• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

Yaşamı mutlu kılan davranışlar

Mustafa Namdar

Yaşam; sağlıklıysanız güzel. Sadece sağlıklı olmak yetmiyor işiniz, aşınız, eşiniz varsa güzel. Belli bir eğitiminiz, belli bir beceriniz varsa işiniz, işiniz varsa aşınız var. Bütün bunlar bir araya geliyorsa eş bulmak da kolaylaşıyor.

Sağlıklı olabilmenin her zaman mümkünatı yok. Bir bulaşıcı salgın, bir trafik veya iş kazası ya da, doğuştan gelen bedensel veya zihinsel engelli olmak yaşamı zorlaştıran nedenlerdir. Hastalık varsa, teşhisi konur. Teşhis konduğunda tedavi için imkanlar elveriyorsa, sağlığa kavuşmak şansı var. Peki ya bedensel engelliyse, yürüyemiyorsa, bir tarafı tutmuyor felçli ise. Bir başkasına bağımlı kendi ayaklarının üzerinde duramıyorsa, yaşamaktan keyif alabilir mutlu olabilir mi? Yüzde yüz bu durumda olan insanlar tam olarak mutlu edilemese de, yaşamdan az da olsa keyif alabileceği imkanlar sağlanabilir.

İşte bedensel ve zihinsel engellilere uzanan eller, bunun için önemli, bunun için öpülesidir. Bedenlerin elverdiği ölçülerde çalışabilecekleri bir beceri kazandırmak ne büyük bir sevap. Yaşam gücünü yitiren insanların bir işe yaradıklarını görebilmeleri ne büyük mutluluk, ne büyük güven, ne büyük hayata tutunabilme cesaretidir? Bütün bunları yaşamak gerekmiyor. Görmek de yetiyor. Sevincin getirdiği mutluluğu insanların gözlerindeki pırıltıdan görebiliyorsunuz.

Yaşamın içinde böylesi çaresizleri hayata bağlayan, mutlu kılan davranışları, yardım için uzanan sıcak dost elleri gördüğünüzde mutluluktan pay almamak mümkün değil.

Böylesi bir mutluluğun tanığı oldum Belediye hayır çarşısında dağıtılan akülü engelli arabaların dağıtımında.

Hayatın güzelliğini, yaşamanın ne kadar önemli olduğunu görüyorsunuz. Bina içinde ileri geri sağa sola gittiklerini gördükçe, mutluluk ne güzel, mutluluklara sebep olmak ne güzel diyebiliyorsunuz. Böylesi güzellikleri söylemden eyleme geçirebilmek ne güzel…

Yaşamı mutlu kılan başka davranışlar da var. Emeğin değerlendirilmesi. Başarının görülmesi, başarılı olanları ayırabilmek ve başkalarını da başarıya özendirmek…

Tıp tahsili uzun bir süreç. Bu sürecin sonu açık. En önemlisi de doktorlukta uzman olmak isteği. Bunun için uzmanlık önüne konan TUS sınavını başarmak. Tıbbiyeden mezun olan hemen her doktor adayının en büyük hayali, idealindeki uzmanlık alanında ihtisas yapabilmek.

İşte Tıp Fakültemizin ilk mezunu 18 pırıl pırıl doktor. Hastalarına şifa için dökecekler alın terini. Umudu olacaklar yaşama tutunma mücadelesi verenlerin. 18 genç doktorun onbiri daha ileri düzeyde uzmanlık alanında yardımcı olabilmek amacıyla, girdikleri TUS sınavını kazanıyorlar. Onlar rahmetle andığımız İzzet Baysal'ın “En büyük idealim” dediği Tıp Fakültesini bitirmenin mutluluğunu yaşarken çalışmanın yorgunluğunu gidermek düşüncesinde olan Belediye, sadece teşekkürle başarıların devamını dilemekle kalmıyor, en önemlisi notların, bilgilerin, bilgi iletişiminde kullanacakları bilgisayar armağanıyla başarının karşılığını ve yorgunluğun giderilmesine katkıda bulunmak centilmenliğini gösteriyor.

Adına ister teşvik deyin, ister başarıya özendirmek, ister İzzet Baysal adının yıllardan yıllara taşınmasında genç beyinleri ateşlemek deyin. Ama bir gerçek var, hizmet üretenlerin omzuna dokunup teşekkür etmenin ne kadar anlamlı, teşvik için ne kadar önemli olduğunu göstermek gerçeği önemli olan da bu olmalıydı. Emeğin değerlendirilmesi ne güzel, ne onurlu bir davranış. Teşekkürler

Yaşamı anlamlı kılan mutluluğa neden olan ne güzel davranışlar bunlar…

19.03.2010


Bu yazı toplam 636 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim