eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C

YARATILMAK İSTENEN NEFRET TÜRKİYE AŞK’INA DÖNÜŞÜYOR

Mustafa Nuri Gürsoy

Sırf aykırı olmanın makbul olduğu bir medya düzeni ile karşı karşıyayız.

Bunu dünyadan da,

Ülkemiz üzerinden de, örnekleriyle izliyoruz.

Konu mankenleri pür dikkat hazırlar.

Vur abalı’ya,

Abiye giyimliye, renk armonisini tutturana ilişme.

Doğal olana, içi dışı bir olana, siyah ve beyaz kadar net durana çak, vur gitsin.

Vur arka bahçesinde bekleyeni olmayana.

Faturasını ödetmekten geçtim, çaresiz, yalnız,

Şovalye yürekli insanlara vur.

Geçtiğimiz günlerde Sayın Hıncal Uluç yazdı.

Vurdu, kırdı geçti.

Aykırılığını bilirdim de, bu vicdansızlığı sevmedim.

Bu nefret algılamasını,

Nefret’in bu şekilde dile düşmesini, yazıya dökülmesini kavramam, anlamam mümkün olamadı.

Üstelik bunu; çok tehlikeli bir merkezden, farklı bir pencereden bakarak, testi muhabbetine kadar getirmek aklımla çözülemez oldu.

Bir ölümün ardından, kabahatli hükmünde,

“Su testisi su yolunda kırıldı.”

Yakışmadı.

Kaderi, hayır ve şerrin geldiği noktayı kavrayamayan, bu vicdansız kalemi bu dünyada af edemem.

***

Bir gazeteden alıntı yaparak yazıyorum.

“Bu bir karşı devrim sürecinin son noktasıdır. Bunu böyle getirdiğinizde, halka direnme hakkı doğar, mahalle mahalle, sokak sokak direnme hakkı doğar.”

Şimdi siyaset bitmiş gibi meclis ortamında direniş  çağrısı yapma yaklaşım ve girişimlerine ne söylemeli bilemiyorum.

Mersin Milletvekili Sayın İsa Gök’ün ne demek istediğini çözenler, çözüm üretenler, yazanlar, çizenler oldu.

Siyasi bir platformdan uzaklaşan bu çağrının, toplumda ileride  nefrete dönüşmesi kuvvetle muhtemeldir.

Seçimlere az bir zaman kala sandığı değil, sokağı işaret etmek,

Tehlikeli bir süreci çağrıştırma fikri, eylem gayretine dönüşebilir.

Şimdi bu söylemin, isteğin öngörünün getireceği zararların, doğurabileceği sonuçların önünü kim açıyor.

Bu siyasi mücadeleyi, üstelik sandığı, meclisi olan, kurumları yerli yerinde duran halleri, nefrete dönüştürmenin bir anlamı var mı.?

Yıllardır sahne diyen, oyunu sahneye koyan kimlerdi bu ülkede.

Senaryosu yazılmış, provası yapılmış filmi, tiyatroyu oynamadılar mı.?

Bu topraklarda malum aktörler.

***

Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde bir ayaklanma peydah oldu birden.

Diktatör yönetimlere karşı bir hareket başladı.

Yapılan eylemlerin, özü, yapısı, kurgusu, şekli şemali üzerinde kimse yorum yapamıyor.

Örgütlü, süreli bir eylem planı mı,

Yoksa kendiliğinden gelişen bir yapısı mı var.

Bu eylemlerin..

Bir devrim,

Bir liberal ayaklanma,

Bir demokratik  eylemler bütünü  sayabilir miyiz.

Bu halk  hareketlerini.

Mısır, Tunus, Bahreyn, Libya ve ötekiler.

Peş peşe gelen bu olaylar ilginç değil mi.

Kimi sonuçlandı, kimi sürüyor,

Kimi de sonuç alınıncaya kadar devam edecek gibi görünüyor.

Burada da bir nefret vakıa’sı olduğu kesin.

Bir memnuniyetsizlik hakim eylemlerin çıkışında.

Bir özlem, bir beklenti gözleniyor, bekleniyor elbet.

Herkes birbirinden nefret ediyor.

Ülkeler, yönetimler, insanlar

Herkes birbiriyle davalı.

Bir rövanş peşinde koşmadır gidiyor.

Hıncal, nefretle Defne’ye yüklenirken,

Mersin CHP milletvekili Sayın Gök, hayırlı olmayan işaretler vermeye özeniyor.

Demokrasiyle, demokratlıkla çelişiyor.

Bu eyleme durmuş ülke halkları,

Yönetimlerine karşı nefretle ayağa kalkmış,

Sokaklara taşmış hallerinde,

Lider bir ülke hayalinde,

Halkımızı, yaşayanımızı, kıskanan hallerinde ve sorgularında,

Kendi idealleri noktasında, bizim gibi olmak istiyorlar.

Eskiden sırtı dönük Türkiye’yi, şimdi kendilerine daha yakın görüyorlar.

Bölgesinde gittikçe güçlenen Türkiye onlar için bir umut ışığı gibi geliyor belli ki.

Türkiye lider olmak için çok istekli olmasa da,

Hazır olduğunu bilen Mısır, Tunus, Bahreyn ve Libya

Ve sonra belki Arabistan, sonra diğerleri..

Türkiye’den aldıkları manevi güçle bu halk hareketlerine devam edeceklerdir.

Sonuca ulaştıklarında ve nefretleri sona erdiğinde..

Nefret nöbetlerinin, şükran duygularına dönüştüğüne hep birlikte şahit olacağız.

Tarihin ve coğrafyanın gerçekleri, yaşanacakları şimdiden  anlamamıza yetiyor.

Ülkemizde yaşatılmak, yaratılmak istenen nefret,

Dünya üzerinde,

Türkiye aşk’ına dönüşüyor.


Bu yazı toplam 1190 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim