• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C

VAROLMAK

Mustafa Namdar


Cumhuriyet kavramının en önemli bileşeni “ulusun egemenliği” olgusudur. Ulus egemenliğini kendi elinde tutarak, belli süreler için seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullanır. “Ulusun egemenliği; '”belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanların, yaşayış veya yönetiliş biçimlerinde, kendilerinin söz sahibi olmasıdır…

Canlı varlıklar içinde düşünme yetisine sahip olan insan varlığının kendi kendine yönetme hakkına sahip olduğunu düşünen Gazi Mustafa Kemal, Türk ulusunun Cumhuriyetle yönetilmesinin hakkı olduğuna inanarak, yaptığı devrimlerin başında cumhuriyet yönetimi gelir. Halk, neden düşünme gücünü başkalarının aklına bıraksın ki. Başkalarının aklını neden kendi aklından üstün tutsun ki. Sorması, sorgulaması gerekirdi. Doğrular, ortak akıl süzgecinden geçmeliydi. Cumhuriyet eğitiminde bireye “ben varım” öğretilmeliydi. Bu sayede kişiliği ile benliği ile düşünme ve karar verme yeteneği ile var olan birey, kendi kendini temsil edecek bireyleri belirleyebilecek ya da yönetenleri değiştirebilecektir.

Topraklarında doğup büyüdüğü koca bir imparatorluğun çöküşüne tanık olmuştu o. Kim, nasıl yıktı? Kim nasıl parçalanmasına neden olduysa o toplasın diyemedi. Diyemezdi. Koca bir tarihti çöken, yok olan. Onsuz tarih yazılamayacağına inandığı insanları, bir saatçi uzmanlığı ile bir araya getirdi. Onların onurlarını, umutlarını, inançlarını birbirine kaynatarak yeni ve modern Türkiye Cumhuriyeti varlığını yarattı yeni baştan.

Kimilerince bir dahi, kimilerince kahraman bir asker, kimilerince büyük bir devrimci, kimilerince eşi bulunmaz bir devlet adamı olan Atatürk'ün ölümünün 73. anma yılında bir kez daha aydınlandı düşünceler.
Daha çok, genç kuşakların yitirildiği kurtuluş savaşı sonrası enkaz yığını şeklini almış vatan toprağı üzerinde sağ kalabilme şansını yakalayıp, ayakta durmaya çalışan yorgun bir halk. Bu halkın bireyleri tek ses, tek nefes, tek yumruk olarak tüm yokluklara karşın bu defa da, cehalete karşı da başlatılan savaşın öncüleri olabilmeleri için o büyük kumandan, kara tahta başında halkın başöğretmeni oluyordu. Tüm yurtta müspet ilimin ışığında her alanda kalkınma seferberliği başlatılmış 10 yılda büyük işler başarılmış.

Şimdi bizler, atalarımıza ait görevimizi yerine getirebiliyor muyuz? Dün birlik beraberlikle güç oluşturanlar arasında saçılan nifak tohumları ile birbirimize tetik çeker olduk. Elde edilen hakları yok etme çabasında sanki bir savaş başlattık. Cumhuriyetin faziletiyle beslenip kanlananlar sanki Cumhuriyet düşmanı.

Kurulan Cumhuriyetin bilimselliğinde değişimlerden, gelişmelerden yararlananlar sevgilerini, ulus olma bilincini güven duygularını kaybederek sanki karanlık düşünceleri kendilerine rehber edinme çabasında.
Mezarında doğrulup “Demokrasiyi, özgürlüğü getirmiştim.” Size diye sual ederse cevabımız ne olur düşünüyorum.
Ruhun şad olsun aziz kumandan.

11.11.2011

Bu yazı toplam 602 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim