ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

Yazılarımız Diyojen’i Fena Kaşındırmış !

Cevat Özsoy

Diyojen, nâm-ı diğer Süha Alpaslan… Bizim,İslam  Aleminin önemli günlerinden biri olan Hicri yılbaşı ile ilgili yazımız kendilerinde fena halde kaşıntıya sebep olmuş ki, sitesinde, hem de resmimizi koyarak, bizi hedef yapmış.

Tabii ki, bizim bu sataşmadan dolayı Süha beyle bir polemiğe girmek gibi bir niyetimiz yok. Esasında köşe yazılarında polemik yapmak basınımızın renkli ve vazgeçilmez yönlerinden biridir. Geçmişte yapılan Peyamı sefa, Nazım hikmet kavgaları hala konuşulur.

Bizim burada kavgadan daha ziyade, bazı gerçeklerin bilinmesini sağlanmaktır.

Zaman zaman inaç dünyamızla ilgili yazılar yazıyor, bilhassa gönül coşkunluğuna sebep olan önemli gün ve gecelerle ilgili bildiklerimizi anlatmaya çalışıyoruz.bu yazıların ilgi ile takip edildiğini bana gelen duyumlardan biliyorum.

Bu çerçevede Hicri yılbaşı ve içinde bulunduğumuz muharrem ayı ile ilgili bazı hatırlatmalarda bulunduk. Öyle, her hangi bir gün gibi geçip gitmesin dedik.Bu şekilde kendi kültürümüzden, kendi değerlerimizden bahsetmemizden neden rahatsız olunur , anlamakta güçlük çekiyorum. Kendi milletinin inanç değerlerine böylesi düşman,kendi milletine bu kadar yabancılaşmış bir millet yoktur yer yüzünde...belki de sade bizde vardır.

Birileri bilmeyebilir; ama Hicret: sadece bir maişet, bir göç, bir sığınma meselesi değildir. Hicret, bir medeniyet arayışının sonucu idi ve bu arayış bütün insanlığın dönüm noktası oldu.

Halbu ki,  Peygamberimizin doğum günü, ilk vahyin geldiği Kadir gecesi,  Mekke’nin fethi gibi İslam tarihinde son derece önemli günlerden birisi İslam’ın tarih başlangıcı olarak seçilebilirdi. Hayır, hiçbiri değil de,Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicreti tarih başlangıcı olarak seçildi.İşte biz bunu hatırlatmaya çalıştık.

Biliyoruz ki, insanlığın önünü açan büyük maddi atılımlar değil, manevi atılımlardır.Manevi gelişmişliği yitiren toplumlar, maddi bakımdan ne kadar güçlenirlerse güçlensinler, son tahlilde varlıklarını bile sürdürmeleri imkansızdır. Bunun tarihte misalleri çoktur.

 Bu gün zorba batı uygarlığının ilânihaye devam edeceğini mi düşünüyorsunuz? Gün gelecek insanlık yeniden adaletin, hakkaniyetin, sulhun, kardeşliğin ve herkese yaşam hakkı tanıyan hakiki medeniyetin merhamet ve şefkat kollarının altına sığınacaktır. Biz meseleyi böyle görüyor ve kurtuluşun bu aziz millette olduğuna düşünüyoruz.

Öyle Süha bey’in dediği gibi hicreti geriye dönüş olarak değil,bir medeniyet yürüyüşü, bir dirilişin başlangıcı olarak görüyoruz.

Süha Bey bizim yazımızdan yola çıkarak öyle bir karamsar tablo çizerek demiş ki,  “Fetö ile mücadele adı altında yeni Osmanlıcılığın, tarikatların, cemaatlerin egemen olduğu bir toplum inşa etmek sevdasındalar” diyerek bu günkü gelişmelerden yakınmaktadır.Bu arada bazı cemaat isimlerini sayarak onları tehlikeli örgütü gibi göstermeye çalışmıştır.

 Kendisine, önceki haftalarda, Tarikatlarla ilgili yazdığım yazıyı dikkatlice okumasını tavsiye ederim. Orada genişçe anlattık. Tarikatlar, Müslümanların kimliğini korumada ve yabancı saldırılara direnmede, istiklal Savaşımızda olduğu gibi, güç ve ışık kaynağı olmuşlardır” diyerek bazı gerçekleri dile getirmiştik

Kendileri de biliyor ki, son derece şeffaf, gizlisi saklısı olmayan, göründüğü gibi olan, olduğu gibi görünen, devletin denetimindeki son derece vatan sever insanları, uluslar arası güçlerin güdümündeki Vahhabi, El- Kaide,İşıd gibi örgütlerle aynı kefeye koymak cehaletin zirve noktası desem, acaba, çok mu abartmış olurum.

Biz bu şekilde  içerde düşmanlıkları körükleyeceğimize, başta PKK olmak üzere PYD, DEAŞ gibi örgütleri kullanarak, kendi süfli emelleri için milyonlarca insanı öldürtecek kadar acımasız şer şebekelerine karşı, birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekmiyor mu? Bu gün büyük bir kavganın, adını koymasak ta savaşın içindeyiz,Hem de bir çok cephede savaşıyoruz.

 Şimdi ben bu kavganın neresindeyim?, ülkem için ne yapıyorum? diye kendi kendimize sorma zamanıdır.Her gün şehitlerimiz artıyor, bir vatandaş olarak, bir yazar olarak ne yapıyorum diye sormamız lazım. Bu var olma kavgasında, vatan savunmasında safımızı, yerimizi belirtmemiz lazım.

Bu mücadele bir milletin var olma mücadelesidir. Bu mücadeleye güç verecek manevi dinamiklerimizdir, tarihi kültürel değerlerimizdir.İşte biz bu manevi değerlerimizi hatırlatarak bu mücadeleye karınca kaderince katkı sağlamaya çalışıyoruz.

Bilmem anlatabildim mi benim sevgili dostum Süha Bey!...

 

 

Bu yazı toplam 2963 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim