Bugün:

 

  Köşe Yazısı

Bolu Gündem Gazetesi: Ulaş Özkurede: Ak Parti Liderini Kaybediyor (bolu haber, basın, son dakika, gazete, spor, yazar...)

  Ulaş Özkurede  -Konuk Yazar-  Facebook'ta Paylaş

Ak Parti Liderini Kaybediyor

 

“CHP iktidarında gaz yağını nüfus cüzdanına damga vurdurarak alıyorduk.”

Bu sözleri Ak Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, partisinin seçim beyannamesini açıkladığı konuşmasında söylüyor. Amacı muhalefet partisinin başarısızlığını göstermek.
Bu güçlü görünen sert eleştiri , salonda sessizlikle karşılanıyor. Liderlerinin neredeyse her ifadesine alkışlarla destek olan AK partililer bile bu söz karşısında sessiz kalıyorlar.

Neden?
Çünkü Erdoğan’ın bahsettiği CHP dönemi, II. Dünya savaşı dönemi.

İsmet İnönü’nün, en akıllıca politikayla -Almanya ve SSCB arasındaki konumu nedeniyle oldukça zor bir işi- ,savasa girmemeyi başararak,
- Türk insanlarının hayatlarını kaybetmemeleri için,
- Recep Tayyip Erdoğan’ın da içinde bulunduğu dönem çocuklarının dünyaya gelebilmeleri için,
- Türkiye’yi Bağımsız bir devlet olarak, kurtuluş savaşıyla çizilmiş sınırlarını korumak için ve bu dönemi halkın temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayarak atlatabilmek icin
yaptığı düzenlemelerle yaşanan dönem bu dönem.

Erdoğan CHP yi elestirmek icin, malesef savaş zamanıyla, hem de II Dünya savaşı zamanıyla, Türkiye’nin batısında, kuzeyinde, doğusunda; Dünyanın üç kıtasında 70 milyonun üstünde insanın öldüğü Dünyanın en büyük savaşının yaşandığı dönemle barış zamanını karşılaştırarak kendine yakışmayacak basit fakat büyük bir hata yapıyor.

Bu hatanın iki sebebi var:

1. Ak Parti Liderinin konuşmalarını hazırlayan metin yazar grubu degişmiş olabilir veya işini eskisi kadar iyi yapmıyor olabilir. Recep Tayyip Erdoğan’ın en güçlü yanı konuşmalarıdır, ve yakın geçmişe kadar oldukça başarılı hazırlanmıştır. Ancak görülüyor ki, nedeni her ne ise metinler artık güçlü hazırlamıyor --söz konusu olan Ak Parti için en önemli konuşmalardan biri olsa bile.
2. İkinci sebep daha önemli: Recep Tayyip Erdoğan metini düzeltecek kadar odaklanmış değil. Böyle bir metin bir kaç yıl önce önüne gelmiş olsa, gözden geçirirken böyle bir hatayı görür ve düzeltirdi. Ancak bugün kendisine verileni okuyor.

İnanıyorum ki, Recep Tayyip Erdoğan samimi bir anında İsmet İnönü hayatta olsaydı da, II. Dünya savaşında Türkiye Halkını, genç delikanlıları, babalarımızı, hayatta tutmayı başardığı için, Türkiye’yi ve Milletini koruduğu için, çocukların savaşta ölen babalarının hatırasıyla değil bir baba ile büyümelerini sağladığı için teşekkür edip elini öpebilseydim' diyebilecek akılda bir insandır.

Ancak görülüyor ki ya motivasyonu kaybettiğinden, ya etrafındaki yetenekli insanları kaybettiğinden, ya da, muhtemelen en önemlisi, partililerin farklı makamlardaki başarısız yönetiminden, yanlış ve beceriksizlik sergileyen faaliyetlerinden kaynaklanan sorunların ağırlığından (isminde 'Adalet' geçen bir partinin, ülkesinin genç ve orta yaşlı insanlarının geleceğini şekillendirecek merkezi testlerin kopyayla-hileyle anılması karşısındaki tutumu ve sergilediği kabiliyetsizlik ciddi ve acı bir durumdur. Maalesef son günlerce kastı yada değil bu tür büyük adaletsizlikler ve başarısız, acemi, plansız uygulamalar farklı alanlarda sıkça görülüyor, ancak bu yazının amacı bunları konuşmak degil.) , konsantrasyonunu ve enerjisini kaybetmiştir.
Konuşmanın en coşkulu olması beklenen anlarında, yani seçim sloganını tekrar tekrar söylerken, 'Türkiye Hazır, Hedef 2023' derken bile, isteksiz, enerjisiz bir sesle, konuşma bitse de gitsem havasında görünüyor. Kafasını kürsüye koysa uyuyacak. Ak Partililer de bu ses tonuna uygun bir havada karşılık veriyor. Coşkuyla değil, alkışlamak gerektiği için alkışlıyorlar.

Türkiye Halkı, hatası olsa da, yersiz tepkileri olsa da, genel hayatı olumlu yönde değiştirmede başarısız olsa da, hatta ülkeyi kötüye götürse bile, güçlü, kararlı bir lider görmek ister. Seçimini her zaman bu yönde kullanmıştır. Ak Partinin en güçlü yanı da lideri, Recep Tayyip Erdoğan'ın duruşu olmuştur. Erdoğan’ın doğru bir stratejiyle Cumhur Başkanlığı makamı yerine partinin başında kalmayı tercih etmesinin sebebi de budur.

Ancak görülüyor ki artık Recep Tayyip Erdogan enerjisini ve duruşunu kaybediyor, Ak Parti liderini kaybediyor. Duyguları iyi okuyan Türkiye Halkı Ak Parti liderinin zayıfladığını, samimiyetini kaybettiğini (-veya hiç samimi olmadığını) bu seçim döneminde görebilir, bu durumda önümüzdeki seçimde iktidar partisi beklemediği bir sonuçla karşılaşabilir. Bu seçimde olur da Ak Parti yine iktidar olursa, önümüzdeki dönem Ak Partinin en başarısız dönemi olacaktır. Erdoğan’ın metin yazarlarının deyimiyle 'kalfalıktan ustalığa' geçtiği dönem değil 'çıraklık günlerini aradığı' bir dönem olacaktır.

07.05.2011



Facebook'ta Paylaş

Yazarın Tüm Yazıları:


 Köşe Yazısı Yorumları:

 Elegance Catering

14 Haziran 2011 13:39:43

merhaba beş milyon seçmenin verdiği oyu bir yana itip 5 vekile kilitlenip hareket edersek burada köklü bir yanlış yapmış oluruz.kim nederse desin kim ne düşünürse düşünsün bu seçimin tek galibi akp dir ..Boludaki izlenimlerim ise bolu belediye başkanımız fatih metin (kardeşimizin kardeşimiz diyorum çünkü kendisini ve kişiliğini karekterini çok beğenip ve seviyorum) çok iyi dostu olmuş olabilir ama fatih metinin seçilememesinin tek sorumlusudur bolu belediyesini boluluya sevdirmedi.... boluya gökçesu belediye başkanı Vahit Aydın gibi hizmet aşkı olan bir belediye başkanı lazım kimse onun yakını bunun arkadaşı diye koltuk işgal etmemeli arkadaş olmuş olabilir geçmişte başbakanımızlada cumhurbaşkanımızlada ama demekki bolu belediye başkanlığına bu yetmiyor ağa paşa dayı amca devrini bitiren parti de olmalı adalet ve kalkınma partisi.. www.eleganscatering.net 

 kuzeyli

08 Haziran 2011 17:05:21

ulaş kardeş hepsini okuyamasamda okuduğum bu üç dört yorum yazısında size saldırılmış ama bu sizi asla yolunuzdan alıkoymasın aksine heveslendirmeli bu ne demek oluyor bu şu demek oluyok demekki siz işinizi doğru yapıyorsunuz o zaman aynen devam  

 ulas ozkurede

19 Mayıs 2011 19:42:39

Abdullah Bey, soyadım Uzkurede değil, Özkurede. Yorumuna gelince, çok önemli bir konuda görüş belirtmişsin. Bu konu yazmayı düşündüğüm başlıklardan biri, ve ülkemiz için kritik önemde olduğunu düşünüyorum. Net olarak bu konu: ANAP ve AKP iktidarlarlarındaki ekonomik ve siyasi istikrar. Bir kaç hafta içinde yayınlanacak yazımla bu konudaki düşüncelerinin değişebileceğini tahmin ediyorum. Lütfen takip ediniz. Ayrı ayrı cevap yazmadığım 'vatandas osman', 'ismail aga' ve diğer yorum sahiplerine de teşekkür ediyorum, görüşlerini paylaştıkları için. 

 vatandaş osman

11 Mayıs 2011 20:58:44

abdullah beye cevap..abdullah bey ekonomik verileri hiç takip ediyormusunuz..??bakın sizinki köylü tesellisi ..kahvehane siyaseti..özal zamanında ülke en büyük soygunu gördü .bu soygun ve dış borç ülke ne zaman abd yardımı alıp orasına burasına sıvadı işte ozaman hapı yuttu..şimdide gelmiş geçmiş en büyük soygunu yaşıyor..bakın bakalım o arabası var dediğiniz milletin ne kadar banka borcu var..ekonominin kaçta kaçı yabancıların elinde ??borsanız bile hayali ..ülkedeki sıcak parayı ellere teslim etmişsiniz..onların gönlü olmazsa kriz..yaa işte böyle biraz araştırın ve okuyun .....seçim sonrası devlüvasyondan söz ediliyor bakalım ozaman da böyle düşünecekmisiniz?? yarın yaşanılacak sıkıntıların bugün tohumları atılır..hiçbir kriz o gün o hafta veya o sene olmaz birikim sonucu ortay çıkar... 

 abdullah

10 Mayıs 2011 08:59:12

Sayın Ulaş Uzkurede ben çok gazete okuyan biri değilim ama sizin genç resminizi görünce artık Türkiyede genç köşe yazarlarıda var diye sevinmiştim. burada manasız şeyler yazarak kimsenin kafasını bulandırmak istemem, merak edip yazınızı okudum tabiki görünen köy kılavuz istemez ama köşe yazarı olarak yazdığınız yazılarda biraz çaba ve gayret göstersenizde tarihin derinliklerini araştıramıyorsanız en azından annenize, baba annenize veya büyük babalarınıza veya anne annelerinize yazınızı sorupda yazsaydınız bu tür yanlış anlatıma meydan vermezdiniz. İnönüyü saygıyla anıyor mekanı cennet olsun diyorum. kimse tarihe damga vurmuş büyüklerimize hakaret edemez, Başbakanımız zaten hiç etmez. o günlerden ne Baykalın, nede, kılıçdaroğlunun sorumluluğu vardır. biz bile yarım aklımızla 1970,1980 yıllarında olan hadiselerden bahsedildiğini biliyoruz. anlıyoruz. ama siz bir yazar sıfatı ile konuyu bilinçli 2. dünya savaşına getirmişsiniz. öncesine gitmiyorum yazı uzamasın diye Benim yaşadığım dönemde Bu ülkeye 1 Nur içinde yatsın rahmetli özal geldi, birde Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan belki bunu ben böyle yazınca hemen ak partili olduğuma karar verebilirsin ama ben ekmek ve aş partisindenim, özal dümeni olmayan geminin dümenini bulup eline aldı, sonradan gelenler dümeni kaybetti, kaybolan geminin dümenini sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan buldu ve geminin denizlerde değil artık okyanusta bile batma imkanı kalmamıştır. Özaldan sonrakı Dolar rezaletleri, faiz rezaletleri, mavi kart rezaletleri, emlak bant evleri rezaletleri, daha öncesine gideyem Banker kastelli rezaletleri ve bir önceki banka sıkandalları ve rezaletleri bugün artık bitmiştir. 1990 yıllarda işçi memur aç gezerken bugün her ailedi cep telefonu neredeyse her ailede araç bulunmaktadır. demekki benzin ve mazot bu kadar pahalı iken vatandaş, işçi , memur aracına binebiliyorsa kesesi dolu demektir. yukarıdada belirttiğim gibi görünen köy kılavuz istemez. her eline kalem alan yazar olsaydı bugün Türkiye aydın yazarlardan geçilmez olurdu. birde yukarıda yazısı yayınlanan semih beye teşekkürlerimi iletirim.  

 vatandaş osman

09 Mayıs 2011 21:31:51

bravo faruk kardeşim sen çok savaş görmüşe benziyorsun..bak bizden daha az küçülme rakamlarıyla yunanistan bu gün iflas etti..sanırım%4.5 la..bizdeki de sanırım %7.5..sanıyormusun bu düzen böyle gidecek ..buradan doğru bildiğini yazmış olan genç bir kardeşime cevap yetiştireceğinize ekonomik verileri takip edin cari açık hızla büyüyor sonuçu ne olacak sizce?? bu zekayla onuda siz araştırın ..sonra bu şak şak ların bedelini hepberaber ödeyeceğiz..(inşallah yanılırım).türkiye kırizle mücadele ederken ..bir kısmı bölünüp gidecek ..tabi birileri bu vatana sahip çıkmazsa.. 

 ismailağa

08 Mayıs 2011 17:42:19

Bakınız aşağıdaki linkteki videoda Recep Tayyip Erdoğan Zonguldak Karaelmas Üniversitesini 2007 yılında kendilerinin kurduğunu söylüor. http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150184438247068 Halbuki bu üniverite 1992 yılında kuruldu. Sürü gibi toplanmış halk da Recep Bey' i onaylıyor. Eline gelen metinleri önceden okumadan, düşünmeden, araştırmadan mitinglerde okuması ortada. Bir diğer örnek de bugünkü Kilis mitinginden; Kılıçdaroğlu' nun herkese 650 TL veremeyeceğini söylüyor. Verse de bizim şerefli halkımız alın teri dökmeden bu parayı almazmış. Peki seçim pankartlarında denildiği gibi bilmem kaç bin aileye yardım edilmedi mi? Kömür, beyaz eşya dağıtılmadı mı? Köylerdeki yoksul halk nasıl Bolu merkezinden daire satın almaya başladı? Alın teri var mı burada?  

 semih

08 Mayıs 2011 16:32:27

sırça köşklerde oturup vatandaşa bidon kafalı göbeğini kaşıyan adam diyerek seçkinci elitistler haricinde kimseyi umursamayan hacca gidersen muhammet seni kandırır paranı araplara kaptırma diyerek vatandaşın manevi değerleri ile dalga geçerek chp nin türkiyede iktidar olabileceğinimi sanıyorsunuz.. kusura bakmayın vatandaştaki DİN DÜŞMANI CHP imajını silemeden % 25 ten fazla bir oy alamazsınız. yıllardan beri ülkeye tasallut eden Ergenekon uzantılarını o çok eleştirdiğiniz dokunulmazlık zırhına büründürme gayretleri vatandaşın gözünden kaçıyormu sanıyorsunuz. bu ülkeye yapılabilecek en büyük haksızlık CHP ye % 20 den fazla oy vermektir. Baykalı bile bir kaset le deviren gözükara kılıçdaroğlu ben zengin fakir ayırmam ben dindar laik ayırmam diyerek hepsine birden zulmedeceğim mi demek istiyor. Rabbim bu zihniyeti bu mübarek vatanı yönetecek duruma getirmesin::  

 Yazarin kendisi - Ulas Ozkurede

08 Mayıs 2011 00:56:03

faruk, malesef başbakanın azından ilk duyduğumda, böyle bir hata yapamayacağını düşünerek ben de heralde kastettiği 1974 Ocak-Kasım, 1977 haziran-temmuz veya 78-79 Ecevit dönemlerinden biridir diye düşündüm. Ve dediğin gibi hatırlamam mümkün değil, ancak hatırladığım şey bu karneli dönemi sadece dedelerimden dinlemiş olduğumdu, ben de arastirdim ***** 70 li yıllarda ecevitin başbakanlık yaptığı dönemlerde karne ile ilgili bir durum söz konusu değil. heralde sen de yanlıs hatırlıyorsun, yada oyle farzettin. başbakanın kastettiği dönem inönü dönemi ve aynen senin tarihini verdiğin ikinci dünya savaşı yılları. basbakana guvendigine gore sana bir haberden alıntı yapayım başbakanın konuyla ilgili kendi sözleri, hangi donemi kastettini netlestirmek adina: [[[ İnönü dönemine dair eleştirilerine tepki alan başbakanın cevabı: "Karne gösterince bana kızıyorlar. Niye kızıyorsunuz? CHP’nin cibiliyetinde bu var. O karneleri biz unutamayız ki... Babamın nüfus kâğıdını nasıl görmezden geleyim? O nüfus kâğıdının içinde damgalar var. Kömür, gazyağı, yağ, ekmek damgaları var." ]]] *** bu yaziyla en azindan bu konuya aciklik getirebildiysem ne mutlu bana. aslinda bu konudaki yanlis anlamalar normal, cunku anlamadigim bir sebepten, okullarımızda yakın türk tarihi anlatılmıyor. *** ve tavsiyem 70li yillar hukumetlerine tekrar goz gezdirmen. yukarda bashettigim 3 chp hukumetinden biri sadece 1 ay, digeri 10 ay en uzunu ise 1 sene 10 ay surmus. Ilginc.  

 tarihi bilmemek

07 Mayıs 2011 23:38:15

Site Yönetimi : İletinizde Cumhuriyetin kurucularına yönelik hakaret içeren kelimeler kullandığınız için yorumunuzu yayınlamıyoruz.Bilgilerinize... 

 selahaddin

07 Mayıs 2011 19:38:26

ne saçmalıyorsun bundan önceki dönemlerde gördük sıkıntıları kırizleri üstler ceplerini doldururken altlar yoklukdan eziliyordu öyle sanıyorumki sen iş ve aş gördünki havalandın geçmişini bir düşün ondan sonra konuş böyle bir hata ve bu gününe şükret boş vaadlere sakın inanmayın kimin parasını kime verecekler her şeyin vergi ile satıldığı bir ülkede yaşıyoruz çalışana iş ve aş çok inşallah seninde doğru kararı vereceğine inanıyorum allaha emanet olun selahaddin bolu. 

 faruk

07 Mayıs 2011 16:18:19

II. Dünya savaşı 1939-1945 yılları arasında olmuştur. O yıllarda Türkiye tek parti ile yönetilirdi. Bahsi geçen yıllar 70'li yıllardır. Yaşınız itibarıyla bilmemeniz normaldir. Ayrıca Türkiyenin bulunduğu coğrafyada savaşsız geçmiş yıl yok denecek kadar azdır. İktidarlar her savaş olduğunda halkın elindeki imkanları kısmazlar onlara çözüm üretmek için vardır. Ak parti ikdidarı boş konuşmakla değil icraatlarıyla oy almıştır. Konuşmakla seçim kampanyalarıyla oy toplansaydı. Şimdiye kadar yapılan en başarılı seçim kampanyasını yapan Cem Uzan iktidar olurdu. 



Köşe yazısına yorum ekle:
Adınız Soyadınız:
E-Mail Adresiniz:
Yorumunuz:
 
Not: Yorumlar uygun görüldüğü takdirde yayınlanmaktadır.
 


Tüm İlanlar

Bolu Resmi İlanlar
 
 Köroğlu Eczanesi:
 Büyük Cami Mah.Taşhancılar Cad. No:1/1-A BOLU Tel:(0 374) 2180191
 Soysal Eczanesi:
 Kültür Mah. Şehitler Cad. No: 25/A BOLU Tel:(0 374) 2703411

 
Email:
bilgi (@) bolugundem.com   Telefon: (0374) 215 05 72
 

 

 

Tasarım: EvrenKENT

© 2003-2014 Tüm Hakları Saklıdır. Bolu GÜNDEM Gazetesi.
Bolu Gündem Gazetecilik, Matb. ve Reklam Tic. Ltd. Şti. www.bolugundem.com 

Site Yönetimi  -  Mail Yönetimi