır!

Birde şu son zamanların sözü bir garip!

“Orantısız güç kullanımı!”

Oran nedir?

Birebir mi?

Taş atan göstericiye biber gazı yerine güvenlik görevlisi de taş ile mi cevap verecektir?

Oranı belirleyecek olan kimdir?

Bu süreçte dikkat edilmesi ve incelenmesi gereken asıl husus şudur!

Ak Parti kurulduğunda 6-7 yaşlarında olan çocuklar ,bu gün Ak Parti askeri gibi davranmaktadır.Mutlak itaat ile bağlı olan bu gençler ,geçmişte çok rastladığımız radikal İslamcı olarak adlandırdığımız cübbeli sarıklı ve çirkin sarıklı gençlerden farklı son derece modern kıyafetli ,günün modasına uygun saçlı bilim ve teknolojinin sunduğu imkanları çok iyi derecede kullanabilen bir kitle!

Taksimde eylem yapan gençlerden en önemli farkı ,içlerinde yeşertilmiş olan anti-kemalist düşünce yapısı!

Bunu nereden anlıyorsunuz veya çıkarıyorsunuz sorusunun cevabı Başbakanımızın baş bela olarak gördüğü twiter da saklı!

#weareerdogan başlığı altında yazılanları okursanız cevapları da tüm çıplaklığı ile görürsünüz!

Bu gençler bu eğitimi nereden almışlardır?

Kemalizim algısı bu gençlerde nasıl inandıkları dinin önündeki en büyük engel olarak gösterilmiştir?

Bu çevre tarafından Atatürk’e yapılan saldırılar neden karşılık bulmak yerine destek bulmaktadır?

İşte burada oklar, “Ağabeyleri ve ablaları “göstermektedir!

Bu gençler istemektedir Taksim’e o topçu kışlasının yapılmasını!

Bu gençler istemektedir milli bayramların bayram gibi kutlanmamasını!

Aynı gençler de vardır heykellere olan takıntı!

Hiçbiri güzel sanatlar branşlarında eğitim görmeyi tercih etmez!Heykel’i “put” suret çizmeyi “haram” olarak gördükleri için!Maalesef dans ve bale kafalarında sadece erotik öğeler içerir!

28 şubat mağdurlarının çocukları ,bu mağduriyetin tek sebebini Atatürk’te ararlar ve devrimin ilkelerini suçlarlar garip bir şekilde!Özlenen ve beklenen Kindar ve dindar gençler!

Hitler’in hayatını inceler ve o dönemin görsel kayıtlarına baktığınızda ,bu dönemle çok benzer yanlar görmeniz bu sebeple çok garip değildir.Hele Hitler tarafından özenle yetiştirilmiş olan gençliğe!Üstün ırk kavramına sonuna kadar inandırılmış o gençliğe!

İşte o gençlerin çocuklarıdır yurt dışındaki vatandaşlarımıza saldıranlar!Evlerinde diri diri yanmalarına sebep olanlar!

Şimdi düşünelim,

Vandallar mı daha tehlikeli ?Yoksa bu kindar çocuklar mı?

Ya da, öbür taraf olarak görülen ve 28 Şubat mağdurlarının mağdur ettiği kişilerin  çocukları mı?

Taksim’dekiler mi daha kindar yoksa Atatürk Hava Limanında Sayın Başbakanı karşılayanlar?

Bu taraftakiler ayyaş,çapulcu ve Vandal ise ,Taksim’i ezmek için Başbakandan izin isteyenler ne?

Ne için tekbir getirmekteler?

Cihat için mi?

Düşünün ve cephanelikte ateşle oynayıp durmayın!  

 

 

Bu yazı toplam 978 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim