• BIST 97.988
  • Altın 242,038
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 25 °C

YANGIN’IN BEDELİ!

Mete Ferah

      Geçtiğimiz yıllarda Güney Anadolu’nun oksijen kaynaklarının bir bölümü, bir haftaya yakın devam eden orman yangınlarıyla yok oldu. Dile kolay geliyor bir hafta, şiddetli rüzgarın önüne kattığı orman yangını, gece gündüz demeden ve önüne gelen her şeyi yakarak ilerlerken, canını ortaya koyup yangını önlemeye çalışanların çabalarını, ulusal yayım yapan televizyon kanallarından izledik. Son yılların en büyük orman yangınının önünde evlerin, köylerin, insanların ve birçok canlı türünün yangının etkisiyle yanarak canından olduğunu televizyon ekranlarında görüp kahrolduk. Şimdi de komşumuz Yunanistan ayni felaketi yaşıyor.

      Büyük felaketin çok ağır zayiat verdiği yeşil örtünün eski halini alması için, çok uzun yılların geçmesi gerekiyor. Yanarak yeşil örtüyü kaybeden yerlere dikilen ibreli ağaç fidanlarının yetişkin duruma gelmesinin bir insanın ömrü kadar uzun olduğunu bilmeyenimiz var mıdır acaba? Bir anlık yangınla yanarak kaybettiğimiz ormanlarımızın, kısa bir sürede eski haline gelmesinin ne kadar zahmetli ve zor olduğu bilinirken, insanların basit bir ihmallerinin yol açabileceği ufacık bitki örtüsü yangınının bile, binlerce dekar yeşil orman alanı ve içinde barınan birçok canlının da yok olmasına sebep oluyor. Bu olaylara sebep olanlara verilen cezaların caydırıcı olmadığından mıdır bilinmez, orman yangınlarının birkaç yerde birden başladığını hep duyarız.

      Kasıtlı çıkarılan orman yangınlarının suçlularına verilecek cezaların, insan canına kastedenlere verilenlerden daha ağır hale getirilmemesi durumunda ne orman yangınları biter, nede kasıtlı orman açmaları biter. Bu tür suçlarda suçlulara uygulanan cezaların aynısının orman suçlarının önlenmesinde bariz ihmali olan görevlilere de uygulanması bana göre daha caydırıcı olur. Bir kurumda görev yapanın ihmalinden veya hatasından doğan zararlarından ciddi olarak mesul tutulmaması, çalışanlarda adamsendeciliğe teşvik değil midir? Bu güne kadar çevreye ve doğaya zarar verenlere maddi cezalar dışında caydırıcı olabilecek ağır cezaların verildiğini duymadık.      

      Ulusal yayım yapan televizyon kanallarındaki haberlerden, yenice kontrol altına alınabildiğini öğrendiğimiz komşumuz Yunanistan’daki orman yangınlarında kaybedilen maddi değerin çok büyük olduğu söyleniyor. Bir veya birkaç kişinin ihmalimi, kastımı bilemiyoruz ama ortada yaşanan bir gerçek var, o da doğal ortam felaketi. Bazı haberlere göre de, orman yangınlarının bir bölümünün, yüksek gerilim hatlarındaki atlamalardan çıkabileceği söyleniyor. Bu ideanın doğru olabilmesi için ormandaki ağaçların boylarının, yüksek gerilim hatları tellerinin çok yakınına kadar uzamış olması gerekmez mi? Eğer hakikaten ağaçların boylarının yüksek gerilim hatları için tehlike yaratacak kadar uzamışlarda, ilgililer gerekli tedbirleri almamışlarsa bu da bir görev ihmali değimlidir? Olmuş bir olay için eleştiri yapmak çok kolay, hepimiz türlü senaryolar üretebiliyoruz, fakat giden milli servet ve doğanın nimetlerini geri getirebiliyor mu?

      Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.         

Bu yazı toplam 544 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim