eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.791
  • Altın 151,401
  • Dolar 3,6652
  • Euro 4,3268
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C

YARADILANI SEVMEK

Mustafa Namdar

                İnancımıza göre insanı sevmek imanlı olmanın şartı. İmanlı olmak ise cennete girmenin anahtarı. Hal böyle düşüncelerde insan modeli şekillendikçe “Yaradılanı severim yaradandan ötürü” diyerek dünya ve dünya üzerinde bulunan canlı cansız tüm varlıkların tek yaratıcısının yüce Allah olduğu düşüncesiyle onun eseri olan her şeyi severim mesajını almış olmamız gerekiyor.

                Bu anlamda doğayı, doğa da yer alan kurdu kuşu, çiçeği böceği, taşı toprağı, sebzeyi, meyveyi, çayırı çimeni, gölü göleti, dereyi, havayı suyu severim. Onlara zarar veremem korurum düşüncesiyle ilahi güce olan sevgimi yerine getiririm sözünü vermiş oluyoruz. En önemli bir başka anlamı da, yüce yaradanın en önemli varlığı olan insanı cinsine,  ırkına, rengine, inancına, diline, yaşlı ve genç oluşuna bakmadan sadece insan olduğu için severim. Yaradanın eseri olduğu için saygı duyar onları aşağılamaktan, kötülemekten, zor duruma düşürmekten sakınırım diyerek, insan sevgisini dünya yaşamının olmazsa olmazı düşüncesini yaygınlaştırmaya çalışırım.

                Parola, dünya yaşamından ebedi hayata geçişte insanlara vaad edilen cennet müjdesinin temelinde, insan sevgisinin yükselen değer olduğunu görmekteyiz. Peki; bizler sevgi eylemini gerçekleştirebiliyor muyuz? Sevgi ağının bağları için birbirimizle barışık mıyız? Yan yana geldiğimizde birbirimize ne kadar güveniyoruz? Yüzümüzde oluşturduğumuz tebessüm ne kadar içten, ne kadar içten, ne kadar samimi?

                Bütün bu ve benzer özelliklerimizin olduğuna kendimiz ne kadar inanıyoruz? Bu anlamda soruları çoğaltmamız mümkün. Ne var ki olumlu cevaplarda işin neresindeyiz tartışılır!!!

                Rol modellerimizin ağzında sakız olan sözcükler sanki ağızdan çıkarken çarpılıyor. Eylemler engelli hale geliyor. İnsanların suratları baca arkası gibi kapkara! Kaşlarımız çatık, gülmeyi unuttuk gibi sözü duymazdan gelerek olumsuz eylemlerin peşinden hızla koşar olduk.

                “Yaradılanı severiz yaradandan ötürü” erken gerçekten samimiysek bu kavga niye??? Her geçen gün iyi niyet yollarına saçılan öfkeden yeşeren diken tohumları ayağımızı acıtıyor. Gül de dikenli ama, tutmasını bilirsen güzelliği dinlendiriyor. Birbirimizi sevelim sevilelim. Dünya öyle güzel olmalı. O güzelliği özledik!!! Gönül bahçelerinde kurulan dost sofralarını unuttuk.

28.02.2014

Bu yazı toplam 563 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim