• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

YASAK ÜZERİNE

Hasan Dinç


Dün Boluspor’un maçı varmış. Varmış diyorum çünkü olduğunu Büyük Camiye giderken Milli Egemenlik ilköğretim okulunun yanından geçerken öğrendim. Kalabalık bir polis yığınağı yanında demir barikatlarla da yolun iki tarafını yaya trafiğine kapatmış. Öğle ezanı okunmaya başladı. Evden cemaatle namaz kılmak niyetiyle çıktığım için okulun bahçe duvarı ile demir barikatların arasında kalan dar bir geçitten geçerek namaza yetişmek istedim. Üzerinde trafik yazan ve açık yeşil üstlük giyen bir polis yüzüme bile bakmadan “Yasak Amca” dedi. Kendisine birazda kibarca “namaza yetişmek istiyorum” dedim. Tekrarladı. “Misafir takım geldi, geçiş yasak” Son bir ümitle yüzüne baktım. Yüzüme bakmadan “Amca yasak, anlamıyor musun” dedi. Yüzü yukarda gözleri güneşi seyrediyor. Bir şeyler söylemek istedim “Yan sokaklardan dolaş ve de git” diye kararlı bir ifade kullandı. Baktım beni hiç dinlemeyecek. Hızla döndüm ve Göl yüzüne doğru giden sokağa yönelerek koşma ve yürüme arasında bir hızla Büyük Camiye yetiştim. Yolda giderken ya amirlerinden kesin bir talimat almış ya da devlet terbiyesi almamış bir memur dedim ve polis memurunu kınadım.

Namazı kıldıktan sonra yine aynı yolla evime dönmemek üzere Büyük Caminin batısındaki sokaktan inerek ana caddeye çıkmak istedim. Çünkü iki haftadır belediyenin yürüyen merdivenleri hizmete girmemesine rağmen geçişe açılmış idi. Merdivenlere yöneldiğimde orayı da demir barikatlarla geçişe kapanmış olarak buldum. İçerden bir genç “Buradan geçmek yasak hacı” dedi. Hiç muhatap olmadım. Hemen yolumu Belediye düğün salonunun bulunduğu ara sokağa çevirdim. Belediye düğün salonu ile binanın bulunduğu kapıdan aşağı inerek belediyenin arka meydanına, oradan da ana caddeye çıkıma hesabı yaptım. Tam kapıya geldiğimde oranında kapalı olduğunu gördüm. Rampadan çıkıp Kültür Müdürlüğünün yanından geçmeyi düşündüm. Oranın da boydan boya engellerle kapatılmış olduğunun farkına vardım. Uflaya puflaya biraz da kızarak İsmet Paşa caddesine çıktım. Stadyumun ön tarafından geçerken Yener Bey’le ( Bandakçıoğlu) ile karşılaştım. Tokalaştık. Bana “maça mı geldin” diye sordu. Hem soruya cevap verdim. Hem de Ayaküstü kısa bir sohbetle olanları anlattım. Bana “yasakçı zihniyet” diye kısaca cevap verdi ve ayrıldık. O maça gitti ben eve.

Sayın valimizin Bolu’ya hizmete başladığında gazetecilerle yaptığı bir toplantıda kendisine sorulan bir soruya cevaben “Ben halkın valisiyim” dediğini bu gün gibi hatırlıyorum. Hatta bu sözünü kınayan bir yazı da yazmıştım. O günden bu yana kendisiyle hiç muhatap olmadım. Son günlerde yerel basında kendisiyle ilgili olumlu yazılar görüyor, onun adına seviniyordum. Halkın tepkisiz olduğunu anlamış olmalı ki, anlamsız yasakların uygulanmasına seyirci kalıyor ya da bu yasakların uygulanmasının halk ile yönetim arasında soğuk duvarlar oluşturduğunu görmüyor.

Benim anladığım demokratik hukuk devletinde hiçbir insan hakkı ihlal edilerek idari tedbir geliştirilemez. İnsanların geçiş güzergâhları ve yollar olağanüstü (Sıkıyönetim) haller haricinde geçişe yasaklanamaz, böyle yasaklarla olacak tatsız olayların önüne geçilemez. Bir kısım insanların taşkın hareketlerine engel olmak için, insanların haklarını kısıtlama yetkisi kimseye verilmemelidir. Bu türlü yasaklar halkın devletine olan saygısını sona erdirdiği gibi iddia ile söylendiği üzere “Halkın valisi” olmaya da engel teşkil eder. Şimdi ben bütün halkın önüne çıkarak “bu yönetim benim camiye gitmeme polis marifetiyle ve yasakçı uygulamalarıyla engel oldu” desem yanlış sayılmaz ama doğru da değildir. Başta Sayın valimiz olmak üzere bütün yöneticilerimizin halkın anlayışına saygılı olması ve tepkisizliğinin de sınırı olabileceğini hatırdan çıkarmamaları gerekir.

09.04.2012

 

 

ali derin

09 Nisan 2012 10:21:36

Görevliler görevini yapmış, hiç alınmayın beyefendi. O gün o kadar kalabalık için alınan bir önlemi üzerinize almayın. 

 bolusporlu

09 Nisan 2012 09:51:42

hasan amca ne güzel yazmışsın.dün maçtan sonra stadın karşısındaki lokantanın önünde bekliyoruz.bir tane polis amiri geliyor vücut dili oldukça havalı.sonra yüz mimikleriyle alaycı bir tavır takınıp burda beklemeyin dedi.biz burda beklemenin kimseye zararı olmadığını kimseye taş atmayacağımızı,küfür etmeyeceğimizi söyledik.polis yaaaw beklemeyin işte biz ne diyosak o tarzı konuşmalar yaptı.bir de polis haftası.ama inanın o yaklaşımı başka yerde yapamaz polis.burası bolu ve insanımız kuzu gibi.biz herşeye eyvallah dedikçe daha çok yasaklar önümüze gelir herşeyi de kabullenmek zorunda kalırız.polise ilk öğretilecek şey empati ve yaklaşım olmalıdır.bir polis arkadaş da ne güzel yazmış yukarda.elbette iyi niyetli polisler var ve bizim lafımız bunlara değil.lafımız sadece kendini bilmezlere. 

 eser

08 Nisan 2012 23:45:31

misafir takım taraftarı geliyor ve siz ordan geçmeyi hak biliyorsunuz futbol terördür fanatizmdir kavgadır ranttır sizlere zarar verilse orda bu seferde polis beni neden korumadı dersiniz lütfen anlayışlı olalım sizler sıcak yuvanızda akşamın en güzel saatinde uyurken o polis geceden çıkıp bir kaç saatlşk uykuyla ek görev olarak oraya geliyor..sadece biraz saygı  

Bu yazı toplam 804 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim