• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -9 °C

YANLIŞ KULLANIMLARIMIZ !

Aykut Karagüzel

Gerek konuşmalarımızda gerekse gazete yazılarında bir çok telaffuz ve yazım hatalarına rastlamaktayız. Türkçemizi doğru kullanmak amacı güden bu yazımızda sizlere sıkça karşılaştığım bazı hataları aktarmak istedim.

Elginkan Vakfı’ndaki “Diksiyon Eğitimi” kurslarımda ve seminerlerimde bu hataları değerli kursiyerlerime de aktarmaktayım. Ayrıca görev yapmış olduğum okullardaki sevgili öğrencilerime de bu yanlış kullanımları tekrar tekrar aktarmışımdır.

Türkçemiz konusunda ne kadar yol alabildiğimizi gözlemleyebilmekte ve bu durumdan da mutluluk duymaktayım.

Şunu belirtmek isterim ki, önemli olan bu bilgilere sahip olmak değil; bu bilgileri hayata geçirmektir.

Şimdi sizlerle yanlış kullanımlardan birkaçını paylaşmak isterim.

İlgi ve alaka:

Bu iki kelime eş anlamlıdır. Anlamdaş sözcükler de dediğimiz bu kelimelerin aynı cümle içinde sanki farklı anlamı varmış gibi kullanılması bir "anlatım bozukluğu"dur. İkisinden sadece biri kullanılmalıdır.
Doğrusu: İlginize teşekkür ederim.

Korkunç(dehşet, manyak) güzel:

Olumlu ve olumsuz iki sıfatın yan yana kullanımı da çoğu zaman yanlıştır.

Doğrusu: Çok güzel, olağanüstü güzel şeklinde kullanmak daha doğrudur.

Görmemezlikten gelmek:

Burada da iki olumsuz ekin arka arkaya kullanması da bir hatadır. Kelimede iki olumsuzluk eki bulunmaktadır. “Görmemezlikten gelmek” örneğinde, gör- eyleminin me- eki ile olumsuz çatısı kurulmuş; ardından bu olumsuz çatının üstüne olumsuz sıfat fiil eki –mez ve isimden isim yapma eki –lik getirilmiştir. Dil bilimde ek yığılması olarak tanımlanan bu ifadenin yerine, -mazlıktan / -mezlikten gelmek yapısının kullanılması uygun olacaktır.
Doğrusu: Görmezlikten, duymazlıktan gelmek.

Yazılı metin:

Metin, zaten yazılı olduğundan ilk sözcük gereksizdir.

Değişik versiyon:

Versiyon ‘değişik biçim’ anlamındadır. Doğal olarak ‘değişik’ sözcüğüne gerek yoktur. Ayrıca ‘versiyon’ için ‘sürüm’ sözcüğü önerilir.

Deniz sahili:

‘Kıyı, yaka, yalı’ anlamındaki ‘sahil ’sözcüğü, denize değil; kara parçasına, örneğin adaya ait olmalıdır: Ada sahili gibi.

Nüans farkı :  

Fransızca “nuance” sözcüğü mecazen “fark” anlamındadır. Doğal olarak “nüans farkı” ifadesi hatalıdır.
Doğrusu: Çalışmada nüanslar bulunmaktadır. (Tabiki de burada önerilen nüans değil fark sözcüğü olacaktır.

En çok satan dergi:

Satan kelimesi sat köklü olup, satma işlemini yapan kimse anlamına gelir. Eğer dergi bir şey satmıyorsa buradaki ifade yanlıştır.
Doğrusu: En çok satılan dergi.

Geri iade ettim:

İade kelime anlamı itibariyle geri vermek anlamına geliyor. Cümleyi tam Türkçeleştirirsek "geri geri verdim ettim" gibi saçma bir şey olur.
Doğrusu: Geri verdim veya iade ettim.

 Yakinen tanımak:
yakin = (Arapça) sağlam bilgi, iyi, kat’i olarak bilme
Dolayısıyla “yakinen tanımak” yerine “yakından tanımak” demek gerekir.

 Delâlet- Dalâlet:
Nutuk’ta geçen sözcük “doğru yoldan sapma” anlamına gelen “dalâlet”tir. Ancak zaman zaman Nutuk okunurken “yol gösterme, kılavuzluk” anlamlarına gelen “delâlet” sözcüğü kullanılmaktadır.

Râkip- Rakip:

Bu sözcükteki /a/ ünlüsünün özellikle sporseverlerce yanlış telâffuz edildiği görülüyor. “râkip” şekliyle eski dilde ‘binen, binici’ anlamına gelir. “Herhangi bir işte, bir yarışta, birini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye çalışan kimse” anlamına gelen sözcük, kısa /a/ ile söylenmelidir.

S
üre / Süreç
bu iki kelime s
esçe benzeşen bu sözcükler doğru anlamlarıyla kullanılmadığı takdirde anlatımdaki ince ayrımlar da ortadan kalkacaktır. Türkçe Sözlük’te “süre”, ‘zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet’ anlamındadır. “Süreç” ise ‘aralarında birlik olan veya belli bir düzen içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay veya hareketler dizisi’ olarak tanımlanmaktadır.

Direk:

Türkçe “dire-” ‘bir şeyi dikine koymak, dikmek’ eyleminden türetilen “direk” ile, İngilizce “direct”ten dilimize geçen “direkt = doğruca, duraksız, doğrudan” sözcüğünün zaman zaman karıştırıldığı görülmektedir.

 Sayıların Yazımı
Eğer gerekiyorsa sayıların okuma basamakları arasında nokta kullanılabilir; bu basamaklar arada boşluk bırakılarak da yazılabilir. Türkiye’nin nüfusu 61.253.546 diye yazılabileceği gibi, arada boşluk bırakarak 61 253 546 biçiminde de yazılabilir.
Aynı şekilde depremle ilgili büyüklük, şiddet sayıları 7.2 ya da 5.3 gibi değil, 7,2 ve 5,3 biçiminde yazılmalıdır. Bu konudaki başıboşluğa kesinlikle son verilmelidir.

Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, sayılar yazı ile yazıldığında ayrı yazılırlar. Örn. Yaş otuz beş.

Atıyorum:
Son dönemlerde sıkça yapılan bir yanlış. Türkçede “atmak” sözcüğü argo’da ‘bilmeden, kestirerek söylemek’ anlamındadır. Burada iki yanlış görülüyor: İlki, argo sözcük kullanmak, ikincisi bilmeden konuşmak. Hâlbuki kastedilen yalnızca “örneğin” demektir.

Bu sözcüğü ısrarla kullananlara tavsiyem Avcılar ve Atıcılar Kulübü’ne üye olmalarıdır.

Bu yazımda yaralandığım bazı kaynaklar şunlardır:

TDK Türkçe Sözlük
Uzun Lafın Türkçesi / Alper Bayındır
Yıldızların Suya Döküldüğü / Feyza Hepçilingirler

 

Bu yazı toplam 1377 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim