• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

Vergiyi babadan almak

Mustafa Öz

Ülkenin milli geliri devletin ve özel sektörün top yekun ürettiği mal ve hizmetler sonucunda meydana çıkmaktadır. Ülkemizde milli gelirin miktarı düşük olduğu gibi, bu gelirin gerek bölgesel, gerekse kişi bazında dağılımında ciddi adaletsizlikler vardır.

Bazı bölgeler tarımda bazıları sanayide kalkınmışken, bazıları da hiçbirinde kalkınma sağlayamamıştır. Kalkınamayan bölgelerde: eğitim, sağlık, adalet, kültür v.s gibi ana konularda da geri kalmalar söz konusudur.

Milli gelirin %80’i 2.5 milyon insan tarafından paylaşılıyor. Geri kalan %20’si ise 70 milyon tarafından paylaşılıyor. Sokaktaki işsiz sayımız %20-22, resmi rakamlara göre %8,8 açlık sınırında yaşayan insan sayımız 22 milyon. Milli gelirin kişilere paylaştırılması halinde kişi başına düşen miktarı 5.238 dolarmış..!

Ülkenin toplam borcu 400 milyon dolar. Devletin borcu 220 milyar dolar Cari açık beklentisi 50 milyar dolar. İhracat 85 milyon dolar ithalat 135 milyon dolar. Az üretilip çok tüketiyoruz. Milli kaynaklarımızı seferber edemiyoruz.

Ekonominin haksız rekabeti önleyecek şekilde tamamını kayıt altına almamız gerekirken maalesef almıyoruz, alamıyoruz. Üretimin %51'i kayıt altında deniyor. Geriye kalan %49'luk kısımda ise: Belge düzenine uyulmadığı için en az %50 si kayıt dışı olunca ekonominin neredeyse %75-80 kayıt dışı kalıyor.

Devlet yakaladığından vergi alıyor. Gücü yettiğinin üzerine gidiyor. Olan namuslu insanlara oluyor. Kurunun yanında yaş da yanıyor.

Başbakan vergiyi BABALARDAN ALIN, bırakın işportacının, pazarcının peşini diyor. Bu hükümet son dönem siyaseti içinde 367 karşılaştırıldığında milletvekili ile siyasi irade kullanma noktasında uzun yıllardır görülmemiş bir yetki aldı. Bu yetkiyi beklendiği gibi kullandığı söylenemez. Özellikle MALİ mevzuat konusunda ekonominin kayıtlı hale getirilmesinde çok kısa surede (OTOMASYON ve buna bağlı) denetimle sonuç alabilecekken bu yapılmadı.

Peki ne yapıldı? Borcunu ödemeyenlere kişisel sıkıntısı olanlara karşı AF kanunları çıkarılarak yine namuslu insanlar cezalandırılıp diğerleri ödüllendirilip adeta kayıtsızlığa, kaçağa devam edin denildi.

Ülkede işsizlik bu kadar artmışken, gelir dağılımı bozulmuşken toplumsal barış ve huzur bozulup: hırsızlık kapkaç diğer suçlar artmışken, eğitimde, sağlıkta, adalette sıkıntı varken üstelik iç ve dış borç bu hükümet dönemine199 milyondan 400 milyon dolara çıkmışken, EKONOMİNİN hala kayıtsız bırakılmasını iyi niyetle iş bilirlikle ve SAMİMİYETİYLE kabul etme imkanı yoktur.

Hükümetler şikayet merci değil çözüm yeridir. Bürokrasi çalışmıyorsa kişiselse, kişiye, kurumsal ise kuruma yasal ise yasaya gerekli düzen verilip çalıştırılır. Sayın başkanın sözleri öz eleştiri ise yani yapamadık ama yapmalıydık temennisi ise oda güzel bir gelişmedir. Hatayı kabul edip hatadan dönmekte ERDEMLİ olmaktır.

Seçimlere bir yıl var. Bu bir yılda ekonomiyi kayıtlı hale getirin hatanızı telafi edin. Millette sizi samimiyet testine tabi tutsun. Samimiyetinize inansın.

06.10.2006

Bu yazı toplam 281 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim