• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C

YAYLA BAYRAMLARI (GELENEKSEL GÜNLER)

Mustafa Öz

            15.07.2005

Hafta sonu geldiğinde, ne yapalım diye düşünmemize hiç gerek yok;Yayla bayramları bazı haftalarda çift, bazı haftalarda tek denk geliyor. Sünnet,düğün,nişan,tatil programı derken, yaz aylarında hareket bol.

Bu bayramlar, insanımızda dayanışma,kaynaşma,yardımlaşma,ufku yaratıyor. Okunan mevlitlerle ruhumuz dinleniyor. İkram edilen yemeklerle ise, bedenimiz gıdalanıyor. Dikkat edilmesi,üzerinde önemle durulması gereken ise ; Bizlere emanet olan çevrenin korunması , temiz alınıp temiz bırakılmasıdır. Bu konuda gereken titizliğin gösterildiğini söylemek, pek mümkün değil..!

Bayramlarda organize de görev alan heyetlere ve halkımıza da büyük görev düşmektedir.

Çok insana aynı anda hizmet vermek, kolay olmamaktadır. Pişirilen yemeklerin kalitesi,temizliğe özen gösterilmesi çok önemli. Aksi halde, kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir sonuç alınabilir.

Kasaplar ve Sandallar Köyü Yayla Bayramı, hem organize olarak, hem mekan olarak çok iyi düzenlenmiş. Her yıl, daha tecrübeli ve geliştirilmiş bir şekilde yapılıyor. Emeği geçenleri, yardımcı olanları kutluyorum.

İNSANOĞLU KENDİNİ DEĞERLENDİRMESİNİ BİLİYOR MU?

Milyonlarca yıl öncesinden, YARATICININ ol demesiyle başlayan YAŞAM, devam ediyor. İnsanın bu süreçte ömrü, hem çok kısa hem de iyi değerlendiremezse, nasıl, niçin, neden sorularını bile sormaya fırsat bulamadan, bitip gidiyor. İnsanın fiziksel ihtiyaçları karşılandığında, insan olmanın gerekleri yerine getirilmiş olmuyor..! Mutluluk vermiyor..!

İnsan kendini tanıyacak, Yaratanı tanıyacak Dünyaya geliş nedeniyle ilgili sorulara cevap bulacak, inanacak ve inandıklarına göre yaşayacak. Yaşantısıyla örnek olacak..!

Nasıl bir kalorifer peteği, sıcak su verilmeden buz gibi ise; İnanmayan, inandıklarına göre yaşamayan insan da aynen kalorifer peteğine benziyor. İnandıkça, imanı geliştikçe çevresini ısıtıyor. Aydınlatıyor, insan olmanın huzurunu, erdemini, hem kendisi, hem de çevresine yaşatıyor.

Şayet kısa ömür çizgimizde, yaratılışımızdaki temizliği, saflığı, masumluğu devam ettirmeyip, her türlü çirkinliğe, inançsızlığa dolu dizgin gidersek; Esas görevi, içine konan yiyecekleri soğutarak korumak olan bir buzdolabının görevini yapmayıp içindeki yiyecekleri koruyamaması sonucunda, bozulmaya neden olduğu gibi; Biz insanların da KALBİ bozulur..!

Bozulan servet, makam, mevki,ilişkiler aynen; Buzdolabında bozulan, ekşiyen, kokan yiyecek misali olur. Helal, haram karıştıktan sonra, yaratılıştaki masumluk, temizlik kolay kolay sağlanamaz..!

İnsanoğlu, hem kendini, hem de yaratanı yaratılanları tanımalı, tanımak için gayret göstermeli. Neden, niçin sorularına doğru cevap bulmalı. Hem kendi ruh dünyasını aydınlatmalı, hem de çevresine ışık saçmalı..! Bize verileni, (mal, mülk, bilgi, yardımlaşma, dayanışma) biz de başkalarına vermesini bilmeliyiz.

Çocuğuna süt vermeyen anne olur mu ?

Komşusu açken, tok yatan insan olur mu?

Vatanın ihtiyacı varken, görevden kaçmak olur mu?

Bilgi ve becerisi varken, kendine saklamak hiç göstermemek olur mu?

Kısa ömür çizgisinde, insanoğlu bazen kendi kendini değerlendirmeli, VİCDAN MUHASEBESİ yapmalıdır. Muhase sonucunda, çıkan hesaptan korkmadan, zarar ve karı görerek değerlendirmeli. Her yeni güne, TAZE BİR BAŞLANGIÇLA bakmalıdır. Güzel yaz günlerinin aydınlığı, herkesi SARSIN KUCAKLASIN ...

Bu yazı toplam 588 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim