• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 9 °C

Yaşasın Cumhuriyet yaşasın bağımsız yargı

Yüksel Gültekin

    Herşey adli bir soruşturmayla başladı. Ayrıntısını bilme imkanına sahip olmadığımız bir soruşturma neticesinde, Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Van’daki adli makamlarca tutuklandı. Olay, tamamen hukukta adi suç diye nitelendirilen, siyasi ve düşünceye yönelik hiçbir niteliği olmayan bir fiil olması sebebiyle, konuyu soruşturmaya ve yargılamayı yapmaya yetkili kurum olan Van’daki adli yargı makamları, gerekçesini bilemediğimiz sebeplerle rektörün tutuklu olarak yargılanmasına karar veriyorlar.

    Buraya kadar herşey normal. İşte, ne oluyorsa rektörün tutuklanmasından sonra oluyor. Önce rektörler ayağa kalkıyorlar. Vay efendim, bir rektör nasıl tutuklanır? Üstelik Cumhuriyet’in yılmaz savunucusu aydın bir rektör nasıl tutuklanır? Cumhuriyet elden gidiyor. Cumhuriyet’in kazanımları elden gidiyor, deyip rektörler kazan kaldırıyorlar. Önce Adalet Bakanı’nı ziyaret ediyorlar, sonra da topluca Van’a çıkartma yapıyorlar. Akıl sır alacak gibi değil. Bu ülkede yasamanın, yürütmenin ve yargının ayrı birer erk olduğunu, bu ülkede yargı görevinin bağımsız mahkemelerde, bağımsız hakim ve savcılar tarafından yerine getirildiğini en iyi bilmesi gereken ve yine Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından bir tanesinin de bağımsız yargı olduğunu bilecek konumda olan rektörlerin, çareyi mahkeme dışında yerlerde arama ve yargıya siyaseti bulaştırma çabalarını anlamak akıl ve
sağduyuyla bağdaştırmak mümkün değil.

    Beyler; siz de biliyorsunuz ki, bu ülkede yargı bağımsızdır. Yargının verdiği yanlış bir kararı, yine başka bir yargı organı giderebilir. Çareyi mahkeme dışında aramak beyhudedir. Bu konuda kanımca en güzel beyan, ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun beyanıdır. Ne diyor Sayın Mumcu; “Tutuklu rektöre yapılacak yegane yardım, savunma yardımıdır. Rektörlerin konuyu yargı dışına çekmeleri ve çareyi başka yerde aramaları yanlıştır. Rektörler eğer tutuklu rektöre yardım etmek istiyorlarsa, savunmasını hazırlaması konusun da kendisine hukuki yardımda bulunsunlar.” Ne kadar doğru söylüyor. Sayın rektöre bundan sonra yapılacak en büyük yardım, kendisine savunmasını hazırlayacak iyi bir avukat ya da avukatlar tutmaktır. Çünkü; içeriğini tam bilemesek de, anladığımız kadarıyla rektöre isnad edilen iddialar, ciddi iddialardır.

    Rektörlerden önce, oraya inceleme heyeti gönderen CHP’nin ve DYP’nin tutumu ise, maalesef çok yanlıştır ve kanımızca devam eden bir yargılamayla ilgili yargılamaya etki edecek bu tür yaklaşımlar, aynı zamanda hukuka da aykırıdır.

    Sonuç olarak; böyle bir adi suçtan işlediği iddia olunanı değil de, konuyla hiç alakası olmayan siyasal iktidarı sorumlu tutmak ve böyle bir adi suçtan, bağımsız yargıçlar bir rektörü tutukladı diye Cumhuriyet elden gidiyor sonucunu çıkarmak, komik olmaktan öte vahimdir.

    Beyler, bu işleri bırakın. Cumhuriyet bütün kurumlarıyla her zamankinden daha güçlü olarak ülkemizde hüküm sürmektedir. Bugün, Cumhuriyet’in eseri olan bağımsız mahkemeler, kimseden çekinmeden ve korkmadan adi suç işleyen biri, rektör dahi olsa yakasından tutuyor ve hesap soruyorsa, insanın içinden coşkuyla bağırası geliyor. Ne mutlu Türk’üm diyene! Yaşasın Cumhuriyet.

    Saygılarımla...

24.10.2005

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim