• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

VATANDAŞI ÜZMEK

Mustafa Namdar

Üzmek; kederlendirmek ,kaygılandırmak anlamında olduğu kadar bir şeyi çekerek germek,kopma noktasına getirmek, anlamında da kullanılmakta. İnsanlar beklemedikleri bir olumsuzluk karşısında üzülürler, kederlenirler,kaygılanırlar ya da, davranışlarıyla karşılarında olan insanlara aynı duyguları yaşatırlar.

Cisimlerin de kopma, çekme, burulma baskıya karşı dayanma sınırı vardır. Bu sınırlar zorlandığında o bölge zayıflar kopmaya, dağılmaya hazır hale gelir. Kumaşı sündürüp germek, ovalayıp çitilemek, sürterek aşındırmak kumaşın o bölgeden vaktinden önce eskiyip delinmesine yırtılmasına neden olur. Söz de öyledir. Lafı fazla eğip büküp lüzumsuz uzattığımızda dinleyicinin dikkatini dağıtırız. Buraya kadar yazılanların vatandaşı üzmekle ilgisi ne diyebilirsiniz.

06.09.2011 tarihinde yaptığı video konferansında göreve yeni başlayan öğretmenlere yapacakları çalışmalarla ilgili mesajlar veren (MEB) sn. Ömer Dinçer' i teknolojik kazanımdan yararlanarak keyifle dinledik. Orada yöneticilere, genç öğretmen adaylarına ''Değişime açık olmaları '' konusunda vatandaşla iletişim kurmada hassas olunmasını istiyordu. Hoş olan da bu olmalıydı. Teknolojik gelişimin farkı buradaydı. İğnenin deliğinden dünyayı seyreder gibi tek merkezden 81 ilin genç öğretmenlerine görüntülü hitap ederek iletişim kurmak güzeldi onur vericiydi…

Aynı günün akşamı ulusal televizyonlarında 2011-2012 Eğitim öğretim yılı öncesi İl Milli Eğitim Müdürleri toplantısında mesajlar sanki biraz sertleşmiş gibiydi.''Vatandaşı üzeni ben de üzerim! Okulların en güzel yerleri idarecilere ait olmayacak! buraları sınıf veya öğretmenler için olmalı! Okul bahçeleri otopark olarak kiralanmayacak! Öğretmenler değişime açık olmalı! Mastır ve doktora çalışmalarında amaç dışı değerlendirmeler olmayacak! Vatandaşların yaptığı isteklere olumsuz cevap veriliyorsa, bunlar yazılı olacak verilmeyiş nedenini göreceğim! Aksi halde vatandaşı üzeni ben de üzerim…”

Sınıfına ilk girdiğimiz öğrencilere genelde dersin özelliği ile birlikte öğrenci davranışlarının nasıl olması gerektiğini ifade eden disiplin yönetmeliklerinin yanında, kendi istemlerimizin neler olduğunun üstüne basa basa anlatarak kurallara uyulması anlatılır. Bir anlamda sonraya bırakılmadan kedinin bacakları ayrılarak korku duvarı oluşturulur. Sn bakanımız da sanki böyle bir duvar oluşturuyor diye düşündüm. Vatandaşın olumsuz olacak sözlü isteğinde düzenlenecek belgenin doğruluğu nasıl kanıtlanacak? Olumsuz istemler karşısında idarecinin üzülmesini kim önleyecek. Her şikayetin çözüm makamı bakan mı olacak? Birimlerdeki denetim birimlerinin fonksiyonu ne olacak? gibi birçok soru belleğimde oluştu. Çözümünü zaman gösterecek. Umarım sorunlar mahallinde çözülür. Bakanımız bu konuların dışında yeni teknolojilerin ışığında bilgi çağının gereğini yerine getirecek genç beyinleri yarınlara hazırlayacak donanımlı okullarla eğitim öğretim yılına hazırlama şansını yakalar mutlu oluruz.

Sırtımızı kerpiç duvara dayadık ne zaman üstümüze yıkılır diye korku içinde bekleme tedirginliği yaşamak yerine beton duvara yaslanmanın güvencesi için de çalışanların da üzülmesini önleyeceğiniz dileğimle saygılar.

13.09.2011


Bu yazı toplam 767 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim