• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 11 °C

YABA DABA DU DUBA DUBA DU

Mustafa Nuri Gürsoy

Bolu İzzet Baysal caddesinde bir duba fırtınası aldı başını gidiyor.
Dubaların konulmasında birinci amaç, ikinci sıra, dikine parkın yasaklanmasına yönelik.

Dikilen dubalar,
Var olan alışkanlıklarımızı tarumar ederken,
Göz retinamız, beyinlerimize şeklen, olumsuz sinyaller vermeye durdu.!
Duyusal retinamız,
Fotoreseptörler,
Bipolar,
Ganglion ve
Destek hücrelerle bir olup,
Tamamen duygusal tepkiler vermeye özenir hale geldi.
Buna rağmen,
Dubalar hala yerinde duruyor.
Tek akımlı İzzet Baysal caddesi, iki şerit üzerinden trafiğe açılmış oldu.

İkinci dikey parkın oluşturduğu sıkıntılar ortadan kalktı, ceza yazılmıyor, yasal park yapan araç sahipleri çıkmak için kornalarına yüklenmiyorlar.

Bu tespitlerimle birlikte var olan, ortaya atılan şikayetleri bir kenara koyma, art etme niyetinde değilim ama,
Vakıa'ya bir de olumlu yönden bakmakta, görmekte sayısız yarar görüyorum.
Caddenin genişliği, araç sayısı, yükü göz önüne alındığında,
Üstelik yaya kaldırımlarının vatandaş için hiç yeterli olmadığı düşünüldüğünde,
İzzet Baysal Caddesinin tamamen park yapılmayacak konuma getirilmesini de merakla bekleyenlerdenim.

İzzet Baysal Caddesinin daha fazla yürüyen, gezen, alışveriş yapan insana ihtiyacı var.
Duran park eden araca değil.
Burada şu tespiti yapmakta yarar var.
Bence konu tamamen duygusal.
Sadece ve sadece kullandığımız otomobilin yeri, mekanı ile alakalı bir durum bu.

Yürümeyi unutan bir toplumuz, her şeyi unuttuğumuz gibi.
Aracımız yanı başımızda olsun.
Sadece anahtarının değil, otomobilimizin de yanı başımızda, hatta nerede ise cebimizde olmasını bekler hallerindeyiz.

Bu mümkün değil elbette.
Her şey, dört tekerlekli araçlarımıza endeksli sanki.
Böyle düşündüğümüzde, toplumsal görevlerimizi, sınavlarımızı geriye düşürdüğümüzde,
Duba'lar kaçınılmaz oluyor.
Ben şuna görüşe kesinlikle karşıyım.
“Duba uygulaması yanlış bir uygulamadır ve bu karardan vazgeçilmelidir.”

Yani eski düzene geçelim fikri hoş değildir, akılcı değildir.
Revize edilebilir, eksikleri noksanları giderilebilir.
Buna diyeceğim bir şey olamaz, o kadar teknik bilgiye ve donanıma sahip değilim.

Ve Fakat
Görüştüğüm onlarca insan, olumlu yöndeki görüşlerini sıralamakla kalmayıp,
Duba uygulamasının trafik düzenine dair, bir disiplin getirdiğine hükmediyorlar.
Ben de bu görüşe olumlu katkı veriyorum.
Görüşler muhtelif, yorumlar acımasız.

Sürecin aksine duygusal, kişilere endeksli bir eleştiri söz konusu.
Duba uygulamasına bakarken, irdelerken,
Duyusal retinamızdaki hücrelerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekebilir.
Zira,
Fotoreseptörler, Bipolar, Ganglion ve
Destek hücreler bazen net görmemize engel teşkil edebiliyor.

Son satıra geldiğimde.
Taş Devri çizgi kahramanlarının ünlü repliği aklıma düştü.

“Yaba Daba Du” ,
“Duba Duba Du.”
Yoksa öyle değil miydi?
Her ne olursa olsun.
Duba'lar üzerinden,
Üstelik
Taş Devri çizgisinde,
Yeni bir replik oluşturmanın, sloganlar üretmenin manası yok.

Yıl 2011
Günlerden 22 Ağustos Pazartesi.

BÖLÜNMÜŞ YOL HİKÂYESİ
Mengen Bölünmüş yolu şu sıralar, tek şerit üzerinden trafiğe hizmet veriyor olsa bile,

Zemin, araçların güvenli bir şekilde yol almasına izin verecek hale geldi.
Bu yol üzerinde çok şeyler yazıldı, yazdık.

Eleştirdik, eksiklerini noksanlarını, kazalarını, noksanlarını yazar olduk.

Bitme aşamasına geldiği şu günlerde, çevremizde de memnuniyet içeren ifadeleri duymaya başladık.

Mengen ilçemizden bu yol üzerinde çalışan belirli sayıda eleman var.

Ve çalışanların bir çoğu, bu yol üzerinden bilerek ya da bilmeyerek sayısız eleştiri ve olumsuz görüşlerini sıralamayı hiç ihmal etmemişlerdi.

Ne zamanki orada çalışmaya başladılar, güneşin gözünde sürecin içinde oldular, ter akıttılar, emek verdiler, koştular, koşturuldular,
Vakıa'ya bakışları değişti.

Karşılaştığımız bu arkadaşlarımız şimdi,
Yolun bitme aşamasına geldiği şu günlerde,
İşin zorluğundan ve orada çalışan mühendislerin, şeflerin hararetli iş tartışmalarından etkilendiklerinden bahisle,

“Gerçekten Allah onlara sabır versin. Hiç bizim düşündüğümüz gibi değilmiş” sözleriyle olumlu sohbetlere katkıda bulunuyorlar.

Hem yolun, bitme aşamasına doğru hızla ilerlemesi,
Hem de yol çalışanlarının, bölünmüş yolun yapım sürecine farklı bir pencere açmaları, hikayeye ortak olmaları,
Yüzümüzü güldürmeye yetecek gibi.

Güneş,
Nasıl asfaltı eritiyor, mıcır'a hakim kılıyorsa,
Aynı güneş, bu defa,
Gölgelerinden ayrılıp, bir sebeple sıcağın gözünde geçici de olsa çalışanların,

Görüş, düşünce, öngörü ve eleştirilerini değiştirmeye, doğru tespitleri gün yüzüne çıkarmaya, çıkarmamıza yetiveriyor.

22.08.2011


Bu yazı toplam 1608 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim