• BIST 93.287
  • Altın 211,947
  • Dolar 5,4738
  • Euro 6,1921
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C

YAŞAM SAVAŞLARI

Mustafa Namdar

 Yaşam bıçak sırtında gezinmek gibidir.Her evresinde cepheler vardır sonucunu zaferle beklediğimiz.Sağlıkta, özgürlükte, huzur ve güvende, iş hayatınızda, yapılan uğraşlarda, başarı içindir tüm mücadeleler.Bıçak sırtında geçen sürede önemli olan bir yerimizi kestirmeden hayat çizgisini tamamlayabilmektir.

 Her cephede, bellekten söküp atılamayan anılar vardır. Kimilerini yaşlı gözlerle anlatır, paylaşırsınız etrafta. Kimilerini de aldığınız notlardan okursunuz aynı duyarlılıkla, aynı heyecanla yaşarcasınına.

 İşte böylesi yaşanmış bir anıyı dinledik, 24 Temmuz 2012 tarihinde Gazelle Resort’ta,Roteri üyeleriyle. Konuşmacı Kıbrıs gazilerimizden Yamaner Kucumculuk’ta marka isim olan Kıbrıs gazimiz kıdemli binbaşı sn. Ahmet Yamaner.

 1973-1975 yılları arasında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayın’daüsteğmen rütbesinde alayın tanksavar takım komutasını alarak Lefkoşa’da, 1985-1987 yıllarında Binbaşı olarak yaptı.1989 yılında Genenelkurmay’a bağlı istihbarat okulunda istihbarata karşı koyma subayı olarak rahatsızlanıp emekli oluyor.

Halen birçok sosyal kurumda halk adına çalışmalarına devam etmekte.

 Kıbrıs Barış harekatına katılan tek gazi subay olan sn. Yamaner, görev süresinde Kıbrıs cephesinde geçen bıçak sırtındaki süreyi yaşarcasına, aynı duygu ve heyecanlanla şöyle anlatı;

“Mermiler birbirini havada keserken Mehmetçik sanki Çanakkale’de , Sakarya’da, Dumlupınar Afyon’da ölüme koşan şehitlerimiz gibi gidiyordu, enosis düşüncesi üzerine.

 Her bir asker, soydaşlarımıza yapılan zulmün intikamını alma hırsında, öfkesini yenmeye çalışırken bir kısmı da yaralı Rum askerlerinin yarasını sarıyor, bir yudum su içirmeye çalışıyorlardı”

 Sn. Yamaner savaşın vahşetini, acımasızlığını anlatırken Kıbrıs’ın stratejik olan Türkiye için önemini de anlatıyordu.

  Her Türk asker doğar inancıyla yoğrulan insanımız, her askere gönderdiğinin arkasından “ya şehit ol ya gazi” diyerek uğurlanan can yangınlarının peşi sıra gözyaşları ilen ıslanan, dualarla rahatlamak istesen de , gidipte gelememek, gelipte görememek şüphesine ait içinizdeki ateş hiç sönmez. Kulak kapıda, göz yolda, düşünceler postacıda olur…

 Yamaner,  Kıbrıs’ın durumunu şöyle yorumluyordu; “ Kıbrıs batmayan bir uçak gemisi gibi. Füzeler için bir rampa, Anadolu’yu Güney’den istila için atlama tahtası olduğunu. Yunan Adaları’nın tehlikesine işaret ediyordu.

 Bu anlamda İngiltere’nin, Rusya’nın ve Yunanistan’ın Kıbrıs’la ilgili çıkarlarını anlatttı.

  Sonuçta azim ve kararlılığımız sonucunda Kıbrıs’a barış gelmiştir.

  Savaş bitmişti ama tahribatı bitmiyordu. Bir yanlış bilgi sonucu eşime şehit olduğum haberi aile için bir yıkım olmuştu. Şükür gördüğünüz gibi sağım, teşekkür ederim.”

 Güzel bir sunum idi. Tarihi yaşayandan dinledik. Teşekkürler sn. Yamaner.

 

 

 

Bu yazı toplam 643 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim