ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 108.313
  • Altın 153,536
  • Dolar 3,8493
  • Euro 4,5167
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Yanlış yaparak doğruya gidilir mi?

Mustafa Öz

Ülkemiz gerek dış, gerekse iç siyasetle sürekli yanlış işlerin, kararların alınıp uygulandığı bir deneme alanına çevrildi. Özellikle yanlış yapma lüksü bulunmaması gereken siyasiler, aydınlar, düşünenler sürekli yanlış yapıp bu yanlışları doğru imiş gibi gösteriyorlar. Ya da sakat bir mantıkla yanlışlardan doğruyu elde etmeye çalışıyorlar.

Ülkede demokrasi ve insan haklarını savunanlar, benzer konularda başkaları ne yapmış hiç incelemeden objektif bir yaklaşım ortaya koymadan ya peşin kabul gösteriyorlar, ya da peşinen ret ediyorlar. Oysa gerçek demokrasi başkalarının fikirlerine saygı göstermek olduğu kadar, demokrasi adına ulu orta her şeyi söylemek ve başkalarını incitmek hor görmek midir? Öyleyse neden demokrasinin beşiği olarak kabul edilen ülkelerde herkes her şeyi söylemiyor. Yâda neden söylettirilmiyor.

Bizim ülkemizde aykırılık, ayrılık toplumsal kabullerin dışında söz söyleyen eylemde bulunanları başkaları baş tacı ediyor. Göklere çıkarıyor da kendi ülkelerinde bu tip insanları neden aynı şekilde ödüllendirmiyorlar.

Ülkemizin birliği bütünlüğü, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın tüm vatandaşlarımızın huzuru, sükûnu için neden aydınlarımız, siyasetçilerimiz, toplum önderleri AKİL OLAMIYOR, neden? Başımıza bir olay geldiğinde birbirimizi suçlayıp kırıp döküyoruz. Olayların sıcaklığı içinde daha makul ve mantıklı olmamız gerekirken, hislerimizi aklımızın emrine verip, vicdanımızı karartıp konuşuyoruz, hedef gösteriyoruz. Bugün hedef gösteren yarın hedef olabileceğini neden düşünmüyoruz.

ÜLKEMİZ HER TÜRLÜ OYUNUN RAHATLIKLA OYNANDIĞI VE HİÇ BİR KURALIN KONMADIĞI BİR ALAN HALİNE GELDİ.

Dünyayı paylaşan güçler yakın ve uzak hedefleri gereği plan ve program yapıp uygulamaya koyuyor. Ülkemiz bulunduğu konum itibarıyla çok hassas bir bölgede: Ortadoğu, Asya ve Avrupa'nın geçiş noktasındadır.

Tarihi geçmişiyle bazı hesaplaşmaların yarım kaldığı bir ülkedir. O nedenle ülkemiz ve milletimiz üzerinde sürekli değişik senaryolar uygulanmak isteniyor. Bu milletin fertlerinin arasına etnik ayrımcılık, dini ayrımcılık, mezhep çatışması ve ideolojik ayrılıklar sokuldu. Aramızdaki kardeşlik birlik beraberlik havası yok edildi. Edilmeye gayret gösteriliyor.
Bölücü terörle ekonomimiz çökertildi. İnsanlarımızın canına kıyıldı. Bu yeterli görülmedi başka uğraşı alanları devreye alınıyor. Ülkemizde yaşayan Rum, Ermeni, Yahudi ve diğer etnik unsurlarla hiçbir sorunumuz yokken bu insanlar ve onlara karşı da Türk insanı kışkırtılıyor. Tarihin tozlu raflarında kalmış hadiseler ders almak, yanlış varsa bir daha yapmamak üzere OBJEKTİF olarak gün yüzüne çıkarmak gerekirken: Hesaplaşma unsuru ve ayrılık olarak kullanılıyor. Bu durum toplumsal kırılmayı artırıyor. Sonunda hiç kimsenin tasvip etmeyi şiddet vs terör unsurları doğuyor. Doğurtuluyor.

Fikirlerini beğenmemekle birlikte merhum Hrant Dink'in katledilmesini kabul etmek, bu ölümden fayda ummak aklı başında bir TÜRK EVLADI için kabul edilemez. Kederli ailesine baş sağlığı diliyorum. Bu hadise ERMENİ LOBİLERİNİ güçlendirip milletimiz üzerine daha pervasızca gelmelerine neden olmuştur. Ülkemizi oyalayan AB'nin oyalama taktiklerine bir argüman oluşturmuştur. Kıbrıs'ta, Kuzey Irak'ta bölücülük konusunda ortaya koyacağımız birlikteliği ve hassasiyeti sindirerek içimize kapanmamıza neden olmuştur.

Siyasiler birbirini suçlamaya devam etmekteler. Aydınlar! Bu menfur cinayeti vesile kılıp: bazı fikirleri sanık sandalyesine oturtmuş, bazı kişi ve kuruluşları hedef göstermişlerdir. Bu davranışlarda maalesef demokrasi havarisi olanlar tarafından yapılmaktadır.

Hiç kimse kılıçlarını indirmek istememektedir. Nasrettin hocanın deyimiyle: HIRSIZIN HİÇ GÜNAHI ve vebali olup olmadığına bakılmadan; karşılıklı suçlamalarla kendimizi kurtarma yoluna gidiyoruz.

Toplumdaki kırılganlığa bu tür suçlamaların hiç faydası olmuyor. Birbirimizi anlamaya çalışmadan hedef göstererek, kırarak, dökerek bu işler düzelmez.

Hadiselerden ders çıkaralım. Ölen de bizim, öldüren de bizim insanımız. Niçin öldürülüyor, neden öldürüyorsa bir daha olmaması için: sosyolojik, ekonomik siyasi ve kalıcı çözüm üretelim. Kandan, gözyaşından, korku psikolojisinden, ayrıştırmaktan, başkalarının kayığına binmekten kimse medet ummasın. Birlik ve beraberliğimizi muhafaza edelim… 

Bu yazı toplam 439 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim