• BIST 102.715
  • Altın 223,931
  • Dolar 5,2843
  • Euro 5,9542
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

YAŞAM BİÇİMİ

İlhami Candemir

                       
         Sayın okuyucular bilindiği gibi her devirde bireylerin ve devletin aharın( başkasının) yaşam biçimine müdahalesi daima tartışma konusu olmuştur.
         Ben bu yazımda yalnız devletin müdahalesinden söz edeceğim.(Bireylerin müdahalesi yani ailenin ve çevrenin müdahalesi ayrı bir yazı konusudur. Bu konuyu, editörün “yazı çok uzun olmuş ” yönündeki eleştirisini önlemek için şimdilik es geçiyorum.)
         Bizde yani TC de devletin  yaşam biçimine müdahalesi olmuş mudur? Tabii ki olmuştur. Şimdi bu hususu irdeleyelim; Bunu ikiye ayırmak gerekir. Birincisi CHP dönemi  (TC.nin kuruluş yılları), ikincisi ise çok partili döneme geçilmesinden(1946) bu güne dek olan dönem. Özellikle AKP dönemi.
        Önce CHP dönemine bakalım;
        Bizler(yaşı yetmişin üzerinde olanlar) bilirler ki TC devletinin temelleri atılırken ve bu temeller üzerine TC.devleti kurulurken amaç, TC ni ve milletini muasır medeniyet seviyesine çıkarmaktı.Bunun için de bazı reformların yapılması gerekiyordu ve yapıldı. Bilindiği gibi her REFORM yani yenilik beraberinde DİRENCİ de  getirir. Direnç gösterenlerle yani  STATÜKOCULARLA  mücadele tabii ki  kaçınılmaz olur. O dönemde direncin de ötesinde birtakım ayaklanmalar görüldü ve onlarla mücadele edildi.Hal böyle olunca kaçınılmaz olarak TC.nin doğumu sancılı oldu. Bizler o günleri yaşadık. Neyin ne olduğunu gördük ve biliyoruz. Yani DUYDUKLARIMIZI değil GÖRDÜKLERİMİZİ yazıyoruz.  15 Temmuz Fetö kalkışması sonrası bazı radikal kararların alınabilmesi için nasıl OHAL ilan edilmişse işte o dönemde de radikal kararların alınması söz konusu olduğundan o dönemi- adı konulmamışsa bile-  OHAL dönemi olarak vasıflandırabiliriz. Fetö kalkışması sonrası ilan edilen OHAL uygulamalarında birtakım insan hakları ihlalleri kaçınılmaz olarak olmuşsa- ki olmuştur- işte O dönemde de insan hakları ihlalleri olmuştur. Yani “yoğurdun kara,seninki benimkinden kara” misali  herkesin yoğurdu kara iken, keza kendi gözündeki merteği görmeyen el gözünde çöp ararmış misali-tabir caizse- “öküz altında buzağı arayanlar” o dönemde yapılan uygulamaları ısrarla eleştiri konusu yapabilmektedirler.
        Gelelim günümüzdeki yaşam biçimine müdahale konusuna;     
         Bu MÜDAHALE çok partili dönemde yani demokrasiye geçildikten sonra daima DİNSEL İÇERİKLİ olmuştur.Bu müdahalelerin amacı CHP dönemindeki gibi devleti ve milleti muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak değil Laik TC.ni ılımlı İslam cumhuriyetine dönüştürmektir. “Kutlu yürüyüş” sloganı bu niyetin dışa vuruşudur.  Görüyoruz-biliyoruz, AKP iktidara gelir gelmez ilk yaptığı icraatlardan birisi “işyeri açma” mevzuatında değişiklik yaparak, faaliyetlerinden rahatsız oldukları içkili  mekanların ruhsatlandırılmasını engellemek oldu.  İşi “böyle bir işyeri açmak yasaktır” noktasına kadar getirdiler. Hal böyle olunca içkili mekanlar tek tek kapandı. Oysa ki demokratik, laik, insan haklarının ön planda olduğu bir ülkede devletin görevi “her koyun kendi bacağından asılır misali” bireylerin yaşam biçimi ne ise onun koşullarını daha elverişli hale getirmektir.Böyle olmadığı gibi aksine  değişik türden baskılarla  bireylerin yaşam biçimlerinin  değiştirilmesi yoluna gidilmektedir.
  Örneğin AKP nin Ankara büyük şehir belediye başkan adayı sayın  Mehmet Özhaseki’ nin belediye başkanlığı yaptığı Kayseri’de bir duble alkol almak için Erciyes dağına çıkmak gerektiğini sade ben değil sağır sultan dahi biliyor.(Bolu’muzu da örnek gösterebilirim ama yazıyı uzatmak istemiyorum. Sadece şu hususu belirtebilirim;Akşamcılar o lokalden o lokale,yer değiştire değiştire Suriyeli’ler gibi muhacir oldular).Bu da olmadı alkole fahiş zamlar, hatta fahiş kelimesi yetersiz kalır astronomik zamlar yapılarak içilmesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır.
        AKP iktidarının yaşam biçimlerine müdahalelerini tek tek gündeme getirirsem gazetenin sütunları yetmez. Bu nedenle gerisini sizler yaşayarak bildiğiniz için es geçiyorum. Dinen haram sayılan Alkolün  SİYASAL  getirisi çok olduğu için daima gündemde tutulmuş ve tutulmaktadır. Dinen haram sayılan faizin ise PARASAL getirisi çok olduğu için  bırakın alkol gibi yasaklamayı adeta teşvik edilmektedir.
         Sayın Cumhurbaşkanımızın çevreye yapılan saldırıları gündeme getirirken “ah şu para var ya para insana neler yaptırıyor” demesi ne kadar doğru değil mi? faiz deyince aklıma bir anım geldi, bunu sizlerle paylaşmak istiyorum; Bir dostumun oğlu için kız evine “kız istemeye” yani dünürlüğe gittik. Kız evi bizleri çok samimi karşıladı. Ortama baktım  “galiba  boş dönmeyeceğiz” dedim.Tabi hemen konuya girilmedi.Önce peşrev konuşmaları başladı derken uzatmayalım, Allah’ın emri yerine getirildi, kız istendi.Kız babası sordu; Oğlunuz ne iş yapıyor dedi,mesleği söylendi,sıcak baktı, nezaketen doğrudan sormadı ama dolambaçlı yollardan mali durumunu sordu, dünürcü başı “Elhamdülillah çok iyi, hem çalışıyor kazanıyor ve hem de bankalarda hatırı sayılır birikimleri var,  ayda yirmi bin lira civarında FAİZ geliri var” deyince kız babası dört köşe oldu, iyi iyi çok iyi dedi.Sonra laf döndü dolaştı YAŞAM BİÇİMİNE geldi,içimizden patavatsız birisi-ben değilim ha- “oğlumuz akşamları bir-iki duble alkol alır der demez kız babası kükredi,bu iş olmaaaaaz, olmaaaaz demez mi. Tabi ben hemen “beyefendi neden olmaz dediğimde” içki haram,biz haram içene kız vermeyiz dedi.Ben sanki işi halletmeye değil de bozmaya gelmişim gibi “ bey efendi,bey efendi siz demin oğlumuz ayda  yirmi bin lira FAİZ alıyor deyince dört köşe olmuştunuz,faiz de haram deyince “yılın sözünü” etti;Vallaha BİZ içkiden başka haram bilmeyiz demez mi.  Ah şu para var ya para nelere kadir. Bu sırada ortam gereği ağzı var dili yok damat adayı lafa karıştı,”amca, kızınız içme derse içmem, bırakırım” dedi. Yani yaşam biçiminden peşinen feragat edince- kızı çok sevmiş olacak ki aşk da para gibi nelere kadir- iş tatlıya bağlandı.
               Hoşça kalın.

 

Bu yazı toplam 509 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim