• BIST 93.616
  • Altın 209,254
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C

YAŞAYANLAR ANLATMALI, PROTOKOL DİNLEMELİ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...



 

Bir şeyler anlatmak. Dertlerini paylaşmak insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Çünkü dünya üzerinde bilenen, bireyler anlatma yeteneğine sahip tek canlı varlık insandır. Şimdi birileri “ anlatmak iyide bazen bizim hanım çok konuşuyor hep bir şeyler anlatıyor kafamız şişiyor diyecek ” Evet, hanımlar beylerden daha paylaşımcıdır. Hatta araştırmalar beyler günde 25 kelime kullanıyorsa hanımların bir günde 100 kelime kullandığını söylüyor. “Sayıları biraz daha farklı olabilir.” Yani beyler hiç şikâyet etmeyin yapacak bir şey yok hanımlar bizden daha paylaşımcı.

Ben ne anlatıyordum ya? Şimdi durup dururken hanımların konuşmasına nasıl geldik ve ben niye hanımlarla ilgili böyle bir şey yazdım onu anlamadım ama gülümsediğinizden eminim. Neyse konumuza dönelim. Anlatmak aslında paylaşmak demektir. Ancak günümüzde insanlar pekte anlatmıyorlar daha doğrusu karşılarında dinleyecek kimse olmadığı için anlatamıyorlar ve dertleriyle sıkıntılarıyla tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Durum böyle olunca yaşadıkları sıkıntı neyse dünyada bir tek kendisinin bu sıkıntıyla boğuştuğunu düşünüyorlar.

Bakın dikkat edin etrafınızdaki çoğu kişi böyle tabi bu durumdan en çok etkilenen kesim de engel sahipleri ve aileleri oluyor, niye en çok etkilenenler onlar? Diyeceksiniz. Düşünün genç bir çiftin bebeği oluyor. Ancak doktorlar bu bebek engelli diyor ve çifti evlerine gönderiyorlar. Sonra aileye toplum baskısı başlıyor bu baskı yüzünden anne çalışıyorsa isten ayrılıyor. Evinde çocuğu ile yaşamaya başlıyor.

Belli bir sure sonra bebek büyüyor farklılıkları ortaya çıkmaya başladıkça aile çocuğu toplum içine çıkarmaya çekinir hale geliyor. Bu yüzdende topluluklardan kendilerini ve çocuğu soyutlamaya başlıyorlar. Dertlerini birine anlatmaktan çekiniyorlar. Bunun içinde genellikle hissettikleri ve düşündükleri şey “bu olay dünyada bir tek benim başıma geldi” oluyor ve her şey daha da zorlaşıyor.

Peki. Bunu önlemek için ne yapmalıyız sorusunu sorduğumuzda. Aslında yapılacak şeyin gayet basit olduğunu görüyoruz. Yani şöyle benim yaşadığım şehir Bolu olduğu için Bolu’yu örnek vereceğim. Boluda kaç engel sahibi insanımız var? “ kesin bilgi olmamakla beraber yetkililer geçtiğimiz senelerde bu rakamı 5 bin olduğunu söylemişti” bence Bolu’da daha fazla engel sahibi var. Ancak biz 5 bin diyelim.

Bu 5 bin kişinin ailelerini bir araya getirmek için ne yapılıyor? Bu insanlara bilgi veriliyor mu? Siz yalnız değilsiniz milyonlarca kişi sizinle aynı durumda diye anlatılıyor mu? Biliyorsunuz ben “Hey! Bizde Buradayız” isimli bir kitap yazdım. Zaman zaman bu kitap için etkinlikler düzenliyoruz. O etkinliklerde özellikle engellenen arkadaşlarımızı ve ailelerini bir araya getirmeye gayret ediyoruz. Siz yalnız değilsiniz diyoruz.

İşte bu konuda yapılması gereken şey bu ancak bunu kurumlar yapsa, insanları bir araya getirip bilgiler verse, siz yalnız değilsiniz dese ve onların sorunlarını dertlerini dinlese daha güzel olmaz mı? En azından daha çok kişiye ulaşılır. Daha çok görünmez engel aşılabilir. Fakat ne yazık ki böyle toplantılar düzenlenmiyor. Düzenlenen toplantılarda sadece protokol üyeleri bir şeyler anlatıyor. Hâlbuki bunun tam tersi olması gerek. O toplantılara katılan protokol üyeleri oturup dinlemeli ve dinledikleri sorunlara göre çözümler üretmeli.

Bakın bu dediklerim size ters gelebilir. Ancak hedefimiz engelleri kaldırmaksa. Her anlamda eşit yaşamaksa, Engelsiz bir Bolu ve Türkiye ise, bu tür toplantılar düzenleyip etkinlikler yapmalıyız. Hep beraber sorunları sıkıntıları dinlemeliyiz. Eğer biz dediğim gibi toplantılar düzenleyip insanların anlattıkları sorunları dinleyip onlara bilinç kazandırabilirsek görünmez birçok engeli aşar daha güzel bir ülkede ve toplumda yaşarız….

 

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

 

Bu yazı toplam 972 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim