• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -4 °C

Yağmurdan İzlenimler…

Aykut Karagüzel

Hiç düşündük mü acaba, yağmur neleri getirir neleri götürür hayatımızdan?

Her şeyden önce atalarımız neden “rahmet” diye adlandırmışlar yağmuru?

Geçtiğimiz haftayı bol yağmurlu bir havada yaşadık. Kimimiz evinden çıkamadı, kimimiz ise yağmur altında çalışmak zorunda kaldı. Bazı çiftçilerimiz için bereket olarak yağdı; bazıları ise ürününü kaybetti yağmurla beraber.

Sevgililer ise altında ıslanmanın keyfini çıkardılar yağmurla, şarkılarla. Hiç dinlemediniz mi Gene Kelly’den “I’m Singing in the rain” şarkısını.

Çocukluğumdan beri hatırlarım her kurban bayramının sonuna doğru yağmur yağar. Bu durumu da büyüklerimiz kurbandan arta kalanların temizliğini Yüce Yardan yapıyor derdi. Ben de ilahi gücün bir ispatı olarak algılarım her kurban bayramı sonrası yağan yağmuru.

Edebiyatımızda da yağmur her zaman önemli bir yer tutmuştur geçmişten günümüze. Büyük şairimiz Attila İLHAN’ın “Yağmur Kaçağı” şiirinde de sevgiliye yağmur imgesiyle seslenişi ise şöyle:

Elimden tut yoksa düşeceğim 
Yoksa bir bir yıldızlar düşecek 
Eğer şairsem beni tanırsan 
Yağmurdan korktuğumu bilirsen 
Gözlerim aklına gelirse 
Elimden tut yoksa düşeceğim 
Yağmur beni götürecek yoksa beni 
Geceleri bir çarpıntı duyarsan 
Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum 
Sarayburnu'ndan geçiyorum 
Akşamsa eylülse ıslanmışsam 
Beni görsen belki anlayamazsın 
İçlenir gizli gizli ağlarsın 
Eğer ben yalnızsam yanılmışsam 
Elimden tut yoksa düşeceğim 
Yağmur beni götürecek yoksa beni.

Yağmurla birlikte birçok duygumuzda temizlenir hayatta. Geçen hafta yağmurun en yoğun yağdığı saatlerde balkondan izliyordum küçük ama büyük işler beceren yağmur tanelerini. Sanki gökten inerken 100 metre yarışına başlamış atletleri andırıyordu bu küçük, birbirinin benzeri ama farklı noktaları hedefleyen bu mini minnacık tanecikler. Oysa yarışın sonunda hüzün vardı, bir yok oluş vardı. Diye aklımdan geçirirken gözlerimi gökyüzünden alıp yeryüzüne indirince bir araya gelmiş bu küçük ve aksi zerreciklerin birlikteliğine şahit oldum. Küçük derecikler oluşturup toprağı doyuruyorlar, denizi dolduruyorlar, insanlık için büyük bir hizmet veriyorlardı.

Sadece bizim edebiyatımızda değil dünya edebiyatında da büyük bir yer etmiştir bu afacan yağmur tanecikleri. İngiliz edebiyatının ve dünya edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden olan William SHAKSPEARE’in “Korkuyorum” şiirinde de ayrı bir yer bulur yağmur. Sevgilinin ikilem halini anlatmak için kullanır yağmuru büyük sanatçı. Ve şöyle der şirinde:

 Yağmuru seviyorum diyorsun, 
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun... 
Güneşi seviyorum diyorsun, 
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun... 
Rüzgarı seviyorum diyorsun, 
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun... 
İşte, bunun için korkuyorum; 
Beni de sevdiğini söylüyorsun...

16.04.2014

Bu yazı toplam 2372 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim