• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C

Yakışanı bulma yarışı-4

Mustafa Namdar

İzzet Baysal Caddesi, adını aldığı kişinin saygı yürüyüşünde bir kez daha kalabalığa yol vermekte zorlanıyordu. Önde bando, arkada ayyıldızlı bayrakları takip eden binlerce insan. Vilayet Meydanı’nda İzzet Baysal hatıra pullarının yapıştığı ilk gün damgalı zarflarının satışa sunulduğu PTT standının açılışına yürüyor. Bu yürüyüşte, torunlara bırakılacak hatıra pullarından alabilmenin heyecanı, coşkusu var. Bu yürüyüşte Ressam Mehmet Yücetürk Belediye Sanat Merkezi’nde İzzet Baysal’ın çeşitli kaynaklardan elde edilen fotoğraflarından oluşan serginin heyecanı, coşkusu var.

Fotoğraflar sergisinde bir defa daha hatıralar canlanıyor, eskiye dönerek o günlerin güzelliği yaşanıyor...

Saat 12.00’yi gösterirken Kızılay meydanında kurulan stantlarda anaokullarımız ile özel ve genel ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının yıl içinde iş bilgisi ve resim derslerinde yaptığı el emekleri ürünlerinin sergilendiği açılışa yöneliyoruz.

Kısa bir açılış seramonisinden sonra folklor gösterisi ve standların gezilmesi, küçüklerin öğretmenleri nezaretinde yaptığı resim çalışmaları, el işlerinin herbirinin ayrı bir güzelliği vardı. Kimbilir belki de geleceğin sanatçıları, yeni buluşlara imza atacak bilim adamları bu güzellikler içinde saklı.

Kızılay Meydanı’nın güzelliklerinden saat 16.00’da Bolu Belediyesi Merkez Toplantı ve Konferans Salonu’ndaki “KOBİ’lerin finansman sorunları”na ait panele gidiyoruz.

Emekli öğretim üyesi Prof.Dr. Sn. Cevat Sarıkamış, Uludağ Üniversitesi’nden Prof.Dr.Sn.Ali Ceylan, Gazi Üniversitesi’nden Prof.Dr. Sn. Metin Kamil Ercan’ın sunduğu panelde salon alışılmışın dışında tamamen doluydu. Çoğunluğunu üniversite öğrencilerimizin oluşturduğu kalabalığı örgütleyenleri kutlamak gerek. Kutlamak gerek, çünkü böylesi günlerde üniversite öğrencisini ilgilendiren konularda neden öğrenci yok sorusuna alınan yanıt, “Burası üniversite. Burası özerk bir kuruluştur. Burada öğrencisi ortaöğretim gibi yönlendiremeyiz” oluyordu. Bu yönlendirmenin ustasını bu bakımdan gerçekten kutlamak gerekiyordu.

Finans Bilim Platformu altında çalışmalarını sürdüren üçlü, KOBİ’lerin ne olduğunu, Türkiye’deki yerlerini, yabancı ulusların KOBİ’leri nasıl değerlendirdiklerini örnekleriyle anlattılar. Artık ileri ulusların küçük ölçekli işletmelere önem verdiklerini. Bu işletmelerin başında mutlaka profesyonel idarecilerin olması gerektiğini anlattılar.

KOBİ’lerle ilgili devletin de yapması gereken işlerin olduğunu, bu konuda ekonomik sosyal tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladılar.

Günümüzde dünyanın bir köy haline geldiğini, küçüldüğünü. Dünya pazarlarına bakmak gerektiğini. Dünya kalitesinde üretmek gerektiğini. En çok yeniliğin yapıldığı yerlerin küçük işletmeler olduğunu. Devamlı yenilik yapılması zorunlu olunduğunu. Sistemdeki risk kaynaklarını iyi yönetmek gerektiğini. Şirketlerin Çinpazarına yönelmeye başladığını. Sosyal ürün çeşitlendirmesi ve ihracat yapılmasının gerektiğini. Farklı ülkelere yatırım yaparak eski alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerektiğini. KOBİ sahibinin geleceği görebilmesinin gerektiğini. Artık büyük balığın küçük balığı yutması değil, hızlı balığın yavaş balığı geçeceği gerçeğinin bilinmesini. KOBİ’lerin devlet politikalarıyla teşvik edilmesini, desteklenmesini. Üniversite ile sanayinin işbirliği yapmasının şart olduğunu. Tekno kentler kurulması gerektiğini. Dünyanın bir anonim şirkete benzetildiğine, dünyayı paranın yönettiğini, bu bağlamda holdinglerin Amerika’yı, Amerika’nın da dünyayı yönettiğini ifade ettiler.

Saat 18.00’de Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kültür Merkezi’nde teşekkürün en güzeli, en anlamlısı gerçekleşiyor, İzzet Baysal müzesi açılıyordu. Müze ile ilgili teşekkürün en güzeli başlığında ayrıca yazdım. Müzede bulunan her bir eşyanın önünde uzun uzun duran aile fertlerinin gözleri buğulu olarak bir kez daha geçmişe dönerek yolculuk yapıyorlar. Dudaklar kıpır kıpır, belli ki anıları tekrarlayıp dualarını okuyorlar gibiydi. Güzel dizayn edilmişti, emeği geçenlere, katkıda bulunanlara teşekkürler.

Program dolu dolu geçiyordu. Saat 20. 00’de Mavi Salon’da “Ezgiler Türküler Bizi Söyler” diyordu öğretim görevlileri Gamze Çalıkçetin ile İbrahim Çetin. Vilayet meydanında da açık hava konseri coşturuyordu insanları. Bu mekanda yaşanan bir başka güzellik de, Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu kararıyla “Sosyal Sorumluluk Bilinci Ödülü” idi. Ödülü hakeden isim Mimar Uğur Tunçok oldu.

Yakıştı da.

18.05.2006

Bu yazı toplam 211 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim